Kubilay için olan arşivi geziyorsunuz.

Kubilay

Kubilay tarafından

BAHAR MASKESİ

Ağu 25, 2011 at 13:44 in Deneme by Kubilay · 3 Yorum »

 İnsanlar ne göründükleri gibidir ne de oldukları gibi. Bilge Mevlana boşuna “ya göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi görün” diye söylememiş. Çünkü insanoğlunun iki yüzü (iki yüzlülüğü değil) ta o zamanda varmış. Neden maske takar insanlar. Bu sorunun yanıtını bulmak elbette psikologların işi olmalı. Biraz haddimi aşarak bilimsel olmayan ama gözlemsel deneyimlerimle açıklamaya çalışacağım sorunu. Kendi yaşamımızdan örnekleyecek olduğumuzda; arkadaşlarla buluşmaya gideceğimizde, bir davete gideceğimizde giysilerimize ve kişisel temizliğimize özen gösteririz. Çünkü başkaları olacaktır karşımızda. Biz başka  [Devamini Oku →]

Kubilay

Kubilay tarafından

AN GELİR RESSAM ÖLÜR!

Haz 1, 2011 at 11:46 in Genel by Kubilay · 2 Yorum »

Yaşamın yalnızlığını, herkes yaşadığı yalnızlık kadar bilir. Acı yaşayanlar en büyük acıyı yaşadıkları acıyla sınırlı zannederler. Zaman bir çok şeyi siler diyenler; zamanın unutturmasına güvenenlerdir. Bir ressamın fırçasından tuale saçılan renklerde; kanı, acıyı göremeyen göz, ne kadar anlar resimden. Kenan Evren’ i ressam diye biliyor gençlerimiz. Bilmiyorlar ki tuali bedenimiz, renkleri kanımızdı. Ülkemdeki gördüğünüz manzara; bedenlerimize kanla çizilen resmin fotoğrafıdır. Karış karış Anadolu’da. Mamakta, Diyarbakır’da, Sağmağcılar’da bedenlerimize kanla çizildi memleketin hali.
Ressam önce insan  [Devamini Oku →]

Kubilay

Kubilay tarafından

MAVİSİ ÇALINAN DENİZ (BİTTİ)

May 11, 2011 at 08:51 in Anı Romanı by Kubilay · 3 Yorum »

“Bakın şöyle yapalım yarın saat tam 09:00 da benim yanıma gelin, böylece de yaptığım kabalığı affettirmiş olurum.”
Suphi, gülümsedi. Dokotora teşekkür etti ve odadan çıktı.
Kafasında bitmek tükenmek bitmeyen sorgulamalarıyla birlikte yürüdü uzunca bir süre.
“Memlekete nereden baksan rezalet. Her şey elinde kalıyor. Eğitimden sağlığa her şey kötü. Neden beceremiyoruz neden? Oysa kurtuluş savaşını kazandıktan sonra yılların arap abecesi yerini gü-nümüz abecesine bıraktı. Mustafa Kemal’in o gün yaptıklarından çok daha iyisini bu gün yapmamız gerekir” diye geçirdi durdu  [Devamini Oku →]

Kubilay

Kubilay tarafından

MAVİSİ ÇALINAN DENİZ

May 10, 2011 at 10:24 in Anı Romanı by Kubilay · 2 Yorum »

Kumrular sokağında, sokağı bir baştan bir başa saran çınar ağaçlarının ölüm zamanıdır şimdi. Yaprak ölüleri doldurur sokağı boydan boya. Sararmış yaprak ölüleri.
Doğa bu ölümü yaşadıkça canlanır. Canlandıkça yaşar… Eskiden çöpçüler süpürürdü yaprak ölülerini, ya şimdi? Cenazeler savrulur gider hızla geçen arabaların rüzgarıyla. Sonbaharın, “hüzün mev-siminin o güzelliğini” de biz bozduk… Özgürce yaşanmıyor artık sonbahar, insanın olduğu yerde..
Bu nedenledir ki ne zaman sonbahar gelse, dağlara insanın olmadığı yerlere giderim. İnsanın sonbaharda yalnız kalması ne  [Devamini Oku →]

Kubilay

Kubilay tarafından

MAVİSİ ÇALINAN DENİZ

May 9, 2011 at 10:43 in Anı Romanı by Kubilay · Leave a Comment »

Korkuyordum evlenmekten, çocuk sahibi olmaktan… Aslında korkum kendimdendi de, yüzleşmek istemiyordum kendimle… İçimdeki çocuk ölüyordu, öldürülüyordu; faili meçhul kalacaktı cinayet…
Yaşam sorumsuzca akıyordu… Akıntıya karşı durmak olanaksızdı. Kime neyi nasıl anlatabilirdim ki?
Ya akan yaşamın dalgalarına bırakacaktım kendimi ya da direnecek-tim. Tam bir bıçak sırtındaydım. Ben sessizliği seçtim. Sessizliği seçmek, aslında yaşamın akışına bırakmaktı kendimi. Yüreğim acı-yordu, ruhum üşüyordu…..
Yemek bitti ve Suphi’nin arkadaşları döndü işlerine.. Suphi odasında düşünceleriyle çatışıp duruyordu. Telefon sesiyle irkildi. İş arkadaşı Çiğdem’di arayan.
 [Devamini Oku →]

Kubilay

Kubilay tarafından

MAVİSİ ÇALINAN DENİZ

May 7, 2011 at 08:37 in Anı Romanı by Kubilay · 1 Yorum »

Bunun kabul edilemez olduğunu söyledi. Küreselleşmenin dünyayı küçülttüğünü, rekabeti hızlandırdığını bu duruma ayak uyduramayanların yok olacağından söz etti. Suphi’nin’de kafası bozulmuştu, söz aldı,
“Firmaların kuruluş amaçlarının elbette kar olduğunu biliyorum. Ancak, firmaların sosyal ve ulusal sorumlulukları da vardır. Ben olaya bu açıdan yaklaştım.” dedi.
Genel müdür sert bir tavırla,
“Suphi Bey siz bu yaklaşımınızı bir siyasi partide yapsanız.” dedi.
Suphi yanıt vermedi ve tatsız bir şekilde toplantı bitti. Suphi sonunun geldiğini, işten atılmasına ramak kaldığını biliyordu.
Suphi’nin şirketi  [Devamini Oku →]

Kubilay

Kubilay tarafından

MAVİSİ ÇALINAN DENİZ

May 6, 2011 at 09:07 in Anı Romanı by Kubilay · Leave a Comment »

Ya partili arkadaşları? İsmail, Avukat Mustafa, Tilki Selim, Aybar, Cenan, Aydın…
Haberleşememişlerdi uzunca bir süre. Sağdan soldan gelen haberler de çok sağlıklı değildi. Gerçi Suphi göz altına alındığı için özellikle uzak durdu arkadaşlarından. Onların da başına bir iş gelmesin diye. Başta uzak durması, zamanla birbirlerinden kopmalarına da neden olmuştu.
Suphi de değişime, değer yargılarını yitirmeden, geçmişini yadsımadan uymanın nasıl olacağını düşünüyordu.
********
Suphi her ay İstanbul’a şirket toplantısı için gidiyordu. Kimi zaman aynı gün akşam dönüyor, kimi zaman  [Devamini Oku →]

Kubilay

Kubilay tarafından

MAVİSİ ÇALINAN DENİZ

May 5, 2011 at 10:11 in Anı Romanı by Kubilay · Leave a Comment »

Sakıncalı olduğu bilgisi gelmişti birliğine. Suphi yaşamı boyunca çekecekti bu kamburu, alışmalıydı. Başka da yapacak bir şeyi yoktu. Hiçbir subay ve astsubay neden garnizona gitmediğini sormadı.
Üç gün sonra tabur komutanı yeniden çağırdı. Suphi hakkında sıkıyönetim komutanlığınca dava açılmıştı. Beş-on beş yıl hapsi isteniyordu. İlk duruşması da bir ay sonraydı. Tebligat önce evine gelmiş, oradan da birliğine gönderilmişti. Suphi’nin içini yeniden korku kapladı. Oysa biraz olsun rahatlamıştı. İlk duruşma günü için izin aldı ve Ankara’ya geldi. İlk duruşmada  [Devamini Oku →]

Kubilay

Kubilay tarafından

MAVİSİ ÇALINAN DENİZ

May 4, 2011 at 10:28 in Anı Yazılarınız by Kubilay · Leave a Comment »

Duruşunu hiç bozmadan dim dik ayakta dikildiler. Kimi bir dipçikte, kimi üç dört dipçikte yıkıldı yere. Dayağa ara verildi. Tekrar hizaya sokuldular.
“Sağdan say!” Komutu işe yaramadı. Cılız, çelimsiz, iri kıyım, öğretim üyeleri, avukatlar, öğrenciler, kim varsa kımıldamadı yerinden. Gazeteci Atilla’nın,
“İnsanlık onuru işkenceyi yenecektir.” diye bağırmasıyla tüm koğuş hep bir yürekten,
“İnsanlık onuru işkenceyi yenecektir.” diye bağırmaya başladı. Mamak Mamak olalı böyle direnç görmedi. Askerler şaşırdı. Komutan şaşırdı. Faşistler şaşırdı. Coplanan, dipçik yiyen yıkılıyor ayaktakiler bağırmaya  [Devamini Oku →]

Kubilay

Kubilay tarafından

MAVİSİ ÇALINAN DENİZ

May 3, 2011 at 11:29 in Anı Romanı by Kubilay · Leave a Comment »

“Gidiyoruzzzz…” komutuyla kamyonun kapıları kapatıldı ve kamyon hızla hareket etti.
Kamyonun her tarafı kapalıydı. En üstteki camlar da demir kafesle çevriliydi. Kamyon hızla ilerlerken kamyonun içindekiler birbirlerinin yüzüne bakarak tanıdık olup olmadığını anlamaya çalışıyorlardı. Uzun bir yolculuktan sonra kamyon askeri bir birliğe geldi. Kamyondakiler teker teker indirildi. Uçsuz bucaksız bir arazide, derme çatma uzun bir binaya sokuldular. Binanın içinde küçük küçük odalar vardı. Odaların kapısında doktor, berber, fotoğrafhane, hela, komutan…. gibi yazılar yazıyordu. Önce doktorun odasına  [Devamini Oku →]

Kubilay

Kubilay tarafından

MAVİSİ ÇALINAN DENİZ

May 1, 2011 at 09:05 in Anı Romanı by Kubilay · Leave a Comment »

“Ağbi makamdan seni çağırıyorlar.” diye umursamaz bir tavırda konuştu. Odadaki herkes şaşırdı çünkü bu olağan bir durum değildi. Kimi terfi edeceğinden, kimi sürüleceğinden dem vurdu. Suphi kararlı adımlarla makamın olduğu kata gitti. Genel müdürün sekreteri,
“Hoş geldiniz Suphi Bey.” diyerek hiç bekletmeden genel müdür beyin odasına aldı Suphi’yi. Suphi içeri girdiğinde; genel müdür, daire başkanı ve tanımadığı üç adam oturuyordu odada. Genel müdür,
“ Buyrun oturun Suphi Bey” dedi.
Suphi oturdu. Genel Müdür,
“ Suphi Bey, beyefendiler emniyetten.”  [Devamini Oku →]

Kubilay

Kubilay tarafından

MAVİSİ ÇALINAN DENİZ

Nis 30, 2011 at 19:50 in Anı Romanı by Kubilay · Leave a Comment »

Suphi,
“ Sakın böyle düşünme. Ben seni kabullenemedim ki reddedeyim. Ayrıca seni kabullenemem senin kötü ya da değersiz olduğun anlamına gelmez. Farklıyız, tüm çelişkimiz bu.”
Elif,
“ Sen farklısın.”
Suphi,
“ Peki öyle olsun.”
Her ikisi de uzunca süre konuşmadı. Boş gözlerle etrafa bakındılar.
Suphi’in,
“Belki iki aşık olamadık ama iki iyi arkadaş olabiliriz.” sözü bıçak gibi saplandı Elif’in yüreğine.
Elif,
“ Dedim ya, reddedilmek hiç yaşamadığım bir duygu. Sanırım beni üzen bu.”
Suphi,

[Devamini Oku →]

Kubilay

Kubilay tarafından

MAVİSİ ÇALINAN DENİZ

at 01:30 in Anı Romanı by Kubilay · Leave a Comment »

Suphi’nin sözleriyle sessizlik bozuldu. Suphi eve geldiğinde kimse yoktu. Saatine baktı,
“Birazdan bizimkiler gelir.” dedi kendi kendine.
Yarım saat sonra annesiyle babası geldi.
Babası,
“ Delikanlı mezun gözüyle bakabilir miyiz sana.”
Suphi,
“ Sanırım üç gün sonra netleşir baba.”
Annesi oğluna moral vermek için,
“ Üzülme oğlum, geç olsun da güç olmasın. Bir yıl daha okursun.” dedi.
Suphi,
“ O kadar uzun boylu değil anne. Şüpheli bir dersim var. Kahvede soruların ayrıntılarına baktım.

[Devamini Oku →]

Kubilay

Kubilay tarafından

MAVİSİ ÇALINAN DENİZ

Nis 28, 2011 at 23:55 in Anı Romanı by Kubilay · Leave a Comment »

“ Aaa ne güzel benim de öyle.”
Suphi,
“ Hemen köşede kahvemiz var isterseniz oraya gidelim.”
Elif,
“ Biliyorum. Ben de buraya yakın oturuyorum. Hadi gidelim.”
Suphi,
“ Kaçıncı sokakta oturuyorsunuz?”
Elif,
“ 71de.”
Suphi,
“ Yakınmışız ben de 75 de oturuyorum, hemen arka sokağınız.”
Elif,
“ Ne güzel, komşuymuşuz.”


[Devamini Oku →]

Kubilay

Kubilay tarafından

MAVİSİ ÇALINAN DENİZ

Nis 27, 2011 at 19:33 in Anı Romanı by Kubilay · Leave a Comment »

Suphi ve Mustafa eve gitmek üzere otobüs durağına yürürken Suphi,
“ Kendimi çok suçlu hissediyorum. Annem bana çok üzüldü. Sanırım ondan hastalandı.”
Mustafa,
“ Üzüntüden ateş yükselmez. Sanırım üşütmüş.”
Suphi,
“ Umarım önemsizdir rahatsızlığı.”
Mustafa,
“ Önemli bir şeyi olduğunu sanmıyorum. Sen merak etme, yarın ben hocalarla tekrar konuşurum.”
Suphi,
“ Sağ ol Mustafa çok iyisin.”
Mustafa,
“ Lafı mı olur Suphi? Senin annen benim annem demektir.”

[Devamini Oku →]

Kubilay

Kubilay tarafından

MAVİSİ ÇALINAN DENİZ

Nis 26, 2011 at 18:04 in Anı Romanı by Kubilay · 1 Yorum »

“ Konuyu tam anlayamadım, biraz açar mısın Suphi?”
Suphi,
“ O zaman konunun başlıklarını belirleyerek başlayalım tartışmaya. Günümüzde cinsellik nedir? Nasıl olmalıdır? Devrimcilerin cinselliğe bakışı nedir? Genel anlamda konumuz bu olsun.”
Zeki,
“ Bu kavga olayından sonra konuya fazla yoğunlaşabilir miyiz? Bilmiyorum.”
İsmail,
“ Zeki haklısın başka bir birlikteliğimizde tartışırız” diyerek konuyu bitirdi.
Zeki,
“ Dilerseniz kavgaya dönelim. Sıcağı sıcağına bunu tartışalım.”
Hepsi başıyla onayladı. Zeki, konuşmasına devam etti.

[Devamini Oku →]

Kubilay

Kubilay tarafından

MAVİSİ ÇALINAN DENİZ

Nis 23, 2011 at 08:02 in Anı Romanı by Kubilay · Leave a Comment »

“Gece on buçuk gibiydi, ifademizi alıp salıverdiler.”
Halil,
“Neler sordular?” diye konuşmaya katıldı.
Suphi,
“Hiçbir şey.” deyince Halil de Mehmet de rahatladı. Mehmet, Suphi’ye dönerek,
“ İstersen bu gün okula gitme, hatta kahvede bile oturma belki tekrar alırlar seni.” dedi.
Suphi, başıyla Mehmet’i onayladı. Hemen kahveden çıktı. Önce Kızılay’a gitmeyi düşündü, sonradan vazgeçti. Eve gitmeye karar verdi.
Eve geldiğinde, annesi,
“Hayırdır oğlum, neden erken geldi?”
“Bugün canım derse girmek istemedi.”

[Devamini Oku →]

Kubilay

Kubilay tarafından

MAVİSİ ÇALINAN DENİZ

Nis 21, 2011 at 16:25 in Anı Romanı by Kubilay · 2 Yorum »

Suphi çok bitkindi. Yorgunluktan ve yediği dayağın etkisinden ayakları bedenini taşıyamaz olmuştu. Hemen şoförün arkasındaki koltuğa otur-dular. Şoför dikiz aynasından bakarak,
“Geçmiş olsun birader.” der demez, Aylin, Suphi’nin konuşmasına fırsat vermeden,
“Sağ olun buzda kayıp düştü, üstelik bir de araba çarptı, ama iyi.” dedi.
Şoför,
“Bununla geçmiş olsun, ortalık kar, buz dikkatli olmaz lazım. Yine de Allah korumuş.” dedi.
Yollar bomboştu. Ankaralı evine çekilmişti. Otobüs bütün durakları durmadan geçti. Biraz ısınmışlardı ki Aylin şoföre seslenerek,
“Bu  [Devamini Oku →]

Kubilay

Kubilay tarafından

MAVİSİ ÇALINAN DENİZ

Nis 20, 2011 at 01:20 in Anı Romanı by Kubilay · Leave a Comment »

Sanırım“ Aylin’le tanışıyorsun. Biz de yeni tanıştık, devrimci bir arkadaş.”
Suphi, Sinan’ın sözünü kesercesine ve sinirli bir şekilde,
“Ben faşistleri soruyorum.”
Aylin,
“Beyefendi çok sinirli, hele bir sakinleşsin ondan sonra konuşuruz.”
Suphi, olabildiğince Aylin’le göz göze gelmek istemedi. Bunu fark eden Ahmet, Suphi’nin neden böyle bir tavır sergilediğini anlamadı. Kısa bir sessizlikten sonra Ahmet, Suphi’nin sorusunu yanıtladı.
“Son olaylardan sonra gelemediler. Sınavlara gelen üç beş faşistten başka kimse yok. Bundan sonra okula saldıramazlar.”
Ahmet’in bu konuşması  [Devamini Oku →]

Kubilay

Kubilay tarafından

MAVİSİ ÇALINAN DENİZ

Nis 18, 2011 at 14:41 in Anı Romanı, Roman by Kubilay · 1 Yorum »

“Mahalleliden ne farkım var?” Hiç olmazsa onlar benden daha dürüst, düşündüklerini gizlemiyor, kadının yüzüne söylüyorlar.” diye geçirdi içinden.
Behlül’le, Mustafa’yla, Fevzi’yle tartışmaları, polis, Işık Hanım, öğ-renci olmanın dayanılmaz sorumluluğu, ülkede yaşanan olaylar, çelişkiler kafasında düğüm olmuş, içinden çıkılmaz bir hal almıştı. Belirli belirsiz mırıldanmalarının ardından gözleri kapandı gitti.
Behlül, Mustafa, Fevzi, Sedat, Artvinli dört arkadaştı. Ankara’daki üniversiteleri kazanmış ve birlikte ev tutmuşlardı. Suphi de devrimci hareket içinde tanışmıştı onlarla. Behlül, Fen Fakültesi Jeoloji Mühendisliğinde okuyordu. Sessiz sedasız  [Devamini Oku →]