BİR DAKİKALIK ÖYKÜ…

Uzun öyküler vardır…
Hani bir sayfa yazılı öyküler…
Bir de kısa öyküler okunur…
İçinde buruk hüzünler damıtılmış olanı…
İçine sevinçlerimizi ve coşkularımızı, “tuz-ekmek” gibi katık edileni…
Hele hele bir de ” iç buran” akıldan hiç çıkmayanları vardır ki…
İşte o öyküler okunduktan sonra…
Dalar gözleriniz ufka takılı ve sanki “yas ” tutar düşleriniz…
Değil mi?
Ama siz hiç “bir dakikalık öykü” okudunuz mu?
Hem de tam DAMAK TADINDA bir öykü bu…
Evet, yalnış okumadı gözleriniz…
Ben okudum buyurun sizler de okuyun…
Belki sizlerin de BİR DAKİKALIK öyküleriniz vardır…
Haydi, paylaşalım birbirimizle….
Ne dersiniz?

Emine Pişiren/Edremit-Akçay/03.11.2008

EVDE OLMAK

Küçük kız, sadece dört yaşındaydı. Aklı birçok şeye yetmiyordu henüz. Annesi yaşamlarındaki büyük değişimi kavratabilmek için, kızını dikenli tellerin yanına götürdü ve uzaktaki treni gösterdi.
- Ne güzel değil mi? Bak bu tren bizi evimize götürecek.
- O zaman ne olacak ki?
- Evimize kavuşacağız!
- Peki, ev ne demek? diye sordu çocuk.
- Bundan önce yaşadığımız yer demek.
- Orada ne var?
- Oyuncak ayıcığını hatırlıyor musun? Belki bebeklerin de duruyordur?
- Anneciğim, peki orada gardiyan var mı?
- Hayır yok.
- O zaman, dedi: Oradan kaçabilir miyiz?

Yazan: Istvan Örkeny/Sel Yayınları
Çeviren: Sevgi Can Aysevener

Hakkında Emine Pisiren

Bir yorum

  1. Kıymetli Okurlar,
    2014 Mayıs ayı içersinde kısa öykü yarışması düzenledik.
    Yurt dışı ve yurt içinden öyküler gelmeye başladı.
    Yanı sıra eleştiriler de tarafımıza iletildi: “Bir dakikalık öykü nasıl yazılır? Yazılmaz ki,” diyerek yönetime gelen eleştirilere eski bir yazımla yanıt vermek istiyorum.
    Size verdiğim, http://edebiyatgalerisi.net/bir-dakikalik-oyku.html
    Linki açarsanız kısa öyküye örnek de okuyacaksınız.
    Sizce bu öykü değil mi?
    Yarışmaya katılacak olan okurlarımıza başarılar dileriz.
    Saygılarımla

Bir Cevap Yazın