Emine Sevinc Oksuzoglu için olan arşivi geziyorsunuz.

Sanat ve Felsefe İlişkisi

Tem 14, 2011 at 15:23 in Bilimsel Araştırma Yazılarınız, Felsefe, Kültür ve Sanat by Emine Sevinc Oksuzoglu · Leave a Comment »

Sanat ve felsefe bazı yönleriyle birbirine uzak uğraşı alanları olarak görülüyorken, bir yandan da aralarında bazı ortaklıklar bulunması nedeniyle birbiriyle sıkı bir ilişki içerisindedir. Sanat ile felsefe arasındaki ortak ve ayrı yönleri belirlemede belki de bizim için hareket noktası oluşturacak düşünce, sanatın daha çok dış dünyadaki varlıkların insanlar üzerinde uyandırdığı duyguları anlatmaya çalışması; felsefenin ise dış dünyadaki o varlıkların iç yapısına ulaşmaya çalışarak, mantıksal düşünce ile daha soyut ve derin gerçeklere ulaşmaya çalışmasıdır.
Sanatçılar, daha çok gözle görülen  [Devamini Oku →]

Boraltan Köprüsü (Tarihte Bir Yüz Karası)

Tem 13, 2011 at 15:37 in Osmanlı Tarihi, Tarih, Türk Tarihi by Emine Sevinc Oksuzoglu · 2 Yorum »

 Türk tarihinde Türk’ün Türk’e yaptığı büyük ihanetlerden biri, Azerbaycanlı soydaşlarımızın Boraltan Köprüsü’nü geçerek Türkiye’ye sığınma isteklerini, Türk hükümetinin geri çevirip Ruslara teslim edilmesi olayıdır. Bu olay, tarihin ve Türklüğün bir yüz karası olarak hatıralarda kalmıştır. Çanakkale’de düşman askerinin bile yarasını sarmayı şeref bilen, destanlar yazan, çağ açıp çağ kapatan Türk ulusunun vicdanı, şerefi ve soydaşlık bağı, diplomasiye ve bürokrasiye yenik düşmüştür!
1944 yılında Orta Asya, Sovyet Rusya’sı tarafından işgal edilmiş ve komünist sisteme karşı koymak için atılan en  [Devamini Oku →]

Türk Dilinin Gelişim Tarihi

Tem 12, 2011 at 15:20 in Türk Tarihi, Türkçe ve Dilbilgisi by Emine Sevinc Oksuzoglu · 3 Yorum »

Türk dilinin üstün niteliklerinin işlenerek gelişmesini geciktiren, dahası engelleyen durumlar tarih boyunca var olagelmiştir. Türklerin Anayurt diye adlandırdığı Ortaasya bozkırında, doğa koşullarının zorlamasıyla oluşan göçebe yaşamı, yerleşik düzene geçmeyi önlemiştir. Böylece kentlileşme (uygarlaşma ) zorlaştığından Türkçenin gelişmesi gecikmiştir. Bozkırın yorucu-sıkıntılı yaşam koşulları ve olumsuz iklim değişmeleri yüzünden, çevre bölgelere ve özellikle Batı ülkelerine doğru göçen Türk boyları, ayrımlı toplumlarla karşılaşmışlardır. O toplumların dillerinden ve kültürlerinden geniş biçimde etkilenmişlerdir. Çevre ile ilişkiler ve göçler sonucunda Türkler kendi öz şamanlık  [Devamini Oku →]

Türk Dilinin Yaşı Sorunu

Tem 10, 2011 at 15:16 in Türk Tarihi, Türkçe ve Dilbilgisi by Emine Sevinc Oksuzoglu · Leave a Comment »

Türklük bilimi konuları içinde, birçok farklı görüşün ve tezin ileri sürüldüğü konulardan biri de Türkçenin kaç yaşında olduğudur. Ortaya atılan görüşler içinde, kuşkusuz dikkate değer olanlar vardır; fakat biz, bu alanda çok önemli bir gelişme sağlayarak Türkçenin tarihi gelişimi hakkında farklı bir ivme kazandırmayı başaran Osman Nedim Tuna’nın çalışmasını temele alarak, siz değerli araştırmacılarımızı bilgilendirmeye çalışacağız.
“Sümer ve Türk Dillerinin Tarihi İlgisi ve Türk Dili’nin Yaşı Meselesi” adlı eserinde, Prof. Dr. Osman Nedim Tuna, 168 sözcükteki türlü ses  [Devamini Oku →]

Türkçenin Tarihi Gelişimi

Tem 9, 2011 at 15:10 in Bilimsel Araştırma Yazılarınız, Tarih, Türkçe ve Dilbilgisi by Emine Sevinc Oksuzoglu · 1 Yorum »

 Eski Türkçe
Türk yazı dilinin ele geçen ilk örnekleri Orhun Âbidelerinin metinleridir. Fakat bu metinler şüphesiz Türk yazı dilinin ilk örnekleri değildir. Çünkü Orhun Âbidelerindeki dil yeni teşekkül etmiş bir yazı dili olarak değil, çok işlenmiş bir yazı dili olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bakımdan, Türk yazı dilinin başlangıcını ele geçen bu ilk metinlerden çok daha öncelere çıkarmak gerekir. Türk yazı dilinin sekizinci asırdan sonraki gelişmesi ile mukayese edilerek bir tahmin yürütülürse, Orhun abidelerindeki yazı dilinde hiç değilse bir  [Devamini Oku →]

YOZGAT

Oca 12, 2011 at 21:16 in Şiir by Emine Sevinc Oksuzoglu · Leave a Comment »

Anadolu’nun medeniyet beşiğidir Yozgat
Tarihe beş medeniyette, o kök salar kat kat
Alişar höyüğünden, sanki bu güne seslenir
Tarih devrini yazarak, geçmişiyle şenlenir

Yozgat’ın imarıdır, Çapanoğlu Ahmed Paşa
Oğullarınla bir de sen, dilerim binler yaşa
Osmanlı devrinden gelir, Bozok’tur asıl adın
Zamanla Yozgat oldun, duyuldu adın ve şanın

Verimlidir al toprağın, Türkmen’dir güzel soyun
Cennet vatanımda, şifa veriyor kaynak suyun
Yiğitliğin mertliğin, adıdır Bozok yaylası
Toprağı yeşildir bilinir, temizdir havası


[Devamini Oku →]

MİHRACE (1)

Ara 10, 2010 at 17:00 in Şiir by Emine Sevinc Oksuzoglu · Leave a Comment »

Mihrace! Gözlerimden gözlerine indi aşk
Ayazımı ısıttı yüreğimde dindi aşk

Gönlünün feyzinde dem alır o gülüşlerin
Aşkın merhalesinde yol alır gidişlerin

Gecenin vals imi aynadaki bu silüet?
Çöldeki kor mu yüreğindeki aksi hasret?

Ölümden öte yol mu var? Neden şahlanırsın?
Meryem misali sen de Rahman’a sığınırsın

Mihrace! Şehzademin yüreğinde aşksın sen
Ney sesinde demlenen mesiham nağmesin sen



[Devamini Oku →]

Almanya’da Yaşayan Türklerin Sorunları

Kas 29, 2010 at 16:01 in Anı Yazılarınız, Bilimsel Araştırma Yazılarınız, Makale by Emine Sevinc Oksuzoglu · 1 Yorum »

Emine Sevinç ÖKSÜZOĞLU
Almanya’daki 7 milyon 365 bin yabancının en büyük kesitini yüzde 28.6’lık oranla Türkler oluşturmaktadır. Halen Almanya’da 2 milyon 100 binin üzerinde Türk vatandaşının yaşadığı bilinmektedir. Ayrıca bu ülkede 1999 başı itibariyle 220 bin Türk kökenli Alman vatandaşı bulunmaktadır. Alman vatandaşlığına geçiş eğiliminin önümüzdeki dönemde belli bir artış göstereceği tahmin edilmektedir. Türk nüfusunun en yoğun olarak bulunduğu eyalet; Kuzey Ren Vesftfalyadır. Almanya’nın bu en büyük eyaletinde 714.998 Türk vatandaşı yaşamaktadır. Yani Almanya’da yerleşik her 3 Türk’ten  [Devamini Oku →]

ELVEDA ŞEHR-İ GAZİANTEP

Kas 19, 2010 at 23:32 in Şiir by Emine Sevinc Oksuzoglu · Leave a Comment »

Sevdasız diyarlardan gelmedim ben
Suskun ağlayışlar olmadı gözlerimde
Kucağında doğup büyüdüm bu şehrin
Çocukluğum, gençliğim bu şehrin gölgesinde kaldı

Anılarımla dolu valizim ve yüreğimde hasret
Uzun zaman önceydi belki
Belki de bu gün kadar yakındı gidişim
Son bir kez daha baktım şehr-i Gaziantep’e



[Devamini Oku →]

BİR KADIN

Ağu 29, 2010 at 16:49 in Şiir by Emine Sevinc Oksuzoglu · 1 Yorum »

Bir kadın beliriyor gözlerimin önünde
Sevgiyi arayıp bulamayan
Kurak topraklarda sevdaya yol alan
Gençliğine yanıp hayal dünyasında kaybolan

Bir kadın beliriyor gözlerimin önünde
Gözleri dolu dolu maziye dalıp giden
Var olduğunun farkında bile değilken
Bir kadın var sevdalısını bekleyen




[Devamini Oku →]

BEN MİYDİM AYRILALIM DİYEN

Ağu 11, 2010 at 11:31 in Şiir by Emine Sevinc Oksuzoglu · Leave a Comment »

Mutlu geçen gecelerin parlayan yıldızı idin
Bu bekleyiş kahretti beni söyle neden gelmedin?
Söyle bana ettiğimiz dualar boşa mı gitsin?
Rüya mı yoksa gerçek mi duyduğum sen kiminlesin?
Yaşananlardan sonra ben miydim ayrılalım diyen?
***




[Devamini Oku →]

BALIKÇININ ARDINDAN

at 10:21 in Şiir by Emine Sevinc Oksuzoglu · Leave a Comment »

Bir zamanlar
Misina ve olta taşırdın çantanda
Şimdi ne oldu haa usta?
Konuşsana!
konuşamazsın değil mi?
Biliyordum böyle olacağını
Biliyordum apansız gideceğini
*
Görüyorum da sararmış otlar
Kurumuş dağ çiçekleri yoldaş olmuş sana
Ölüm bile alamamış güzelliğini
Oysaki en sevdiğin gülleri getirmiştim
Bir de hasret kokan yüreğimi




[Devamini Oku →]

ZAMANSIZ

Tem 22, 2010 at 16:31 in Şiir by Emine Sevinc Oksuzoglu · Leave a Comment »

Aykırı şiirin ilk satırındayım henüz
İsmin dilimde titriyor daha söylenmeden
Bedenimi örseleyen aşk tutmuş dilimi
Söyletmiyor söylenmesi gerekeni nedense
Ve sen susuyorsun böyle zamansız

Yaşanmamış hüzünler ısmarladım gözlerime
Uzaklardan bir sıla ezgisi doluyor yüreğime
Yüreğimin üşüdüğü zamanlarda geliyorsun düşlerime
Aşkın bütün iklimlerinde sevdim seni delice
Ve sen gülüyorsun böyle zamansız



[Devamini Oku →]

KARABAĞ

at 16:29 in Şiir by Emine Sevinc Oksuzoglu · Leave a Comment »

Şiirler yazıyorum senin için yasın bağrından
Gözyaşlarını gizliyorum saklanan acıların
Saati bilinmeyen zemherinin çığlıklarını
Gecelerin karanlığına yazıyorum adını
Karabağ Karabağ Karabağ

Karaladığım nice sayfalarda sabahlıyorum
Saçlarımı savurmuşum da sürgünler ülkesine
Sanki musalla taşında şiirlerim de ağlıyor
Bir ben ölüyorum bir şiirim bir de vatanım
Karabağ Karabağ Karabağ



[Devamini Oku →]

Etimoloji (Köken Bilgisi) ve Etimolojik Sözlükler

Haz 27, 2010 at 19:23 in Türkçe ve Dilbilgisi by Emine Sevinc Oksuzoglu · Leave a Comment »

 Etimoloji (Fr. etimologie, İng. etymology, Alm. etymologie), dilin söz varlığı içindeki öğeleri, kökenlerine inerek aydınlatmaya yönelen dil incelemeleri alanıdır. Bir başka tabirle köken bilgisi, bir kelimenin ya da dildeki benzer bir kullanımın gelişme sürecinin ilk ortaya çıkışından itibaren izlenmesi hangi dillerde ne şekilde yayıldığının tespit edilerek parça ya da bileşenlerinin analiz edilmesi bilimidir. Bu alandaki çalışmaların başlangıcı Eski Hint’e, Eski Yunan’a kadar uzanmakta, filoloji incelemelerinin en zor, en çok emek isteyen  [Devamini Oku →]

Türk Dilinin Yaşı Sorunu

Haz 24, 2010 at 19:06 in Bilimsel Araştırma Yazılarınız, Makale by Emine Sevinc Oksuzoglu · Leave a Comment »

Türklük bilimi konuları içinde, birçok farklı görüşün ve tezin ileri sürüldüğü konulardan biri de Türkçenin kaç yaşında olduğudur. Ortaya atılan görüşler içinde, kuşkusuz dikkate değer olanlar vardır; fakat biz, bu alanda çok önemli bir gelişme sağlayarak Türkçenin tarihi gelişimi hakkında farklı bir ivme kazandırmayı başaran Osman Nedim Tuna’nın çalışmasını temele alarak, siz değerli araştırmacılarımızı bilgilendirmeye çalışacağız.

“Sümer ve Türk Dillerinin Tarihi İlgisi ve Türk Dili’nin Yaşı Meselesi” adlı eserinde, Prof. Dr. Osman Nedim Tuna, 168 sözcükteki türlü ses  [Devamini Oku →]

Mutlak Güzellik Var mıdır?

Haz 22, 2010 at 02:07 in Makale by Emine Sevinc Oksuzoglu · 1 Yorum »

 

 Dünyada hem mutlak hem de göreceli varlık ve değerler bulunmaktadır. Mutlak değer ve varlıklar, tüm insanlığın kabul ettiği evrensel gerçekliklerdir. Göreceli varlık ve değerler ise, algılanışı insandan insana değişen kişisel kabullerden oluşmaktadır. Pozitif bilimler yoluyla incelenen mutlak gerçek, deneysel yollarla tüm insanlığa sunulan ve aksi bilimsel yollarla ortaya konulmadığı sürece evrensel bir gerçeklik olarak var olacak bilgi ve duyumsayışları kapsamaktadır. Örneğin “Dünya’nın Güneş tarafından ısıtıldığı” bilimin çağımızdaki gelişimi doğrultusunda yapılan araştırma ve deneyler sonucunda elde edilmiş mutlak  [Devamini Oku →]

Göktürkçenin Söz Varlığı

Haz 16, 2010 at 00:15 in Bilimsel Araştırma Yazılarınız, Makale by Emine Sevinc Oksuzoglu · Leave a Comment »

 Türkçenin bilinen ilk yazılı kaynakları olan Orhun Yazıtları, Türk dilinin yaşını belirlemede hareket noktamızı oluşturan önemli belgelerdir. Yazıtlarda kullanılan dil, Türkçenin bengü taşlardan çok daha önce bir yazı diline sahip olduğunu göstermektedir. Çünkü abidelerdeki yazı dili, düzenli bir yapıya ve ciddi bir söz varlığına sahiptir.

Orhun Yazıtları içinde önemli kabul edilen üç büyük bengü taş olan Kül Tigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk yazıtlarında geçen sözcük  [Devamini Oku →]

Sanat ve Felsefe İlişkisi

Haz 13, 2010 at 03:21 in Deneme, Genel by Emine Sevinc Oksuzoglu · Leave a Comment »

Sanat ve felsefe bazı yönleriyle birbirine uzak uğraşı alanları olarak görülüyorken, bir yandan da aralarında bazı ortaklıklar bulunması nedeniyle birbiriyle sıkı bir ilişki içerisindedir. Sanat ile felsefe arasındaki ortak ve ayrı yönleri belirlemede belki de bizim için hareket noktası oluşturacak düşünce, sanatın daha çok dış dünyadaki varlıkların insanlar üzerinde uyandırdığı duyguları anlatmaya çalışması; felsefenin ise dış dünyadaki o varlıkların iç yapısına ulaşmaya çalışarak, mantıksal düşünce ile daha soyut ve derin gerçeklere ulaşmaya çalışmasıdır.

[Devamini Oku →]

AZERBAYCAN EDEBİYATI / Bölüm – 3

Haz 10, 2010 at 20:19 in Bilimsel Araştırma Yazılarınız, Genel by Emine Sevinc Oksuzoglu · Leave a Comment »

 Farsdilli Azerbaycan Edebiyatı 

Azerbaycan’da Arap baskısının zayıflaması sonucu olarak ülkenin güneyinde Revvadi’lerin, Kuzeyinde ise Şeddadilerin devletleri kuruldu. X. yy. sonlarında tarih sahnesine çıkan bu devletler ticaretin, şehirlerin gelişmesine, ilmin ve kültürün yayılmasına gereken dikkati gösterdiler. XI. yy. sonlarında Azerbaycan’ın Selçuklular’m hâkimiyeti altma geçmesi bu vaziyeti fazla değiştirmedi. Revvadiler ve Şeddadiler devrinde Azerbaycan’da gelişmeye başlayan İntibahRönesans hareketi yeni hanedanın hâkimiyeti döneminde de devam etti. XI yy. Azerbaycan’da tedricen Farsdilli edebiyatın ağırlık kazandığı görülür.

[Devamini Oku →]