Nihat Coskun için olan arşivi geziyorsunuz.

Nihat Coskun

Nihat Coskun tarafından

ŞEHİR, GECE ve KEMAN

Nis 19, 2010 at 23:59 in Genel by Nihat Coskun · 1 Yorum »

 

Bir kadının rahminde ağlıyor gece

Şehir rengârenk neonlarını kusuyor caddelerine

Sahte anemon kokusuna bulanıyor aşklar.

Kayan bir yıldızın eşliğinde bir keman

Bir adamın omzuna yaslanmış,

Öyle acıklı,

Öyle kırılgan…

Yağmur besliyor tarlalarımı

Küçük serçeler tohumlarımı yudumluyor, tüyleri saydam..

Ay’dan ayak izi tanıdık bir gölge geçiyor

Pili tükeniyor zamanın,

Zaman; hızı kaygan bir roman…

Bir çocuğun balonunda patlıyor gece

Kaldırımlar titrek melodilerle süslü..

Şehir, yalancı ışıklarla kandırıyor evreni.

Denizaltında yalnız bir yosun yasta

Yaşlı bir geminin peşine takılmış küçük balık

Öyle süzülgen

Ve öyle aşkta..

Yer boran, gök boran…

Bir kadının rahminde ölüyor gece

İklim donuyor, üşüyor mevsim

Siyah paltolu  [Devamini Oku →]

Nihat Coskun

Nihat Coskun tarafından

BEYOĞLU’NDA ÖLÜ FAHİŞE…

at 23:57 in Genel by Nihat Coskun · 1 Yorum »

 

Yıllanmış batakhanelerin şarap kokulu köşelerinde

Bir kuytuya sinecek silik bir subay öpücüğünü

Bekler fahişe..

Arka sokaklarında Beyoğlu’nun

Yağmaya hazır gök patlar

Kırmızı rujun azizliğinde..

Bir cinayet sonrası suçluluk duygusudur sevişmeler

Hepsi öyle yarım

Hepsi öylece ruhsuz…

Çift cinsiyetli utançlar dolanır Beyoğlu’nun asabında

Yürekleri aşk yarası, esaret kimliğinde..

Gece olunca melankolizmi alkole satan fahişe

Tırnaklarını geçirir karanlığa

Bir erkeği bekleme nöbetlerinde..

Tramvaylar suskun,

Kaldırımlar ıslak..

Etiketlenmiş adlarla var olur cadde..

Soğuk bir rüzgar geçer yüzünden

“rüzgar gibi geçti”nin daha vurucu finalinden..

Beyoğlu ağlar, ritimleri bozuk cazlarla

Karmakarışık renkler

Bir beden bozgununda..

Savaşarak sevişir kadın, kırmızı ruju ejder diriliğinde

Yaşanmamış ne varsa biriktirmiş

Pusuya yatmış o  [Devamini Oku →]

Nihat Coskun

Nihat Coskun tarafından

GİTME…

Nis 16, 2010 at 20:28 in Genel by Nihat Coskun · Leave a Comment »

GİTME…

Dilimin ucunda tek bir kelime saklıyorum. Gözyaşlarım ıslatırken yanaklarımı.

Gitme…

Yaralarımdan sızıyor acılarım. Sensiz bir yarını düşünmenin bile etimi kopardığı bir anı yaşıyorum. Gitme sevgilim benimle kal. Yılardır açlığını duyumsadım sevdanın. Sabrın kuyularını bekledim. Seni yakalamışken uzağa gitme benden. Kulaklarıma uzaklardan acı renginde melodiler geliyor. Korkuyorum. Yokluğuna alışmak istemiyorum.
Bir baharın orta yerinde soluyor tüm çiçekler. Sensizlik gibi işliyor tenime. Adımlarımı bağlıyor, donakalıyorum. Bir adım ilerisi yok; Sen olmadan. Bir adım ilerisi yok oluş gibi. İlk mutluluklar düşüyor aklıma. Bir elma şekeri tadın  [Devamini Oku →]

Nihat Coskun

Nihat Coskun tarafından

GÖZLERİN…

at 20:25 in Genel by Nihat Coskun · 1 Yorum »

Gözlerin!
Kapatır kapılarını yeni günlerin.
Bir yürek atışı,bir soluk kalır
Hüzün yerleşir gözyaşlarına
Kapat gözlerini
Acılar boğmasın.

Kara sarmaşıklar dolanır tenime
Uzun geceler bekler,
Sensiz uzun geceler.
Kapat gözlerini
Açılmasın yaralarım.
Tuz bastım…
Gözlerin yakıcı kum taneleri
Değme yarama,
Kapat gözlerini.
Ben bitkin çaresiz.
Kapat gözlerini
Tersine akmasın zaman.
Yok
Unuttum.
Uzağından alayım ışıklarını
Kapat gözlerini,
Yakmasın yaşanmış sevdaları.



[Devamini Oku →]

Nihat Coskun

Nihat Coskun tarafından

HER AŞK İNTİHARDIR…

Nis 14, 2010 at 22:12 in Genel by Nihat Coskun · 2 Yorum »

HER AŞK İNTİHARDIR…

Her aşk bir yıkımdır.

Bir intiharın izlerini taşır yanında.

Yalnız ölümdür aşk.

Çoğalırken azalmanın da var olduğu, baharlar açarken ayazlarında vurduğu.

Bir dağın iki yüzü gibi.

Güneşler açar bir yandan,  pırıl pırıl bir ışıltı uzanır gözleri kamaştıran, bir yanında donuk bir gölge bekler sinsice.

Hadi der yakındır güneşin düşmesi geceye.

Aşk intihardır.

Yalnızlıkları göze alamayanların çıkamadığı.

Kanatırcasına hasretlere yelken açamayanların, gözyaşını dökemeyenlerin, sevmeyi bilmeyenlerin çıkamayacağı kadar büyük bir yalnızlık.

Bir darağacıdır ipini ellerinle çektiğin.

Aşk zehirli şarap gibi sarar bedenini.

An ve an bir adım daha atmaktır.

Aşk  [Devamini Oku →]

Nihat Coskun

Nihat Coskun tarafından

NEYE YARAR…

at 22:10 in Genel by Nihat Coskun · 1 Yorum »

Tüm kapılarını kapattım yaşamın. Neye yarar ki sen gittikten sonra. Ben kırıldıktan sonra bin parçaya. Büyük bir sessizliğin alıp götürdüğü bu yalnız duvarlarda, şimdi parçalanan yüreğimin izleri duruyor. Neye yarar ki bir gün geleceğini bilsem de. Bunca hüzünden sonra, yıkıntıları bir dağ gibi olmuşken beklemelerin, neye yarar ki bir gün geleceğini ummalar.

Sana ait sakladıklarımla yetinmeye çalışıyorum. Gün ve gün eksilen/eskiyen  hatıralarında,  son demlerini yaşıyor bende. Bütün şarkıları susturuyorum, bütün besteler son melodilerine soyunuyor. Son bestesini yazıyorum aşkın ve sevdanın.  [Devamini Oku →]

Nihat Coskun

Nihat Coskun tarafından

GÜL VE YAĞMUR…

Nis 11, 2010 at 22:57 in Deneme by Nihat Coskun · Leave a Comment »

Gülün dalında bıraktım tüm baharları. Sıyrılıp çıktım benliğimden. Yüzümü döndüğüm mutlulukları araladım yavaşça. Kuruyan tenimin bulutlarla kucaklaşacağı bir gül dalında bekler oldum. Düştü düşecek yanağıma çiğ tanelerini. Siliyorum düne ait olanları. Gün ve gün büyütüyorum içimdeki çocuğu. Gül ve yağmur gibi kirlenmemiş, gül ve yağmur gibi berrak yaşam kokan. Haylaz duygularımı veriyorum çocuğun eline. Çamurlara bulansın diye. Şen kahkahası oluyorum damlaların. Ufuk çizgisinde beni bekleyen bir gök kuşağının kollarına bırakmak için koşuyorum. Her yan gül. Her yan gülücükleri çocuk yanımızın.  [Devamini Oku →]

Nihat Coskun

Nihat Coskun tarafından

AKLIN BATAĞINDAKİ İNSAN(CİNSİYETÇİ BAKIŞ)

at 22:53 in Eleştiri by Nihat Coskun · 1 Yorum »

Aklın batağındaki insan derken derin ve karanlık bir kuyudan bahsettik. Kendi düşünsel varlığını belirleyen iki sınıfın varlığı etkendi elbette. İki sınıf arasında süregelen savaş her alanda hızını kesmeden sürmektedir. Her türlü ayrımcılığı varlığının kaynağı haline getiren emperyalizm toplumları sınıflara,bölümlere ayırmayı ve öyle yönetmeyi benimsemiş olması hoşumuza gitmese de başarılı olmuştur. Her türlü aracı kullanmaktan çekinmeyen emperyalizm; İnsanları kişiliksizleştirmeye, özünden uzağa itmeye,yalnızlaştırma ya devam ediyor.Böl parçala yönet anlayışı; küçük, bir araya gelmeyen grupların daha kolay yönlendirileceğini keşfetmiştir ve doğrudur.
Neden ve nasıl  [Devamini Oku →]

Nihat Coskun

Nihat Coskun tarafından

KIZ ÇOCUĞUYUM BEN(1)

Nis 7, 2010 at 00:25 in Genel by Nihat Coskun · Leave a Comment »

 

Çocukluğumun ilk yıllarıydı. Bütün gözlerin bende olması ne kadar mutlu ediyordu beni. Herkes benle ilgileniyor, yanlarına alıp uzun uzun konuşuyorlardı. Anlamadığım şey ise ‘’sen kız çocuğusun’’ cümlesinin her sohbette geçmesi idi. Anlamamak en güzeli diye düşünüyorum şimdi.’’kız çocuğuyum ben’’ O kadar içselleştirmiştim ki kız çocuğu olmamdan başka bir şey olmadığımı düşünür hale gelmiştim. Evet ‘’ kız çocuğuyum’’ ruhuma kadar işleyen bu cümlenin benim yaşantım da nelere yol açacağını bilmiyordum elbet. O yaşlarda bile beni sarmalayan bir karanlığın izlerini her geçen  [Devamini Oku →]

Nihat Coskun

Nihat Coskun tarafından

ESKİMEYEN HAYATLAR

at 00:14 in Genel by Nihat Coskun · Leave a Comment »

 

Dışarıda uğultulu bir kış… Nasıl da vuruyor damlara rüzgâra takılmış kar taneleri. Yıllar öncesinde bu evde, bu odada korktuğum gibi korkuyorum. Oysa içime salınan korkunun dışardan gelen ürkütücü seslerle ve karanlıkla hiç alakası yok. Bembeyaz yastığının nakışlı yüzüne vuran saçlarında çocukluğumu görüyorum. O yastıkta halen ışıldayan gözleriyle boylu boyunca yatan ve son nefesine gülümseyerek direnen kadın, benim ilk hikâyelerimi öğrendiğim, dizinde uyuduğum, sesinde şefkat bulduğum ninem…

Tren rayları yanına yapılmış bu ahşap evde bir ulusun en güçlü neferlerinden biri yaşıyor. Kara  [Devamini Oku →]

Nihat Coskun

Nihat Coskun tarafından

YOLCU

Nis 5, 2010 at 14:52 in Genel by Nihat Coskun · 2 Yorum »

Kalanların gidenlere gül döktüğü, gidenlerin sözlerine kilit vurduğu yanaktaki damlalarla.  Bir kavgadır belki vatana sevdalı. Bir ayrılık, bir kızgınlık .  Yoldur çeken hasret yüklü yorgun bedenleri. Aşk düşer bazen en imkansızından, bazen bir kara sevda sarıp sarmalar çeker yollara. Yollar ki yaşam akıp giderken ev sahibidir, yollar ki yaslandığımız yanımız.

Yeni filizlenen bir aşkın hikayesi ile başlar beklide yol hikayeleri. Umutların yağmaya hazır doluluğunda heyecanlara taşınan. Bütün düşler sarıp sarmalarken tenin us’tan ayrıldığı. Bütün yönler, bütün bakışlar, düşünceler heyecanlar, beklentiler  [Devamini Oku →]

Nihat Coskun

Nihat Coskun tarafından

AYRILIK BİZE ÖLÜM

at 14:44 in Genel by Nihat Coskun · Leave a Comment »

 

Ölümün habercisi gibi. Yatağımda dolanıyorum. Kaç gün oldu sayamadım sen gittiğinden beri. Bildiğim tüm türküleri söyledim arkandan. Bildiğim tüm tanıdık hüzünler vardı yanı başımda. Ufacık bu gecekondunun penceresinden sızan ışıkla yetinir oldum. Neyleyim sensiz,  ışığı, güneşi.  Gidişinin ardından bir ömür geçti. Bir ömürdür bekler oldum seni.  Uzaklara diktim gözlerimi. Yokluğun her yandaydı. Bahçeye ektiğin her bir gül solar oldu. Gelmeyeceksin onlarda biliyor. Yokluğun ölüm getiriyor. Yokluğun ölüm. Özlüyorum seni. Bütün kapıları açık bırakıyorum bir gece gelirsin diye. Senden kalan ne  [Devamini Oku →]

Nihat Coskun

Nihat Coskun tarafından

BAKAMADIM SAÇLARINA DOLANAN KIZIL GÜLE

Nis 4, 2010 at 22:34 in Deneme, Öykü by Nihat Coskun · Leave a Comment »

Saatlerce bekledim seni, yaprakları sararmış ağacın altında.Şehrin tüm yüzleri vardı.Sen diye baktım her yüze.Seni beklerken tanıştım şehrimin insanlarıyla. Hızlı bir akışın içindeydim.Hızına yetişemediğim bu telaşlı koşuşturmada sen nerelerde kalmıştın.Hiç geç kaldığın olmamıştı,hiç gelmediğin olmamış.Endişelenmiştim.seni bulurum umuduyla beklemekten vazgeçip gidebileceğin her yerde aradım seni.Endişeler kaygıya dönüştü,kaygılarım korkuya.Sensiz gitmek zorun da kaldım. Sen olmasan da görüşmeliydik.Söz vermiştik bir kez.Bu bir mayıs önemliydi. Ev ev ziyaretlere yoğun bir şekilde gidiyor yoksul mahallelerin emekçi insanlarını davet ediyorduk.Belki de daha önemli bir işin çıkmıştı.Telefonla ulaşmak  [Devamini Oku →]

Nihat Coskun

Nihat Coskun tarafından

DOKUNSAM… DENİZ OLUR ELLERİM

at 01:14 in Deneme by Nihat Coskun · Leave a Comment »

Dokunsam deniz olur ellerim.

Resimlerini çizerdim aşkın, hiç dokunulmamış binlerce rengin ahengiyle dans ederdim. Bir aşkın resmini yüreğime çizdiğim gün sana ait ne varsa, bana ait, aşka ait ne varsa bir ressam ustalığında içime nakşedilen mutluluğunu duyumsardım her sabah. Pencereme uzanan esintin alır getirirdi beni sana. Kanatlarımda bir telaş, bir heyecanla. Dokunsam sana; ellerim mavisine bulaşırdı denizlerin, dokunsam ellerim deniz olurdu. Ben deniz olurdum. Martıların çığırtkanlığı ile dalıp çıkardım sularına. Sesini duyardım, tenini duyumsar dinginliğinde kulaç atardım.

Bir yürek atışı mesafelerden  [Devamini Oku →]

Nihat Coskun

Nihat Coskun tarafından

AŞKA,SEVDAYA VE KAVGAYA DAİR

Nis 3, 2010 at 23:25 in Şiir by Nihat Coskun · 2 Yorum »

Kavganın şairiyim
Birde aşkın…
Kavganın ve aşkın şairiyim
Aşk kadar önemlidir kavgamda
Ve kavgam önemlidir aşk kadar

İnsan yanımdır aşka ve kavgaya dair yazdıklarım

Anadolu da sürgünlere düşerim
Yollarda hasretlere
Ağıt olurum bir ananın yanık bağrında
Veyahut bir çocuğun sevincinde… yırtık uçurtmalar peşinde koşan.
Bu topraklar kadar asidir şiirim
Bu topraklardaki baharlar kadar yeşil.
Gün olur kent surlarında bayrak
Gün olur yarin koynunda sevdalı olurum.
Aşka ve kavgaya dairdir yazdıklarım
Ve şiirim toprak kadar bereketli
Düşmez ihanetin sularına bir hecem bile.

Ben ki
Suya vurmuşum şiirimi
Ben ki
Buğdayla un
Unla ekmek
Ekmekle emek olmuşum.

Aşkın ve kavganın şairiyim…

Kavgada sevdalanmayı da öğrendim
Sevdamda  [Devamini Oku →]

Nihat Coskun

Nihat Coskun tarafından

FAHİŞE

Nis 2, 2010 at 23:04 in Eleştiri by Nihat Coskun · Leave a Comment »

Bir akşamdı. Bütün telaşların sessizliğe büründüğü bir anın ortasında yüreğinden süzülen acılar dökülmüştü dört bir yana. Toprak ezilirken yorgun adımlarla bir sokak aralığında kalmıştı çıplak bedenin. Meraklı gözler geziniyordu teninde. Meraklı ve arsız bakışlar. Bütün dillerde haykırılan tek bir cümle vardı bakışlarda ve sözcüklerde… FAHİŞE.

Bedeninde taşıdığın arsızlıkların ve iğrençliklerin tek suçlusu sen diyordu birileri. Sen suçlusun. Daha dün bütün hayvanlığı ile üzerine abanmak için fırsat bekleyenler yanından iğrenerek geçiyorlardı. Gözlerindeki fark edilmenin korkusuyla saklanarak yanından tanımazcasına gidenler parmaklarıyla seni  [Devamini Oku →]

Nihat Coskun

Nihat Coskun tarafından

BİR ŞEHRİ ŞEHİR YAPAN GÖZLERİNDİR…

at 22:58 in Şiir by Nihat Coskun · 1 Yorum »

Bir şehri şehir yapan gözlerindir,ve sadece gözlerinde güzeldir İstanbul..

Arsız bir çocuğum sokaklarında
Bütün bahçeler sana açılır, bütün bahçeler gizemli bir tarihe
Sen ki İstanbulsun
Yedi tepesinde saplanıp kalınan
Sen ki
Gözlerimde hapsettiğim
Bin yıllık duvarlarına adını kazıdığım,
Tozlu sayfalarında sevdalara bulandığım
Halicinde saçlarına ay dolanan
Yıldızları gece lambaları olan
Nazlı yarim… koynumda sakladığım kilitli sevdamsın.

Bir şehri

Şehir yapan gözlerindir. Ve bu şehir gözlerinde güzledir gün batımı.

NİHAT COŞKUN


[Devamini Oku →]

Nihat Coskun

Nihat Coskun tarafından

UNUTMA BENİ

Nis 1, 2010 at 22:28 in Şiir by Nihat Coskun · 2 Yorum »

Kimselere göstermeden hüzünlü gözlerimden akan damlacıklar la bakakaldım peşin sıra.

İçimdeki öfkeyi dinginlemeye çalışıyorum.

Beni kimsesiz çaresiz bırakıp gidişinin ardından bir yanımı sana yaslıyorum usulca.

Bir şarkının güzel sözleri gibi dingin sesin çalınıyor kulaklarıma.

Unutma beni dediğin o an bile unutmanın mümkün olmadığını bilerek bakıyorum gözlerinin bebeğine.

Oysa gideceğini bilerek, dönmeyeceğini, anılarıma saklanacağını bilerek  ve  susarak gecenin sesine bırakıyorum kendimi.

Unutma beni…

Tenime kazınan birkaç cümlenin alevi sarıyor dört yanımı.

Nasıl mümkün ki seni unutmak.

Seni unutmak nefes almayı bırakmak değil mi,  seni unutmak vazgeçmek değil mi?

Nasıl unutayım.

Nasıl unutulur  [Devamini Oku →]

Nihat Coskun

Nihat Coskun tarafından

UMUT ÖYKÜLERİ

Mar 31, 2010 at 10:51 in Gezi Yazılarınız, Öykü by Nihat Coskun · 1 Yorum »

KERPİÇ DUVARLARDAN YÜKSELİYORDU UMUT

Umudun kerpiç duvarlardan yükselişini izliyordum her şafak vakti. Umut yeniden doğuyor , yeniden yeşeriyor kül rengi sokaklarda.Yaşamın bitmeyen döngüsünde kendi kapanlarından sıyrılıp yaralarını sarmaya çalışan binlerce  işçinin yarınlara uzanan bu dar sokaklardaki mücadelesi değimliydi umut.Yaşama karşı koymak değil miydi,merhaba demek yeni güne.Ne getireceğini bilmeden umutla beklemek değil mi yarını. Belki de iki odalı bu evde diğerleri gibi aynı yazgıyla adımlıyordu yaşamı.

Ufak penceresinden sabahın o kokusunu çekerek yatağından sıyrılıp çıktı. Dikkatlice odayı adımlamak zorundaydı, yer yatağında  [Devamini Oku →]

Nihat Coskun

Nihat Coskun tarafından

ESKİYEN FOTOĞRAFLARDASIN ŞİMDİ

Mar 30, 2010 at 23:17 in Deneme by Nihat Coskun · Leave a Comment »

Beklenen günlerde eskitti beni. Her günün ardından sızlayan bir yüreğin sancılarıyla daldım yıldızların seyrine. Mavi  gökyüzü ulaşılmaz bir ufka açılıyor. Adını verdim en parlak olana. Sensiz geçen her gecenin ardından usulca girdiğim yatağımda sıcaklığın duruyor hâlâ. Korkakça sarılıyorum. İçimde kanayan her bir yaraya tuz basarak. Yokluğunla ayaza kesiyor her yol ayrımı, her sokak, ayaza çalıyor içim. Duvarda asılı resminle avunuyorum.  Hep güleç hep neşeli, hep insan. Adımladığımız Ankara sokaklarına çıkıyorum. Senle bir başka güzel olan bu sokaklarda ayak izlerinde dolaşıyorum  [Devamini Oku →]