Hasan Tülüceoğlu için olan arşivi geziyorsunuz.

Hasan Tülüceoğlu

Hasan Tülüceoğlu tarafından

ALLAH’TAN TANRI’YA, TANRI’DAN RABBE!

Oca 28, 2012 at 08:03 in Eleştiri by Hasan Tülüceoğlu · 1 Yorum »

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Cumhuriyet döneminin bu millete en büyük kültür hizmeti, Hasan Ali Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı döneminde onun gayretleriyle Doğu ve Batı klasiklerinin Türkçeye çevrilmesidir. Muhafazakar kesimde çok eleştirilse de Hasan Ali Yücel, eğitim ve kültür çalışmalarıyla bu ülkeye büyük hizmetler yapmıştır. Köy Enstitüleri de bu güzel hizmetlerden biridir.
Aynı zamanda dilde sadeleşme adına Türk diline farkında olunmadan zarar verilmiştir. Sadeleşme furyasının hakim olduğu ortamda çevirisi yapılan Dünya Klasikleri, bu sadeleşmeden yeterince nasibini almıştır. Ancak her şeye rağmen  [Devamini Oku →]

Hasan Tülüceoğlu

Hasan Tülüceoğlu tarafından

PASİF GÜÇ

Oca 12, 2012 at 14:22 in Makale by Hasan Tülüceoğlu · Leave a Comment »

Hasan TÜLÜCEOĞLU
“İşte o anda, elimde tüfek orada beklerken, beyaz adamın Doğu’daki hakimiyetinin boşluğunu ve faidesizliğini idrak ettim. İşte ben, elinde silahı ile beyaz adam, silahsız yerli ahali önünde ayakta; ve görünürde baş aktör idim. Ama, realitede ben, sadece arkadaki bu sarı yüzlerin iradesiyle oraya buraya sürüklenen manasız bir kuklaydım. O anda beyaz adamın zulme yönelmesi halinde kendi öz hürriyetlerini yok etmiş olacağını da sezdim. Bu durumda o, bir nevi boş bostankorkuluğu, klasik bir Avrupa efendisi tipi kazanır.  [Devamini Oku →]

Hasan Tülüceoğlu

Hasan Tülüceoğlu tarafından

KUTLAMA MI, HIRISTİYANLAŞMAK MI?

Oca 2, 2012 at 01:16 in Hisleriniz ve Düşünceleriniz, Makale by Hasan Tülüceoğlu · 6 Yorum »

Hasan TÜLÜCEOĞLU
İnsanların çoğunluğunun sigara içmesinden hareketle sigara içmek iyi ve güzeldir denilebilir mi? Aynı şekilde toplumda içki tüketiminin yüksek oranda olmasına bakılarak içki içmek bir zorunluluk ve gereksinimdir genellemesi yapılabilinir mi? Örnek olarak son din İslam dininden önce gönderilen peygamberler ve onların insanları, getirdikleri dinlere davetlerine rağmen toplumlarca pek rağbet görmemelerinden hareketle peygamberlere rağbet etmeyip putperestlikte ısrar eden insanlığın bu batıl ısrarlarında haklı olduklarını söyleyebilir miyiz? Asırlarca insanların çoğunluğunun putperest olmaları putperestliği geçerli ve meşru kılar mı?
 [Devamini Oku →]

Hasan Tülüceoğlu

Hasan Tülüceoğlu tarafından

KOMÜN KRALA AĞLAMAK

Ara 30, 2011 at 13:02 in Eleştiri by Hasan Tülüceoğlu · Leave a Comment »

 Hasan TÜLÜCEOĞLU
 Ağlamanın, taklidi en zor yapılabilen bir davranış olduğu düşünüldüğünde Kuzey Kore lideri Kim Jong İl’in ardından her kesimden kuzey Korelinin taklitten uzak içten ve samimi ağlamaları son zamanlarda şahit olduğumuz ilginç olaylardan biri.
Televizyon spikerinin içten ve samimi, doğallıkla gözyaşlarına boğulması hem gerçekçi hem de inanılması güç bir durum. Argo ifadeyle numara mı yapıyorlar diye insan alternatif olarak düşünebiliyor. Bu ağlamaların tamamen gerçek ve kendiliğinden olduğuna inanıyorum.
Hayata veda eden insanlar ardından elbette üzüntü, keder ve  [Devamini Oku →]

Hasan Tülüceoğlu

Hasan Tülüceoğlu tarafından

BALANS AYARI VE TERÖR

Kas 12, 2011 at 03:28 in Makale by Hasan Tülüceoğlu · Leave a Comment »

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Cemil Meriç, ‘Bir Facianın Hikayesi’ adlı kitabında terörle ilgili şunları yazar: “Terörizm, bir metod veya metodun dayandığı teori. Bu metoda başvurarak örgütlenmiş bir grup veya parti şiddet yoluyla amaçlarını gerçekleştirmeğe çalışır. Tedhiş eylemlerinin muhatabı, adı geçen toplulukların emelleri karşısına engel olarak çıkan fertler, kurumlar veya devlet temsilcileridir. Bazan mallar, makinalar, ormanlar, ekili topraklar da siyasî terörizmin genel programına ek olarak tahrip konusu olabilir… Terörist tehdit etmez. Cana kıymak, yakıp yıkmak faaliyetinin bir parçasıdır… Terörizm, fertlerden çok  [Devamini Oku →]

Hasan Tülüceoğlu

Hasan Tülüceoğlu tarafından

7.2’LER KADER Mİ?

Kas 2, 2011 at 17:50 in Makale by Hasan Tülüceoğlu · 1 Yorum »

 Hasan TÜLÜCEOĞLU
Teröre verdiğimiz 24 şehidimizin şokunu henüz atlatamamışken bir Pazar ikindi vakti Van’da 7.2’lik deprem şokuna tutulduk.
17 Ağustos 1999 Depremi bu ülkeyi çok sarsmıştı. Devamı birkaç yıl depremle yatıp kalktık. Deprem bilimcilerini tanıdık; deprem gerçekleri ve ayrıntılarını öğrendik. Bir doğal afette komplo teoriler ürettik. Bilimcilerin yönlendirmesiyle 99’dan bugüne hep bir İstanbul depremi bekledik. Bazı deprem bilimcilerinin yakın zamanda işaret ettikleri üzere beklenti, yüksek şiddette doğunun en mamur yeri Van’da gerçekleşti.
99 Depreminden sonra devlet deprem gerçeğini ciddiye alıp ciddi yasalar çıkardı.  [Devamini Oku →]

Hasan Tülüceoğlu

Hasan Tülüceoğlu tarafından

YERLİ ARABADAN TEKNOLOJİMİZİ KURMAYA CUMHURİYET İDEOLOJİMİZ

Eki 16, 2011 at 01:06 in Makale by Hasan Tülüceoğlu · 3 Yorum »

Hasan Tülüce

Hasan TÜLÜCEOĞLU
“Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Milli kültürümüzü muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız. Bunun için, bizce zaman ölçüsü geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nispetle, daha çok çalışacağız. Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur.” (10. Yıl Nutku; Mustafa Kemal ATATÜRK)
Atatürk’ün Onuncu Yıl Nutku’nda bu şekilde  [Devamini Oku →]

Hasan Tülüceoğlu

Hasan Tülüceoğlu tarafından

PANORAMİK FETİH

Eki 5, 2011 at 20:41 in Makale by Hasan Tülüceoğlu · Leave a Comment »

Hasan TÜLÜCEOĞLU
İletişim ve bilgilenmede internet, taşrada bulunmanın dezavantajlarını kaldırmakla birlikte İstanbul’da bulunmak elbette artı bir avantajdır.
Nerede olursak olalım internet sayesinde tüm dünyadan anında haberdar olabilmekte, istediklerimizle hemen iletişime geçmekteyiz. Bu sayede 2009’da açılan ‘Panorama 1453’ten haberdar olmuşken benim için bu mekânı görmek taşra dezavantajından dolayı iki yıl gecikti.
Üniversite öğrenciliğimde taşradan 303 otobüslerle gelip indiğim Topkapı otogarının izlerini ararken çocuklarla birlikte Panorama 1453’ün kümbet görünümlü binasında buldum kendimi.
Panorama müzesine girdiğinizde, İBB Kültür A.Ş.’nin internet sitesinde açıklanan “İSTANBUL 1453 Panoramik  [Devamini Oku →]

Hasan Tülüceoğlu

Hasan Tülüceoğlu tarafından

TÜRK OLUP İNGİLİZ YAZMAK: İSKENDER

Eyl 24, 2011 at 02:02 in Eleştiri, Kitap Özetleri ve Eleştirileri by Hasan Tülüceoğlu · 6 Yorum »

hasan tülüceoğlu

 

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Şiiri farklı kılan içerdiği belagattir. Ondaki ahenk, uyum, benzeşim, mecaz ve beliğ ifadeler hatta melodiler insanı kendine çeker.
Belagat dediğimiz bu üstün ifadeler en yoğun şiirde olmakla birlikte nesir denilen metinler içinde söz konusudur. Dilin nesirle belagatinin işlenmesi başta öykü ve roman dediğimiz edebi türleri meyve vermiştir.
Çeviri her ne kadar mükemmel olsa da kesinlikle orijinalin yerini tutamaz. Asıl belagat orijinal metinler için geçerlidir. En üstün belagatli çeviri bir şiir, şairin kendi öz dilinde yazdığı şiirdeki tadı bize vermeyecektir.
Roman,  [Devamini Oku →]

Hasan Tülüceoğlu

Hasan Tülüceoğlu tarafından

LALE DEVRİNİN DEMOKRAT HAVASI

Ağu 26, 2011 at 20:51 in Makale by Hasan Tülüceoğlu · Leave a Comment »

 Hasan TÜLÜCEOĞLU
İlmi çalışmalar, bilimsel inkişaflar hep toplumların hür ve demokrat ortamlara kavuştuğu dönemlerde gelişip neşvü nema bulmuştur.
Avrupayı bugünkü seviyeye getiren toplumun üzerine bir kabus gibi çöken ortaçağ kilise baskısından kurtulmasıdır. Bu dayatmacı ve zorlayıcı anti demokrat baskının kalkması elbet kolay olmamıştır. Meydanlarda nice insanlar yakılmış, giyotinlerde yüzlerce kafa  kopartılmıştır.
Demokrasinin hakim olduğu antik Yunan’da günümüz biliminin temellerini kuran bilginler yaşamıştır. O gün Aristo her ne kadar bazı açılarda dömeokratik yönetimi eleştirse de şayet o böyle bir ortamda yaşamamış olsaydı  [Devamini Oku →]

Hasan Tülüceoğlu

Hasan Tülüceoğlu tarafından

HZ. ÖMER’İN DEMOKRASİSİ

Ağu 24, 2011 at 02:20 in Makale by Hasan Tülüceoğlu · Leave a Comment »

 Hasan TÜLÜCEOĞLU
Bu ifade demokrasi kültüründen gelmemiş, ataerkil, anti-demokrat, monarşik ve otokratik doğu toplumları geleneksel özelliklerine sahip toplumun fertleri olarak bizlere biraz tuhaf gelecektir.
Hz. Peygamber’in getirdiği yeni, en son ve mükemmel din, Antik Yunan geleneklerinden daha çok demokrasiyi içinde barındırıyordu. Hz. Muhammed tüm insanların en seçkini olarak hiçbir zaman sultanlık emarelerine bile yaklaşmamıştır. Meclisi mescid olan O, her konuda herkesin görüşüne yer ve değer vermişti.
İfade ettiğimiz gibi demokrasi kavramına uzak olan doğu toplumları olarak bugün Hz. Muhammed ve O’nun  [Devamini Oku →]

Hasan Tülüceoğlu

Hasan Tülüceoğlu tarafından

BİRİLERİ BU MİLLETİN MANEVİ DEĞERLERİYLE FENA OYNUYOR!

Haz 8, 2011 at 22:38 in Makale by Hasan Tülüceoğlu · Leave a Comment »

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Millet olarak en etkin ve en geniş ortak menfaat paydamız din ve dini değerlerdir. En etkili ve en uzun süre manevi menfaatler ortaklığını devam ettiriyoruz. Maddi ortak menfaatler bu toplumun fertlerini belli bir yere kadar bir arada tutabilmektedir. İşin içine manevi menfaatler ortak paydası girdiğinde her şeye rağmen bu ortaklığı yürütme becerisi gösteriyoruz.
Osmanlı gücünü din ve dini değerlerden alıp beslenen bir devletti. Bu ortak payda Osmanlı adıyla bu millete en uzun devleti yaşattı.
Fuat paşanın “biz  [Devamini Oku →]

Hasan Tülüceoğlu

Hasan Tülüceoğlu tarafından

YOKSA İSTANBUL HİÇ BİZİM OLMADI MI?

Haz 1, 2011 at 22:37 in Genel by Hasan Tülüceoğlu · Leave a Comment »

imagesCAP9XTQF

Fatih’in, fethin en güç, en zor, en kritik bir anında İstanbul’u fethetmedeki kararlılığını ortaya koyduğu şu sözü söylediği rivayet edilir:

“Ya İstanbul beni, ya ben İstanbul’u alırım”.Peygamber Efendimizin İstanbul’un fethedileceğiyle ilgili meşhur sözünden dolayı İslam orduları İstanbul’u fethetmek için seferler düzenleyip kuşatmalar yapmışlardır. Efendimizin vefatının bir süre sonrasında Hz. Muaviye, İstanbul’u fetih için ordu çıkarmış ve sahabelerin bulunduğu bu ordu İstanbul surlarını zorlamıştır.Osmanlılar fetih için en ciddi kuşatmayı Yıldırım Beyazıt zamanında yapmışlardır. Yardıma  [Devamini Oku →]

Hasan Tülüceoğlu

Hasan Tülüceoğlu tarafından

AVRUPA’YA AÇILAN İLK PENCERE

May 13, 2011 at 00:43 in Genel by Hasan Tülüceoğlu · Leave a Comment »

Okullarda istisnasız tüm tarih derslerinde Lale Devri’nin “zevk-ü sefa, abartılı bir eğlence devri” olduğu anlatılır. Dolayısıyla bu zevki sefaya düşkünlük koca bir devletin çöküşünü başlatmıştır.
Üstat Necip Fazıl’ın meşhur ifadesi vardır: “İnanmıyorum, bana öğretilen tarihe! Sebep ne, mezardansa bu hayatı tercihe?”.
Maalesef tarihi gerçekler bazen bize tek taraflı, yanlı ve hatta eksik olarak anlatılmıştır. İyi bir okumayla bu eksiklikler fark edilecektir.
‘Lale Devri’ olarak adlandırılan bu devir, sosyal, toplumsal ve kültürel oluşumlarda tarihimizin çok kritik bir dönemidir. “Zevk-ü sefa ve  [Devamini Oku →]

Hasan Tülüceoğlu

Hasan Tülüceoğlu tarafından

MIZIKA-İ HÜMAYUN’DAN SENFONİ ORKESTRASINA MEHTERAN GÜNCELLEMESİ

Nis 19, 2011 at 22:56 in Makale by Hasan Tülüceoğlu · Leave a Comment »

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Devletin Üçüncü Selim’le planlı programlı topyekun giriştiği yenileşme(Avrupalılaşma) hareketi maalesef  Sultan’ın hayatına mal olmakla birlikte halefi II. Mahmut, o gün için tehlikeli bu kulvarda devlet iradesini ayanlar belasını def edip otoritesini sağlamlaştırdıktan sonra devam ettirdi. Devletin bel kemiği, devamının zorunluluğu aynı zamanda devlet iradesini tehdit eden en büyük bela durumundaki Yeniçeri Ocağı, uzun süren güç uğraşlar sonunda ‘Vaka-i Hayriye’ adıyla isimlendirilerek kaldırılmıştı. Devlet, Üçüncü Selim’in kurduğu Avrupa tarzı orduda devam edecekti.

[Devamini Oku →]

Hasan Tülüceoğlu

Hasan Tülüceoğlu tarafından

AH NİZAM-I CEDİD, VAH III. SELİM!

Nis 8, 2011 at 20:35 in Makale, Osmanlı Tarihi by Hasan Tülüceoğlu · Leave a Comment »

Hasan TÜLÜCEOĞLU
III. Selim’in, Osmanlı devlet yönetiminin artık Avrupa’yı yakalaması gerektiği düşüncesiyle büyük uğraşlarla kurduğu batı tarzı düzenlenmiş Nizam-ı Cedid ordusu aslında başarıyı yakalamıştı. Bu ordu Akka’da meşhur Napolyon’un ordusunu yenmişti.
Üst düzey bazı Osmanlı devlet yöneticilerinin dışında Osmanlı, aydını, memuru ve halkıyla henüz yeniliklere tam açık değildi. Modern anlayıştan uzak ilmiye sınıfı ve artık devletin başına yük olamaya başlamış ordu(yeniçeri ocağı) Batıya ve batı tarzı yeniliklere tamamen karşılardı.
İçerdeki bu ve benzeri sebepler ve birazda dışarının  [Devamini Oku →]

Hasan Tülüceoğlu

Hasan Tülüceoğlu tarafından

KADDAFİ TAMAM DA MASUM HALK VE MÜSLÜMAN HALKLARIN GELECEĞİ NE OLACAK!

Mar 26, 2011 at 10:21 in Makale by Hasan Tülüceoğlu · 2 Yorum »

Hasan TÜLÜCEOĞLU
İlahiyat fakültesi öğrencisi, dindarlık gayretinde bir genç olarak Kaddafi’yi seksenlerde yeşil kitabıyla tanıdım. O yıllar Kaddafi İslami camiaya müslümanlara gelecek vaat edebilecek dindar bir müslüman lider olarak tanıtılmak isteniyordu.
Sabık Irak lideri Saddam ise Kaddafi’ye eşdeğer zamanlamada İslami camiaya yaptığı Halep’çe katliamıyla müslüman ancak İslam düşmanı bir lider olarak anlatılıyordu.
Saddam’ın da Kaddafi’nin de Esat’ın da Nasır’ın da birer Saddam, Kaddafi, Esat ve Nasır olmaları kendilerinden değil Batıdan kaynaklanıyordu. Batının yetiştirdiği bu liderler ortadoğu halkına  [Devamini Oku →]

Hasan Tülüceoğlu

Hasan Tülüceoğlu tarafından

MİTHAT PAŞA’DAN 28 ŞUBAT’A, EHL-İ BEYTİ HANEDANLAŞTIRMA

Mar 15, 2011 at 10:27 in Makale by Hasan Tülüceoğlu · 2 Yorum »

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Osmanlı, küçük bir beylikten imparatorluğa, adıyla anılan aileye mensubiyetle birlikte asıl Türk milletinden güç alıp ona hizmet ederek büyümüş, Türklerin kurduğu en büyük devletti.
Beylikten itibaren devleti Osmanoğulları kurdular ve onlar devam ettirdiler. Ancak Osmanoğulları öncelikle mensup oldukları Türk halkı için vardılar. Bu samimiyete inanan Türk milleti de Osmanoğulları yönetimine destek verip sahip çıktı. Yönetici halk kenetlenmesi sonuçta koca bir imparatorluğu doğurdu.
Zaman zaman yönetime müdahaleler, tahtan indirilenler çıkarılanlar oldu. Ama ne olursa olsun Osmanlı  [Devamini Oku →]

Hasan Tülüceoğlu

Hasan Tülüceoğlu tarafından

İLK BATILILAŞMA KAHRAMANIMIZ: II. MAHMUT

Şub 28, 2011 at 12:36 in Makale, Osmanlı Tarihi by Hasan Tülüceoğlu · 1 Yorum »

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Batının bilimsel ve teknolojik gelişmeler sonrası insanlığa modern dünyayı sunmasıyla tüm doğu ve özelde bizde her şey gerisin geri tersine dönmüştü.
Ergenekon’dan çıktığımız günden beri yönümüzü güneşin battığı yere dönmüş; hedefimiz hep batı olmuştu. Selçuklularla Anadolu’ya yerleşmiş Osmanlılarla balkanlar adeta bir Anadolu olmuştu. Şimdilerde zevk-i sefa boyutunda anlatılan en güçlü zamanımız Sultan Süleyman’la tüm Avrupa’yı dize getirmiştik. En cesur, en güçlü, en zeki, en kahraman şövalyeler bile meydanlarda Türk askerine dayanamıyordu. İstihbarat ağımızla Avrupa ülkelerine  [Devamini Oku →]

Hasan Tülüceoğlu

Hasan Tülüceoğlu tarafından

VARLIK VE GÜÇ

Şub 11, 2011 at 22:41 in Makale by Hasan Tülüceoğlu · Leave a Comment »

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Varlık her zaman gücü beraberinde getirmiştir. Güçlü olmak varlıklı olmayı zorunlu kıldığından başlangıçta varlığa sahip olmayan güç sonuçta varlığı kendine çekmiş devamlılığını onun sayesinde sağlamıştır.  Her zaman, mekan ve toplumda bu varlık-güç ilişkisi görülür.
İnsanlar doğal olarak varlığı elinde tutanların etraflarında halkalanmışlardır. Varlıklı iseniz bir halkanız vardır. Dolayısıyla etrafınızdaki insanların size ithaf ettikleri bir güce sahipsinizdir.

Aslında din bu döngüyü kırmak istemiştir. Peygamberler ve aileleri varlığı elinde bulundurup güç halkası edinmişlerden değillerdi. Soylu, belirli bir aileye  [Devamini Oku →]