caparkanat profil avatarı 4 gün, 6 saat önce aktif

Çiğ Sütte Piyasa Düzeni -2012

Mayıs 17, 2012 in Genel by caparkanat

Okul sütü projesi sebebiyle de olsa çiğ süt, endüstriyel süt sketöünün haricindeki kamuoyu, öğrenciler, çocuklar, eğitim sendikaları, diğer sivil toplum kuruluşları ‘’arz fazlası süt ‘’ kavramını işittiler..

Önemli bir gıda olan süte erişim açısından okul sütünü önemsiyoruz.. Endüstriyel süt sektörünün fabrikalarının ülke sathında yaygın olmayışı nedeniyle pastörize süt dağıtılamadığını, UHT tercih edildiğini görüyor ve sektörün bundan sonra ki gelişiminde bu eksiğin giderilmesini diliyoruz.

Okul Sütü Projesi’nin çıkışındaki ana nedenlerden biri olan ancak kamuoyunun yeni işittiği süt arzındaki fazlalık konusu var. Ben buna çözüm getirmesi beklenen Et ve Süt Kurulu kanun tasarısına değinmek istiyorum..

4 yıldır biz işitiyoruz, kamuoyu yeni duydu. Peki gerçekte ülkede fazla süt var mı? Çiğ sütte üretimin 12-13 milyon ton olduğu gerçek mi yoksa bir siyaset efsanesi mi?

Gerçekte ülkemizde çiğ süt üretim miktarı 8-8,5 milyon ton civarındadır.. Hangi kamu uzmanı veya sivil uzman, veya çiğ süte sokak sütü diyen endüstriyel sektörün gıda güvenliği uzmanları bunun aksini iddia ediyor iseayrıntılarını ortaya koymalıdır!!! Bunun 7 milyon tonunu endüstriyel sektörün topladığı kesindir, geriye kalan 1,5 milyon tonunu toplam nüfüsun % 24’ünü teşkil eden kırsal nüfus (kasabalar dahil)ile kısmen çok az miktarını şehir nüfusu tüketiyor. Çiğ Süt üretiminin 12-13 veya 13,5  milyon ton rakamı bir efsanedir. Bu efsane ambalajlı süt ve süt ürünleri ithalatını AB’den yapmamamız için de gereklidir.. Ama bu efsaneyi endsütriyel süt sektörü demoklesin kılıcı  gibi fazla süt var deyip çiğ süt üreticilerinin ve kamu bürokrasisinin tepesine dayamaktadır..

Oysa mesele bundan çok daha derin. Çok daha boyutlu.

Çiğ Sütün çiftlikten sofraya kadar sürecindeki hijyen,  gerçek değerini koruma ve genel konsept içerisinde gıda güvenliğinin alanı kabul edilmektedir. Şayet gıda güvenliği bir doktrin ise bu doktrinin bekaası çiftlikte çiğ süt üretiminin sürdürülebilirliği ile sağlanır. Çiftlikte çiğ süt üretiminin  ekonomik olarak sürdürülebilirliği de gıdanın teminatıdır.. Hayvancılığın dinamosu Çiğ sütte üretimin sürdürülebilirliğinin, gıdaya erişimin doktriner adı Çiğ Sütte piyasa düzenidir.. Et  ve  süt üretimi doğrudan biribiri ile ilişkili bir üretim olup bunların üretiminin sürdürülebilirliği çiğ sütte piyasa düzenini sağlar.. Hayvanı da işletmeyi de çiğ sütün kazancı ayakta tutar.. Ülkemizde et, canlı hayvan pahalı hale gelmişken çiğ süt niçin ucuz sorusunun cevabı serbest piyasa ekonomisinden olduğu iddia  edilemez. 2009 yılının sonbahar aylarından itibaren çiğ süt fiyatları ve et fiyatları paralel artış gösterirken, çiğ sütün fiyatları endüstriyel süt sektörü tarafından 2010 şubat-mart-nisan  aylarında kontrol altına alınmış  diğer yandan ise  de et ve canlı hayvan fiyatlarını kontrol altına alabilmek için ithalatın önü açılmıştır.. Etin kıymasındaki  fiyatlar 2009 rakamı olan 11 TL ye getirilememiş ise de çiğ sütün  gerçek fiyatları olması gereken kazançlı seviyenin altında tutulabilmektedir..

Çiftlikten sofraya hijyen hastanelere insanları taşır, et krizi ithal hayvanla çözülmeye çalışılırken, tarım toprakları küçüldükçe küçülen ve ekmeğini tarım-hayvancılıkta göremez olan çiftçilerimizin yıllardır şehirlere taşınması  toplumsal ve gıda güvenliğine bir tehdit  sayılmıyor.. Sadece son 4 yılda tarım nufüsü % 4 azalmıştır.. Uyguladığı, kontrol ettiği, dibe vurdurduğu satın alımlar ile bunu gerçekleştiren endüstriyel süt sektörüdür..

Yılların eksik politikaları 2009 yılından itibaren artık görülüyor hale gelmiş olmalı ki ‘’ Et ve Süt Kurulu ‘’ kanun tasarısı yüksek planlama kuruluna sevk edilmiştir. Et ve Süt kurulu kanunu ile ya bu ülkenin ette ve sütte  kendi kendine yeterli olmasını sağlayacak ya da et ve canlı hayvanın yanı sıra süt ve süt ürünlerini de ithal ediyor olacağız. Ancak tasarının detaylarını iktidar ya da muhalefete mensup  farketmez, tarım komisyonu üyeleri bile bilmemektedir. Tasarının tam metni kamuoyuna sunulmamış olsa da tahminler Avrupa Birliği çiğ süt piyasa düzenleyiciliğinin kopyasının yapılacağının şeklinde.

Bugün ülkemizde çiğ süt toplama kapasitesi günlük 1500 ton olan bir firma maksatlı olarak günlük 50 tonluk çiğ sütün alımını terk ederek üreticiye baskı uygulayabilmekte ve fiyatları düşürmede domino etkisi yaratabilmekte. Şayet AB’nin piyasa düzeni taklit edilecek ise bari Rekabet Kanunlarımız da değiştirilsin. Malumunuz, AB ve ABD rekabeti bozucu eylemler ağır suç kapsamındadır.  Bu firmalar arkasından ülkede fazla süt var, okul sütü projesi istiyorum, ihracata destek istiyorum diyebilirken uygulamalarının ülkenin et ithalatına sebep olduğu da gözlerden kaçabiliyor. Okul sütü projesi ne fazla süt olduğundan ne de firmaların talebiyle değil, tümüyle çocuklarımızın gıdaya erişimleri için devam ettirilmelidir..

Benimsemek üzere olduğumuz AB çiğ süt piyasa düzeni AB’de tamamen kamu kaynakları ile yapılmaktadır. Bu kamu kaynakları geri dönüşümsüzdür ve bu kaynakların geri dönüşümsüz olması onlar için önem arz etmemektedir. Çünkü finans ve emperyal gelirlerinden elde ettikleri vergiler oldukça fazladır. Ülkemizin kıt kamu kaynakları ile AB kamu kaynakları karşılaştırılamaz.

2008 yılından bu yana hayvancılığa, çiğ süte , yem bitkilerine verilen ve her yıl artırılan destekler, 2009 yılından bu yana uygulanan süt tozu destekleri tarım ve hayvancılığa bir ivme vermekteyse de çiğ süt üreticileri için koltuk değneği ifade etmekte. Üreticilerin hayvanlarını beslemeye, onların sağlıklarını korumaya yetmiyor. Ama gerçekte bu kamu kaynakları bizi değil endüstriyel süt sektörünü büyütüyor. Endüstriyel süt sektörü yıllık kazanç sermaye oranında % 68 kazanırken köylümüz veya büyük hayvan işletmeleri yılda % 1 oranında inek sayısını artıramıyor. Artan inek sayısı sıfır faizli krediler ve ithalat ile ancak sağlanabiliyor..

2009 yılından bu yana süt tozu desteklerini GTH Bakanlığı bürokrasisi yönetmekte idi.. Piyasa yönetimi kamu bürokrasinin aslında uzmanlık alanı değil.. Bu yüzden başarısız olundu. Ancak bu vekalet piyasanın aktörlerine de teslim edilmemelidir. Ülkemizde 2009 yılında 7 adet süt tozu fabrikası var idi. Süt tozu teşvikli uygulamaları başladığından bu yana yenilerinin eklenmesi ile 14 oldu. Ve 14’ünün sahiplerinden dördü biri biri ile akraba diğerleri de tümü ile hepsi kankalar. Ve hepsi de ambalajlı sektörde olduklarından kendi piyasalarındaki hammaddenin (çiğ süt)fiyatını niçin yükseltsinler veya istikrar sağlasınlar çelişkisi üç yıldır yaşanmaktadır.. Et ve süt kurulunun Balıkesir, İzmir ,Konya, ve Çukurova bölgesinde birer adet süt tozu fabrikası kurması gerekir bunların sabit yatırım maliyeti 32 trilyondur. 20 bin ton süt tozu üretilecek ise bunun çiğ sütünü satın alma bedeli 160 trilyon lira olup toplam yaklaşık 200 trilyon bir para olup bu paranın zaten aynı yıl ve ileriki yıllar  için 160 trilyonu sürekli dönüşümlüdür..Üç yıldır  sanayicilere verilen 90  milyon liralık süt tozu desteği ise hem geri dönüşümsüz hem de piyasa düzenleyiciliğinden uzaktır..

Et ve süt kurulu, bu vekaleti, bizzat üreticilik vasfı ile yerine getirebilir. Nasıl ki etin hammaddesi olan canlı kasaplık hayvanı kendisi satın alıp kesip parçalayıp et ve et ürünleri haline getirerek hem canlı kasaplık hayvanların satın alımında hem de et tüketiminde piyasa düzenleyiciliğini sağlamaya çalışıyor, fazla olduğu iddia edilen çiğ sütü süt tozuna ve gerektiğinde peynire dönüştürerek piyasa düzenleyiciliğini kendisi yapmalıdır. Vekalet, ehline verilmez ise piyasa düzenleyiciliği yapılamaz. Dolayısı ile koyunları koruma ve kollama görevindeki vekalet kurda verilirse koyunların sonu bellidir..

Ayrıca et tüketiminde tüketicilere ucuz et temini gözetilerek ithalat kapısı açılmış iken tüketicilerin süt tüketimleri için market fiyatlarında ucuzlukta bir piyasa düzenleyiciliği söz konusu edilmeyişi de gariptir.. Çocuklar devlet eliyle mi süte kavuşmalıdır?Çiğ sütün satın alımında ve kutulanıp satımında tam bir endüstriyel süt sektörünün hakimiyeti söz konusu. Gerçek gıda güvenliği tehdidi bu iki noktadır..

Yeni kurulacak Et ve Süt Kurulu’nda çiğ süt piyasa düzeninde söz sahibi endüstriyel sektör veya kamu bürokratları değil çiğ sütü üreten resmi sivil toplum kuruluşları olmalıdır.. Piyasayı bozanlara piyasa düzenleyiciliği görevi vermek aklın ve ekonomideki rekabet ilminin dışındadır.

http://groups.google.com/group/cigsutureticileri

Bu yazının görüntülenme sayısı :6

Hangi Süt Patronu Çiğ Süt Fiyat İstikrarını Küçük İşlerden Görüyor?

Mayıs 15, 2012 in Ahlak Sosyolojisi by caparkanat

Çapar KANAT
Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Muharrem Yılmaz 25 Nisan 2012 tarihli Hürriyet Gazetesinde Vahap Munyar’ın okul sütü projesi ile ilgili ‘’ Bu uygulama süt fiyatlarının dengelenmesine de katkıda bulunacak değil mi ‘’ ? sorusuna

-          ‘’Ben okul sütü projesine bu açıdan bakmıyorum. Hükümet süt (çiğ)fiyatlarını dengelemek için süt tozu desteğini benimsedi. Süt fiyatları çok düştüğü anda destek devreye giriyor. Süt tozu üretimi gündeme geliyor. Hem süt tozu ithalatı da önlenmiş oluyor.’’
-          ‘’Yine de tüketimi artırıcı rolü, sektörün önünü açacak değil mi? ‘’ Devamını okuyun →

Bu yazının görüntülenme sayısı :14

Otopsi Yapılmadan Defnedilen İmam

Mayıs 14, 2012 in Tıp ve Sağlık Bilgileri by caparkanat

Çapar KANAT
Fıkra gibi bir olay.. Önce fıkrayı anlatalım… İmamın arasının iyi olmadığı birisi ölür. Mevta musalla taşına konur. Cenaze namazını imam kıldırdıktan sonra cemaate dönerek, geleneklere göre üç kere sorması gereken soruyu sorar:
Mevtayı nasıl bilirdiniz..?
Cemaat, aynı olan üç sorunun da peşinden hep bir ağızdan ‘’iyi bilirdik ‘’ cevabını verir. İmamın mevta ile sağlığında arası iyi değil ya, soruyu beşe, altıya da çıkarsa da hep bir ağızdan ‘’ iyi bilirdik ‘’ cevabını alınca sinirlenerek  ‘’ öyle ise gömün ‘’ der.. Devamını okuyun →

Bu yazının görüntülenme sayısı :27

Çiğ Sütte İlkbahar Oyunu -2012

Nisan 24, 2012 in Gıda Bilimi by caparkanat

Çapar KANAT
2 Kasım 2010 yılında ‘’ Çiğ Sütte Sonbahar Oyunu-2010 ‘’ başlıklı yazımızı çiğ süt üreticileri grubunda ve bir çok internet sitesinde yazmıştık. Aşağıdaki yazımızı yazıp yayınlamamız üzerine bürokrasinin rica ve minnetleri ile çiğ sütte o sonbahar oyunu girişimi durduruldu ise de iki ay sonra 1 Ocak 2011 tarihinde çiğ süt fiyatları ülke çapında 60 kuruşa indirilmişti.

Şimdi ise çiğ sütte fiyat oyununda domino taşı teorileri yeniden uygulanıyor… Başlatılan okul sütü programları, dahilde işleme rejimi belgesi çerçevesinde gümrüksüz ithal edilen süt tozları da doyurmadı. Süt sanayicileri  ihracatta parasal destek istiyorlar.. Hayvancılığa diz çökertmeye devam ederek.. Devamını okuyun →

Bu yazının görüntülenme sayısı :43

Avrupa’da Yeni Bir Hayvan Hastalığı Salgını

Şubat 3, 2012 in Genel by caparkanat

Avrupa’da Yeni Bir Hayvan Hastalığı Salgını daha ortaya çıka dursun ülkemiz Avrupa ve diğer ülkelerden kasaplık, besilik canlı hayvan, et ve et ürünleri ithalatına dolu dizgin devam ediyor.

 

Rusya, yeni keşfedilen bir virüs sebebiyle Avrupa’daki bazı ülkelerden hayvan ithalatını durdurdu. Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu ilk kez Kasım ayında keşfedilen virüsün insanlara bulaşmadığını açıkladı. Avrupa Komisyonu ise, Avrupa’da bir sağlık tehlikesi olmadığını açıklayarak Rusya’nın adımını kınadığı bildiriliyor.

 

AFP’nin haberine göre Rusya’da veterinerlik denetim kurumu, ‘Rusya, 1 Şubat’tan itibaren Almanya, Hollanda, Belçika ve Fransa’dan hayvan ve genetik malzeme alımına, Schmallenberg virüsü sebebiyle geçici kısıtlamalar getirmektedir.

 

Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu EFSA ise, adını ilk kez Kasım ayında keşfedildiği Alman kasabasından alan Schmallenberg virüsünün, insanlara hayvandan insana geçmediğini açıkladı.

 

Rusya, virüsün tespit edildiği İngiltere’den ithalata hali hazırda kısıtlamalar getiriyordu.

 

Avrupa Komisyonu, Avrupa’da bir sağlık tehlikesi olmadığını açıklayarak Rusya’nın adımını kınadığı bildiriliyor.

 

2011 yılında Türkiye’nin kasaplık, besilik canlı hayvan, et ve et ürünleri ithalat miktarı 1,5 milyar dolar!

 

Eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğine bağlı Kafkas ülkelerinden Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan’da ve Türkmenistan, Kazakistan’da et fiyatları şu an da 5 dolar civarında seyrediyor. Bu ülkeler WHO (Dünya Sağlık Örgütü)’nün hayvan hastalıkları görülen ülkeler listesinden yarım asırdır çıkamıyor! Geniş otlaklara sahip oluşundan dolayı keza canlı hayvanı en ucuza üreten Afrika Ülkeleri de aynı durumda.

 

Türkiye 2010 yılında kasaplık, besilik canlı hayvan ithalatında bazı Avrupa Ülkelerine yasak koymuş iken bu yasağı Almanya ve Fransa’nın baskısı üzerine kaldırmıştı. Avrupa’nın deli dana hastalıklı ve Schmallenberg virüs’lü hayvanları, etlerinin ithalatına ülkemiz devam ediyor.

 

Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın ülkemizde canlı hayvan üretiminin kendi kendine ne zaman yeterli hale getirilebileceği ile ilgili bir plan, program ortaya koyabileceği ufukta görünmüyor.

 

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakan’ı Sayın Mehdi Eker’in Bakanlığı teslim aldığında canlı hayvan, et ve et ürünleri ihraç eden ülkemizin 2010 yılı Nisan ayından bu yana ülkeye et, canlı hayvan ithal ettirdiği biliniyor. Hayvancılığa verilen destek miktarlarını mevcut iktidardan önceki dönemlerde verilen desteklerin artışı ile övünen  sayın bakanı hayvancılık sektörü başarısız bulmaktadır.

 

2002 yılında hayvancılığa verilen destek miktarı 80 milyon, 2011 yılında 1,7 milyar olduğu göz önüne alınırsa hayvancılığa verilen desteklerin yerinde kullanılmadığını göstermektedir.

 

2010 ve 2011 yıllarında verilen sıfır (0) faizli krediler ile kurulan yeni hayvancılık işletmelerinin çiğ süt fiyatlarında üreticilerin kazanç sağlayamamaları bu yeni kurulan işletmelerin borçlarını ödeyememeği bekleniyor.

 

Hayvancılığın dinamosu çiğ süt fiyatlarıdır.

 

Her gün dolu dizgin süt ve süt ürünleri fabrikaları kendi öz sermayeleri ile kurulabilir iken, süt ve süt ürünleri fabrikalarından  İMKB kayıtlı firmalar % 68 kazanç sağlayabilirken hayvancılık sektöründe çiğ süt üreticilerine kazancın reva görülmemesi hayvancılığımızı çökerten tek sebeptir.

 

ASÜD (Ambalajlı süt ve süt üreticileri derneği)’nin üretici temsilcilerine dikte ettirdiği çiğ süt bedeline üreticiler razı değiller.

 

Çiğ Süt fiyatları 1,2 TL’ olmalıdır. Olması gereken bedel budur.

 

Bu bedel gerçekleşmediği takdirde hayvancılık, yem bitkileri vel hasıl tüm destekler geçmişte olduğu gibi boşa gidecektir.

 

hayvan başına destek, litre çiğ süt başına destek, yem bitkileri destek bedelleri üreticilerin cebine giriyor gibi görünse de süt sanayicilerine gitmektedir. Kamuoyunda da ‘’ Üreticiler Destekleniyor ‘’ yanlış algısı yaratılmaktadır.

 

2002 yılına nazaran destek miktarlarının 20 kat artırılmış olmasına rağmen ülkemizin 2010 yılında hayvan ve et ithal eden ülke pozisyonuna gelmesi ve bu durumu halen sürdürmesi, hayvan ve et ithal eden ülkeler arasından ne zaman çıkılacağının ortaya konulamamasının nedeni;

 

Ülkemizin hayvancılığının dinamosu olan çiğ süt fiyatları, hayvancılık destekleme düzenlerini Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın değil Ambalajlı Süt Sanayicilerinin yönettiği gerçeğidir.

 

Hayvancılığa verilen destekler ortadan kaldırılmalıdır. Üreticiler yetimin hakkını değil kendi haklarını istemektedirler. Süt sanayicilerine üretici eliyle verilen dolaylı destekler yerine doğrudan destek şeklinde sanayicilere verilmelidir!…Gerçek olan sanayicilerin desteklendiği anlaşılsın. Kaldı ki süt ve süt ürünlerine ihracatta ısrarla destek istemektedirler. Üreticiler sanayiciler için sadakacı konumdan çıkarılmalıdır.

 

Üreticilere göstermelik destek değil, ürettiklerinin gerçekçi bedeli ödenmeli, çiğ sütü üretmek kazançlı hale getirilmelidir.

 

https://groups.google.com/group/cigsutureticileri?hl=tr

 

Bu yazının görüntülenme sayısı :29

AB Gençliğinde İşsizlik!

Ocak 28, 2012 in Makale by caparkanat

 Çapar KANAT
Ülkemizde işsizlik oranı % 13. Devlet İstatistik Enstitüsü açıkladığı işsizlik rakamlarında yaş grubuna göre bir tasnif yapmadığından ülkemiz genç nüfusunda işsizliğin hangi boyutta olduğunu göremiyoruz. Tahsil durumuna göre de işsizliğin boyutunun bilinmesi gerekir. Üniversite Mezunu işsiz öğretmen sayısının  250 binlere dayandığını biliyoruz.
Avrupa Birliğinde her 5 gençten biri işsiz.
Avrupa Komisyonu Avrupa’daki genç nüfusun istihdamını artırmayı hedefliyor. Avrupa özel sektörü tarafından bu da ilgi ile karşılandı. Konuyu ayrıntılı olarak ele almak ve Avrupa özel sektörünün bu girişime destek ve katılımını düzenlemek amacıyla BUSINESSEUROPE  (Avrupa Özel Sektörü) çatısı altında bir görev gücü oluşturuldu. Bu görev gücünde Avrupa’dan şirket temsilcileri bir araya gelerek AB’nin çıraklık eğitimi alanında ne gibi katkıları olabileceğini ele alacak ve somut önerilerde bulunacak. Devamını okuyun →

Bu yazının görüntülenme sayısı :22

Gıda Denetimi Özelleşiyor!

Ocak 11, 2012 in Gıda Bilimi, Makale by caparkanat

 Çapar KANAT
Kamuya ait kamu iktisadi teşebbüsleri zarar ediyor gerekçesiyle satıldı. En acısı da demir çelik sektörünün özelleştirilmesi idi. Özel okullara karşı çıktık. Özel Okullar kuruldu. Parası olan ilköğretimi, ortaöğretimi daha iyi alıyor, devlet üniversitesine puanı tutmadığında parası puanı tutabiliyor. Yeteneğin yakalayamadığını para yakalayabiliyor. Fırsat eşitliği sağlamak için her ile bir üniversite, her üniversiteye bir eğitim fakültesi yapıldı, 300 bin öğretmen mezun ettik, atanan öğretmen sayısı 30 bin. Geriye kalan 270 bin öğretmene ‘’bana ne ‘’ dedik.  Yüksek öğretimde planlama hatasının hesabı kimseden sorulmadı.
Şimdi de Gıda Denetimine Özelleştirme Getirildi.
Resmi Gazete’nin 17.12.2011 tarihli, 28145 sayısında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Gıda ve Yemin Resmi Kontrollerine Dair Yönetmeliğinin 6. Maddesinde; Devamını okuyun →

Bu yazının görüntülenme sayısı :51

HANGİ BANKALAR “KÖY AĞASI” OLDU?

Ocak 3, 2012 in Ahlak Sosyolojisi by caparkanat

null Çapar KANAT
Çukurova’da bir köye gidin, muhtarı bulun. Arazi parsellerini göstererek sorun: Şu arazi kimin, bu arazi kimin, o arazi kimin?
Muhtar cevap verecektir: Şu arazi kasabadaki filan tüccarın, bu arazi kasabadaki fişman tüccarın, o arazi kasabadaki feşmekan tüccarın.
Aslında muhtarın tüccar dediği, bu, şu,o arazilerin önceki sahiplerini ticaret odasına ‘’ tüccar ‘’ kayıtlı tefecilik yöntemi ile finanse eden tefecilerdir. Köylünün mazot, gübre, tohumluk harcamalarını banka faizlerinin çok üzerindeki oranlar ile finanse ederler. Köylü üç beş yıl bu tüccarlar ile çalışır. Her yıl bakiye borç bir ertesi yıla tefeci faiz oranları ile devreder. Borçlar devrede devrede tüccara teslim edilen mahsul borcu karşılayamayınca çiftçinin elindeki arazinin tamamı veya bir kısmı tefeciye devrolunur. Devamını okuyun →

Bu yazının görüntülenme sayısı :133

Bakanlıktaki Korkunun Sebebi Ne?

Aralık 28, 2011 in Eleştiri, Gıda Bilimi, Hayvan Bilim by caparkanat

null

Çapar KANAT
2011 Aralık ayı başlarında ‘’ Çiğ sütün marketlerde satılmasının önünü açacak düzenlemeler getirileceği ‘’ haberlerini okuyunca doğrusu konuya ihtiyatla yaklaşarak bu konuda bir yorum yapmadık. Düzenlemeyi bekledik ve dağ fare doğurdu.
Resmi Gazete’nin 27 Aralık 2011 SALI, 28155 sayısında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca yayınlanan Hayvansal Gıdalar İçin Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliği’nin İstisnai uygulamalar bölümü  MADDE 85 – (3) Bakanlık, çiğ süt veya işlenmemiş kremanın doğrudan son tüketiciye satışına düzenleme getirebilir, hükmü ile dağın fare doğurdu dersek, değerlendirmemiz yerini buluyor. Yani batı yakasında değişen bir şey yok!
Ülkemizin kırsal nüfüsü oluşturan % 27’lik bölümü çiğ süt ve çiğ sütten üretilmiş süt ve süt ürünleri kullanıyor. UHT (Ultra Isıl İşlem), pastörizasyon yapmadan! Yoğurdunu, peynirini, kremasını endüstriye sokmadan. Devamını okuyun →

Bu yazının görüntülenme sayısı :21

Devlet Eliyle Mera Talanı

Aralık 20, 2011 in Hukuk by caparkanat

 Çapar KANAT
25.02.1998 tarihinde 4342 sayılı kanun meraları korumaya yönelik olarak yasalaştırılmıştı. Yasa çıkarılır iken o güne kadar meraların korunması ile ilgili aksaklıklar, suiistimaller, kamu görevlilerin ihmalleri göz önüne alınarak çıkarılmıştı.
Yasanın olumlu yanları;  meraları kullanma hakkına sahip köylülerinde meranın korunması ile ilgili şikayet hakkı vermesi, merası olan köylerde köylülerden ‘’Mera Koruma Kurulu ‘’ nun kuruluşuna yer vermesiydi.  4342 sayılı kanun İllerdeki Vali Başkanlığında, İl Tarım Müdürlükleri bünyesinde ‘’İl Mera Komisyonu ‘’ kurulması ve bu kurula yeni mera alanları tahsisi konusunda yetki verilmiş olmasıydı.
25.02.1998 tarihinde 4342 sayılı kanunun yayınlanması ile Ülkemizdeki o zamanın Tarım Bakanı’nının direktifi doğrultusunda hazineye ait mera olabilecek ve çeşitli şahısların işgallerindeki araziler İl Mera Komisyonları kararları gereğince mera yapılarak köylülerin, hayvancılığımızın hizmetine sunuldu. Devamını okuyun →

Bu yazının görüntülenme sayısı :43

EBK Çiğ Sütte Piyasa Düzenleyiciliği Yapabilecek mi?

Eylül 14, 2011 in Ekoloji, Gıda Bilimi, Hayvan Bilim by caparkanat

null

ÇAPAR KANAT
Çiğ Süt satın alımının piyasa düzenleyiciliğinde Et Balık Kurumuna görev verildiği bildiriliyor!
Peki, EBK bu görevi yapabilecek mi?
Bu sorumuza kocaman bir hayır dersek peşin hükümlü addedilirsek de görünen o dur ki çiğ süt satın alım piyasası oluşturmada değişen bir politika olmayışı piyasa düzenleyiciliğinde EBK’nun başarısından ümitsiziz. Biz yine de başarılı olmalarını diliyoruz.
Bu görevi Haziran 2011 seçimlerine kadar eski adı Tarım Bakanlığı’na bağlı TÜGEM (Tarımsal Üretim Genel Müdürlüğü) yürütmekte idi. Çiğ Süt Piyasa Düzenleyiciliğinde kullandığı alet 2009 30 Nisan ve sonraki yıllarda yayınlanan ‘’ Çiğ Sütün değerlendirilmesine yönelik çiğ sütün fazla olduğu dönemlerde çiğ sütten süt parasal teşvikli süt tozu ürettirmek, çiğ süt fiyatlarının yükseldiği dönemlerde parasal teşvikli ürettirilen süt tozunu piyasaya sürmekti.
Düzenleyiciliğe ayrılacak finansman geri dönüşümlü? Devamını okuyun →

Bu yazının görüntülenme sayısı :19

TÖF’ün Vatandaşa “Mortgage” Uyarısı

Ağustos 6, 2011 in Makale by caparkanat

Çapar KANAT
TÖF Genel Başkanı Fuat Engin, morgage olarak bilinen Konut kredisi başvuruları sonucunda imzalanan sözleşmelerle ilgili yüksek tutarlarda dosya ücreti ve masraf alındığını, tüketicinin bilgisi ve onayı dışında sigorta yapıldığını ve ödeme sürecinde borcun yeniden yapılandırılmasından yüzde 2 oranında erken ödeme tutarı alındığını söyleyerek, bankaların “haksız” uygulamalarına karşı “Konut Finansmanı Sözleşmesi” imzalayan ya da imzalayacak tüketicileri dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Tüketici Örgütleri Federasyonu (TÖF) Genel Başkanı Fuat Engin, mortgage olarak bilinen Konut kredisi başvuruları sonucunda imzalanan sözleşmelerle ilgili yüksek tutarlarda dosya ücreti ve masraf alındığını, tüketicinin bilgisi ve onayı dışında sigorta yapıldığını ve ödeme sürecinde borcun yeniden yapılandırılmasındanyüzde 2 oranında erken ödeme tutarı alındığını söyleyerek, bankaların ”haksız”uygulamalarına karşı “Konut Finansmanı Sözleşmesi” imzalayan ya da imzalayacaktüketicileri dikkatli olmaları konusunda uyardı. Devamını okuyun →

Bu yazının görüntülenme sayısı :23

Süt Tozu Teşviğinde Soru İşaretleri..

Mayıs 25, 2011 in Bilimsel Araştırma Yazılarınız, Gıda Bilimi by caparkanat


Çapar KANAT

Bilindiği gibi 2008 yılının son çeyreğinde başlayan ve 2009 yılının ortalarına kadar devam eden çiğ süt fiyat düşüşleri ve damızlık hayvan kesimlerinin artmasıyla birlikte, bu duruma yönelik tedbir almak için ülkemizde ilk kez 2009 yılında 2009/24850 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde çiğ sütün süt tozuna çevrilerek değerlendirilmesi amacıyla çiğ sütün değerlendirilmesi desteklemesi başlatılmıştır. Destekleme uygulaması 30 Nisan 2009 tarih ve 27215 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan 2009/40 sayılı Uygulama Esasları Tebliği hükümleri çerçevesinde yürütülmüştür. Çiğ sütün değerlendirilmesine yönelik destekleme ile ülkemiz süt üretiminin geliştirilmesi, kayıt altına alınması ve çiğ süt fiyatlarında istikrarın oluşturulması amaçlanmıştır. Bu uygulamaya 2010 ve 2011 yılında da devam edilmiştir. Devamını okuyun →

Bu yazının görüntülenme sayısı :22

TKİB Çiğ Sütte Fiyat Düşüreni Buldu!

Mayıs 19, 2011 in Eleştiri, Gıda Bilimi, Hayvan Bilim by caparkanat

null Çapar KANAT
Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı sonunda çiğ sütün fiyatını düşüreni buldu ve alkışlayalım!: Rennet Kazein ve Süt proteini konsantresi.
Rennet kazein nedir bir inceleyelim:
Rennet kazein; yağı alınmış saf pastörize sütün pH 4.6 ya kadar asitlendirilmesiyle üretilir. Asit kazein, ürüne mineral asit veya laktik fermantasyon ekleme yöntemiyle elde edilir.
Rennet Kazein, kazein ve pastörize sütün rennet ile mayalanması işlemi ile, protein çökeltme yöntemiyle elde edilir.
Kazein besleyici! yiyecekler ve proses peynir yapımında kullanılır. Rennet Kazein endüstriyel birçok sektörde ayrıca kullanılmaktadır. Bu alanlar kısaca; mukavva kaplaması, yapıştırıcı, dericilik ve plastik sektörleridir.
Ülkemizde çiğ süt satın almak, kullanmak yerine margarine rannet kazein katılarak sahte kaşar üretimi maalesef yapılıp tüketicilere satılabilmektedir. Devamını okuyun →

Bu yazının görüntülenme sayısı :38

Süt İneklerinin Kasaba Gitmesine Niçin Üç Ay Kaldı?

Mayıs 16, 2011 in Bilimsel Araştırma Yazılarınız, Hayvan Bilim by caparkanat

nullÇapar KANAT
2008 yılında ülke çiğ sütte fiyat krizi yaşadı. Tüsedad’ın öncülüğünde çiğ süt-damızlık üreticileri ‘’ sarıkız hakkını helal etmiyor ‘’ mitingleri yaparak sesini kamuoyuna duyurunca süt sanayicileri temsilcileri ‘’ çiğ sütte arz fazlası var’’ bahanesini ortaya atmışlardı.

Halbuki 2008 yılında çiğ sütte arz fazlasını oluşturan; ülkedeki üretim artışı veya üretime göre tüketim azlığı değil ülkeye sokulan dampingli süt tozları idi. 2008 yılı Haziran ayında 60 kuruş olan çiğ süt aynı bir ay içinde 39 kuruşa süt sanayicileri tarafından indirilmişti. Şimdi yıl 2011 , çiğ süt 50-55 kuruş. Hilkat Garabeti.
Üreticinin fiyattan şikayetini ‘’ ağlama ‘’ , süt sanayicilerinin ‘’ çiğ sütte arz fazlası var ‘’ demeçleriyle brifinglerini mutlak Doğru’’ kabulü, Tarım Bürokrasisi’nde Bakan Sayın Mehdi Eker’ in de aynı yöndeki ‘’ çiğ sütte arz fazlası var ‘’ demeci ile kendini göstermişti. Devamını okuyun →

Bu yazının görüntülenme sayısı :13
Page 1 of 41234