<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Edebiyat Galerisi &#187; Ece Dorsay</title>
	<atom:link href="http://edebiyatgalerisi.net/author/ece-dorsay/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://edebiyatgalerisi.net</link>
	<description>Gönülden Gönüle Esintiler</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 10:33:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Sanal ve Reel Müzik Maceralarım &#8211; 2009</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2011/01/sanal-ve-reel-muzik-maceralarim-2009.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2011/01/sanal-ve-reel-muzik-maceralarim-2009.html/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Jan 2011 20:37:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hisleriniz ve Düşünceleriniz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=51782</guid>
		<description><![CDATA[<p>
<p> Ece Dorsay
Universal Müzik Türkiye 2001 ekonomik kriziyle büyük darbe almişti ve 2002&#8242;de zar zor ayakta duruyordu. Daha sonra zaten battı.
Daha doğrusu Türkiye şubesi, yolsuzluklar yüzünden kapatıldı.
Benim ilk albüm de haliyle iyi dağıtılamadı ve klibi periyodik olarak bir kanalda dönmedi. Albüm zar zor çıktı ve kendi haline bırakıldı gibi oldu.
Üstelik o zamanlara göre pahalıya satıldı, diger rock gruplarinin albümleri 7 ye inmisken 14 YTL etiket kondu CD ye..
Kısacası kendi ağacını baltalamış gibi oldu ex-plak sirketim…
2000 yılından beri mp3.com, myspace, last &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2011/01/sanal-ve-reel-muzik-maceralarim-2009.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2011/01/sanal-ve-reel-muzik-maceralarim-2009.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eski Bisikleti Sürdüm Rüzgara Karşı…</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2011/01/eski-bisikleti-surdum-ruzgara-karsi%e2%80%a6.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2011/01/eski-bisikleti-surdum-ruzgara-karsi%e2%80%a6.html/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Jan 2011 01:28:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anı Yazılarınız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=49648</guid>
		<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ece DORSAY
Arabasız insanın azaldığı bir çağda inatla araba almadım. İstanbul’da araba kullanmak epey yorucu. Siz iyi kullansanız da etrafınızdakiler şehir ormana çevirmiş vaziyette. Cip (jeep) leriyle güç gösterisi yapan ve kendini güvende hisseden sürücüler de var yetmezmiş gibi. Çocukken motosiklet fotoğrafları biriktirirdim. Özellikle birbirinden renkli gözüken dağ motosikletlerinin görüntüsüne bayılırdım. Gidip oyuncak motosiklet bile almıştım. Yeşil fosforlusunu biblo olarak masama koyardım. 11 yaşımda filan bir kaza gördükten sonra motosiklete olan ilgimi kaybettim. Yine de görüntü olarak sevmeye devam &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2011/01/eski-bisikleti-surdum-ruzgara-karsi%e2%80%a6.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2011/01/eski-bisikleti-surdum-ruzgara-karsi%e2%80%a6.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul’da Canlı Müzik Kültürü ve Maceralarım</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2011/01/istanbul%e2%80%99da-canli-muzik-kulturu-ve-maceralarim.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2011/01/istanbul%e2%80%99da-canli-muzik-kulturu-ve-maceralarim.html/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Jan 2011 19:21:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anı Yazılarınız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=48850</guid>
		<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;"> Onlu yaşlarımı yaşadığım 90’lı yıllarda ve yirmili yaşlarımın başı olan 2000’lerin başında İstanbul’da gece hayatına dair bugünkü kadar çok alternatif seçenek yoktu. Vurgulamak istediğim daha ziyade batıdan beslenen türde canlı müzik çalınan mekanlar. Batı müziğinde rock tarzı sınırlaması vardı. Caz kulübü zaten yoktu ve şu an bile sayıları çok az. Nardis ve Jazz Center aslında epey zamandır var. Aslında benim gece hayatım sıfıra yakındır. Ancak çok ilgilendiğim güzel bir konser olursa dışarı çıkarım. 90’lı yıllarda barlarda, özellikle &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2011/01/istanbul%e2%80%99da-canli-muzik-kulturu-ve-maceralarim.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2011/01/istanbul%e2%80%99da-canli-muzik-kulturu-ve-maceralarim.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Belki de Yanlış Yer ve Yanlış Zaman…</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2011/01/belki-de-yanlis-yer-ve-yanlis-zaman%e2%80%a6.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2011/01/belki-de-yanlis-yer-ve-yanlis-zaman%e2%80%a6.html/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 31 Dec 2010 23:55:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=48520</guid>
		<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;"> Ece DORSAY
 Cılız bir yürek sevdim. Sonrası? Sonrası karanlık bir tünel… Ellerim soğuk. Bekliyorum. Neyi beklediğim muamma…Böyle olması gerek belki de. Avuntu cümleleri mi teslimiyet?
 Kendini ararken bir girdaba yakalanan insan mıdır sanatçı? Hangi girdap? Severken sevilmeyen, sevilirken sevmeyen bahtsız kalbin bir haykırışı… Fıldır fıldır dönüyor yeryüzünün bize bıraktıkları… Tek başına dönebilmek bazen güç…Hem güç hem zor anlamında. Severken boşluktaki oyuncakları, yetinirken ve oyalanırken onlarla, aslında istediğimiz tamamlanmaktı. Başarabildik mi? Hayır. Suçlusu ve sorumlusu kim bunun?
 Bilemiyoruz. &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2011/01/belki-de-yanlis-yer-ve-yanlis-zaman%e2%80%a6.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2011/01/belki-de-yanlis-yer-ve-yanlis-zaman%e2%80%a6.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çoluk Çocuk–Patti Smith Otobiyografisi</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2010/12/coluk-cocuk%e2%80%93patti-smith-otobiyografisi.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2010/12/coluk-cocuk%e2%80%93patti-smith-otobiyografisi.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Dec 2010 00:07:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=48279</guid>
		<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;"> Ece DORSAY
26.12.2010
 “Bir başyapıt, daha önce hiç açılmamış bir hazine sandığının içini görmek için ayrıcalıklı bir davet.” diyor, farklı filmlerin kendine özgü yıldızı Johnny Depp, Patti Smith’in otobiyografisinin arka kapağındaki tanıtım yazısında. Punk ikonu Patti Smith’in yolun başındayken ne kadar utangaç ve kararsız olduğunu görünce şaşıracaksınız diye bir cümle okudum tanıtım yazılarından birinde. Bu kitap bugün elime geçti. İştahla okuyacağım. Sepya rengi kapağıyla zaten en az Judith Butler’ın Cinsiyet Belası kitabı kadar (onun da kapağı sepya rengi &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2010/12/coluk-cocuk%e2%80%93patti-smith-otobiyografisi.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2010/12/coluk-cocuk%e2%80%93patti-smith-otobiyografisi.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KAÇ KİŞİYDİK O ZAMAN… BODRUM, BODRUM…</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2010/12/kac-kisiydik-o-zaman%e2%80%a6-bodrum-bodrum%e2%80%a6.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2010/12/kac-kisiydik-o-zaman%e2%80%a6-bodrum-bodrum%e2%80%a6.html/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Dec 2010 14:29:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anı Yazılarınız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=46305</guid>
		<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;"> Bembeyaz ve çatısız tek katlı yazlık evlerin büyüsüne kapılalı en az on yıl olmuştur. Artık o evler otellere dönüştü ve katları biri geçti… Uzun ve kumlu sahiller denizin her sene daha da yükselmesiyle daraldı… Güzelliklerin zamanla sönmesi doğanın bir kuralı belki ama insanların bu süreci hızlandırması doğaya aykırı elbet. Bugün dev dalgaların arasına atmak istedim kendimi. rüzgâra sarılmak istedim. Plajda sürekli çalan dmm tsss müziklerin kirliliğinden arınmak istedim. Issız bir sahil keşfetmek istedim ama nereye baksam bir &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2010/12/kac-kisiydik-o-zaman%e2%80%a6-bodrum-bodrum%e2%80%a6.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2010/12/kac-kisiydik-o-zaman%e2%80%a6-bodrum-bodrum%e2%80%a6.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FOSİL bir YÜREĞİ SEVMEK</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2010/10/fosil-bir-yuregi-sevmek.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2010/10/fosil-bir-yuregi-sevmek.html/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Oct 2010 16:56:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hisleriniz ve Düşünceleriniz]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=72747</guid>
		<description><![CDATA[<p>
İntihar gibidir bir fosili sevmek
 Adı baştan konulmuş bir yolculuğun son durağındasınızdır hep
 Hayatın balını değil zehrini toplamıştır o fosil yüreğinde
 Kendisine yaklaşan herkes ve herşey potansiyel düşmandır onun için
 Çünkü zaten kendine düşmandır o</p>
<p>Sevmekten utanır
 Sevilmekten korkar
 Rezil olmamak ve hayata ilişerek tam hissetmeden yaşamak
 Güvenlidir onun için…
 Sevgi saygı görmemiştir ailesinden, çevresinden
 Tek bildiği sistemin sunduğu statüleri sevmektir.
 Korunaklı tahtına oturabilmek için tüm hayatını harcamıştır.
 Hay huy içinde geçti hayatım diye dövünür içten içe
 Ama oturduğu koltuğa düşkündür
 &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2010/10/fosil-bir-yuregi-sevmek.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2010/10/fosil-bir-yuregi-sevmek.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sanatçı Devrimci Olmalıdır</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2010/09/sanatci-devrimci-olmalidir.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2010/09/sanatci-devrimci-olmalidir.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Sep 2010 13:52:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=40389</guid>
		<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">
Fazıl Say’ın sivri olması ve kendini özgürce ifade etmesi çok fazla insan tarafından linç edilmesine sebep olduysa, sergi açılışlarına yapılan saldırılar da aynı zihniyetin daha uç noktadaki vukuatı… Şiddete eğilimli, öfkesini sanat gibi insanları birleştiren, evrensel dili olan bir alana yöneltmiş bağnaz zihniyetin vukuatı.Yazık ki halen devrimler sözlerle değil taşlar ve sopalarla, nefret söylemleri ile olacak sanılıyor. Ama bu olaylara devrim değil darbe desek daha doğru. Neye mi darbe? Sanata darbe, düşünce özgürlüğüne darbe. Yine de darbecilere bir &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2010/09/sanatci-devrimci-olmalidir.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2010/09/sanatci-devrimci-olmalidir.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SANATÇI, ALINAN SATILAN BİR ÜRÜN DEĞİLDİR</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2010/08/sanatci-alinan-satilan-bir-urun-degildir.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2010/08/sanatci-alinan-satilan-bir-urun-degildir.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Aug 2010 20:05:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=38566</guid>
		<description><![CDATA[<p>
 8 SENE SONRA YENİ ALBÜMÜNÜ ÇIKARAN ECE DORSAY:
Sanatçı, alınan satılan
bir ürün değildir
Sanatçı olmanın imajdan öte kendine özgü olmaktan geçtiğini söyleyen Ece Dorsay, “Sanatçı, alınan satılan bir ürün değildir” diyor: “Tabuları yıkan, düşüncelerini söylemekten korkmayan ama tüm bunları
zarafetle yapabilen kişidir sanatçı. Tüm
renkleri arar gerçek sanatçı… Devrimi de burada yatar”
TACIM AÇIK</p>
<p>Sevin Okyay, Radikal gazetesinde Ece Dorsay için kaleme aldığı yazıda ‘Kendi seçtiği yolda gitmek’ başlığını seçmiş. Okyay’ın temas ettiği nokta hayli doğru: Ece Dorsay, ne hissediyorsa o.
Müzik piyasasına baktığımızda ise rock &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2010/08/sanatci-alinan-satilan-bir-urun-degildir.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2010/08/sanatci-alinan-satilan-bir-urun-degildir.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GÖKKUŞAĞINDAN DARAĞACI DEĞİL KÖPRÜ YARATMALI…</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2010/07/gokkusagindan-daragaci-degil-kopru-yaratmali%e2%80%a6.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2010/07/gokkusagindan-daragaci-degil-kopru-yaratmali%e2%80%a6.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Jul 2010 13:53:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=34622</guid>
		<description><![CDATA[<p></p>
<p style="text-align: justify;">Bugün içtenlikle itiraf edebilirim ne yazacağımı çok düşündüm…Garip bir hüzündü belki beni yazmaktan alıkoyan… Gökkuşağı konusunda uzun zamandır yazmak istiyordum. Filmlerden edebiyata, yaşamdan sanata yazacak o kadar çok şey var ki bu temada….
Pembe ile mavinin karışımı renk olan mor renkten algılamak dünyayı hem zor, hem de bir o kadar güzel… Dünyada bu renklere sahip olan insanların en büyük düşünür ve sanatçıların içinde de bolca olduğunu bilmek rahatlatmalı…Hatta gurur vermeli bence…
Şimdi kocaman bir liste yapıyorum hazır mısınız?
Socrates, Sappho, Oscar &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2010/07/gokkusagindan-daragaci-degil-kopru-yaratmali%e2%80%a6.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2010/07/gokkusagindan-daragaci-degil-kopru-yaratmali%e2%80%a6.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BAYAT SÖZLÜK MÜ GRAND LAROUSSE MU?</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2010/07/bayat-sozluk-mu-grand-larousse-mu.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2010/07/bayat-sozluk-mu-grand-larousse-mu.html/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 21:17:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe ve Dilbilgisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=34455</guid>
		<description><![CDATA[<p></p>
<p style="text-align: justify;">Sözlük konusunu tozlanmış raflara kaldırmıştım ki gazetenin dosya konusu olduğunu öğrendiğimde bir kelam etmeliyim diye düşündüm. Sözlük nedir? Aslında sözlük bilgi verme aracıdır. Tozlu sayfalara bakarak bir kelimenin manasını veya o kelime hakkındaki yan bilgileri aldığımız sahiden kutsal bir bilgi kaynağıdır. Kutsaldır çünkü insanlara bilgi verir, yol gösterir.
Modern çağda artık postmodern sözlükler var. Wikipedia bunlardan biri. Sunduğu hizmetle aslında çok büyük bir iş başarıyor ama Türkiye kolu için aynı şeyi henüz söylemek güç. Türk Wikipedia’sı halen isteyenin kulaktan &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2010/07/bayat-sozluk-mu-grand-larousse-mu.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2010/07/bayat-sozluk-mu-grand-larousse-mu.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ece Dorsay ve Sarphan Söyleşisi</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2010/07/ece-dorsay-ve-sarphan-soylesisi.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2010/07/ece-dorsay-ve-sarphan-soylesisi.html/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 12:48:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=34078</guid>
		<description><![CDATA[<p></p>
<p>Sarphan ve Ece Dorsay
Ece Dorsay’ın ilk albümünü dinlediğimde henüz üniversiteye bile gitmeyen, lisenin yakınındaki markette sürekli olarak alternatif müzik albümleri arayan bir velettim. Kasetleri satın aldığım dükkandan kasetsiz çıkmak benim için büyük bir yenilgiydi. Bir şekilde keşfettiğim ilk albümün ardından Ece Dorsay ikinci albümünü çıkardı ve ortalarda daha fazla görünür oldu. KaosGL ve Birgün’de yazılarına devam eden Dorsay’la konuşmak artık kaçınılmaz bir istek halini almıştı….</p>
<p>Sarphan Uzunoğlu: Malum bu aralar birçok gazetede söyleşileriniz yayınlanıyor ve farklı çevrelerden insanlarla bir araya geliyorsunuz. &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2010/07/ece-dorsay-ve-sarphan-soylesisi.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2010/07/ece-dorsay-ve-sarphan-soylesisi.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Roll Dergisine Buruk Veda</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2010/07/durdugum-yer.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2010/07/durdugum-yer.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 19:38:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=33711</guid>
		<description><![CDATA[<p><a href="http://tinypic.com?ref=27wt7xj" target="_blank"></a></p>
<p style="text-align: justify;">U2’dan sonra müziğe bakışımı şekillendiren ikinci isim Roll’dur. Evet Roll bir dergidir ama benim için bir rock grubu gibidir. Gibiydi demek istemiyorum çünkü içimdeki ses geri döneceklerini söylüyor, er ya da geç. 1996 yılının kasım ayında henüz 17 yaşımdayken elime geçen ilk sayısının heyecanını dün gibi hatırlıyorum. Sararmış bir kapak üzerinde Michael Stipe ve Kurt Cobain’in silüetleri… Diğer dergiler darılmasın ama ‘nihayet’ demiştim içimden. Nihayet hayalime yakın bir dergi ilk sayısıyla merhaba dedi bizlere. NME dergisinin &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2010/07/durdugum-yer.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2010/07/durdugum-yer.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KIRMIZI KARANLIK</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2010/07/kirmizi-karanlik.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2010/07/kirmizi-karanlik.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 19:13:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=33709</guid>
		<description><![CDATA[<p><a href="http://tinypic.com?ref=jsdedx" target="_blank"></a>   Adını koydum kırmızı karanlık mavi diye
Gülüşünün mabdinde kırmızı karanlık girdap
Gibi beni içine çeken kırmızı karanlık kırmızı
Sigaramı yakan zarif ellerin asaletine yakışan
Mahçup hallerin dudaklarını boyardın gül rengine
Adını koydum kırmızı karanlık diye karanlık diye
Gülüşünün mabedinde kırmızı karanlık girdap gibi
Beni içine çakan kırmızı karanlık kırmızı karanlık
Kaybolmam asla gitme beni sakla bu kalbinde
 
Ece Dorsay</p>
]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2010/07/kirmizi-karanlik.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öksüz Rüya/Şarkı Sözü</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2010/07/oksuz-ruyasarki-sozu.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2010/07/oksuz-ruyasarki-sozu.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Jul 2010 13:18:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=72764</guid>
		<description><![CDATA[<p> Her şeyimdin parlak düş gibiydin
 Gök gürültüsünün kalp titreten sesiydin
 Yazık çok yazık yabancılaştık artık
 Hala saklıyorum ilk gün verdiğimiz sözleri </p>
<p>Aşkta zafer yok tortusu var yalnızca can yakan
 Bir şişeye mektup koyup yollasam sana
 Döner miydin öksüz kalmış rüyamıza
 Rüyamıza, rüyamıza, rüyamıza</p>
<p>Gözlerinde görürdüm kendi gölgemi
 Gülümseyişin meydan okurdu soğuk güne
 Yazık çok yazık yabancılaştık artık
 Hala saklıyorum ilk gün verdiğimiz sözleri </p>
<p>Aşkta zafer yok tortusu var yalnızca can yakan
 Bir şişeye mektup koyup yollasam sana
 Döner miydin öksüz &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2010/07/oksuz-ruyasarki-sozu.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2010/07/oksuz-ruyasarki-sozu.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dibe Vurdum</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2010/06/dibe-vurdum.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2010/06/dibe-vurdum.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Jun 2010 13:48:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=32044</guid>
		<description><![CDATA[<p><a href="http://img407.imageshack.us/i/ece10fs4.jpg/" target="_blank"></a>
Hassas bir kadınım bazen dünyaya karşı çok kırılgan
Bazen asi bir erkeğim kontrolsüz öfke saçan
Küçük yaramaz çocuğum Bir köşede saklanıp ağlayan</p>
<p>Bazen yaşlı bir kadınım bilgece sessiz kalan
Hepsi benim aynam seven ruhumdan yansıyan
Binlerce rengim var gökkuşağımdan doğan</p>
<p>Dibe vurup yükseldim Yine ahh
Dibe vurup yükseldim yine</p>
<p>Bazen Donkişot gibiyim yel değirmeniyle savaşan
Kendi yarattığım dostumla karanlıkta yol alan
Aklın almadığı görkemli Diyarda dolaşan</p>
<p>Mide yakan İçseslerden kurtulmaya çalışan
Hepsi benim aynam Seven ruhumdan yansıyan
Binlerce rengim var gökkuşağımdan doğan</p>
<p>Dibe vurup yükseldim yine ahh
Dibe vurup yükseldim yine</p>
<p>Bazen kanatsız meleğim &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2010/06/dibe-vurdum.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2010/06/dibe-vurdum.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;SANSÜRE SANSÜR GELSİN’ DİYENLER EL KALDIRSIN!</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2010/04/sansure-sansur-gelsin%e2%80%99-diyenler-el-kaldirsin.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2010/04/sansure-sansur-gelsin%e2%80%99-diyenler-el-kaldirsin.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Apr 2010 20:15:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür ve Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=28214</guid>
		<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ece DORSAY
 Wikipedia’da sansür kelimesi şöyle açıklanıyor: Sansür, insan ifadesinin çeşitli yollarla kontrol altına alınmasıdır. Pek çok durumda hükümet tarafından uygulanır. En somut amacı toplumu korumak ve devletin üzerinde kontrol sağlayacağı şekilde geliştirmektir. Genellikle toplumu etkileyen durumlarda/eylemlerde uygulanır ve ifade özgürlüğünü suistimal eden düşünceleri bastırma amacı güder. Ayrıca, sansür, toplu iletişimden kimi düşünceleri ve konseptleri çıkarma yoluyla algıyı kontrol etme eylemi olarak da nitelendirilebilir. Sansüre uğrayan şeyler tek bir kelimeden başlı başına bir kavrama kadar değişebilir ve değer &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2010/04/sansure-sansur-gelsin%e2%80%99-diyenler-el-kaldirsin.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2010/04/sansure-sansur-gelsin%e2%80%99-diyenler-el-kaldirsin.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk Şiir Kitabım ve Mor Sesler</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2010/03/ilk-siir-kitabim-ve-mor-sesler.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2010/03/ilk-siir-kitabim-ve-mor-sesler.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 02:43:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=24684</guid>
		<description><![CDATA[<p></p>
İlk Şiir Kitabım ve Mor Sesler


Perşembe, 26 Kasım, 2009
Ece Dorsay
İlk şiir kitabım ‘Mor Rüya’nın yayımlanmasının heyecanını yaşıyorum. Bir kitap çıkarmak, albüm çıkarmaktan bile daha tarif edilmez bir hismiş meğer… Kütüphanenin rafında kelimelerinizin yer alması müthiş bir duygu. Hele de o kelimeler, senelerce yaşadığınız içsel kaoslardan doğan muazzam bir gökkuşağı ile boyalıysa… İşte o zaman bu şiirleri ortaya çıkarmanın bile başlı başına bir içsel başarı olduğunu anlıyor insan… Dünyanın beğenip beğenmemesinin veya onaylamasının çok önemi kalmıyor eğer içsel savaşlarınızda galip gelmişseniz… &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2010/03/ilk-siir-kitabim-ve-mor-sesler.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2010/03/ilk-siir-kitabim-ve-mor-sesler.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>U2’dan U dönüşü</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2010/02/u2%e2%80%99dan-u-donusu.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2010/02/u2%e2%80%99dan-u-donusu.html/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 01:18:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=19939</guid>
		<description><![CDATA[<p> Pazar, 4 Ekim, 2009
 Ece Dorsay
 BirGün gazetesindeki ilk köşe yazıma başlarken içimde güzel bir heyecan var. İçimden geçenleri, öfkelendiklerimi, hayal ettiklerimi, başıma gelenleri, gözlemlediklerimi, dinlediklerimi kısacası deneyimlediğim birçok şeyi sizlerle paylaşmanın heyecanı olsa gerek… Kaos GL dergisinde ve web sitesinde de düşüncelerimi ve inandıklarımı, doğrularımı paylaşmaya devam ediyorum. Bu ülkede gerçek bir şeyler üretenlerin ve yazanların en temel motivasyonu paylaşmak ve küçük devrimler yaratma ihtimali… Ben buna yürekten inanıyorum&#8230;
İnsan Hakkı ihlalleri bitti mi?
Mesela U2’nun Türkiye’ye geleceği ihtimali galiba &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2010/02/u2%e2%80%99dan-u-donusu.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2010/02/u2%e2%80%99dan-u-donusu.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YASAK TEN</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2010/01/yasak-ten.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2010/01/yasak-ten.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2010 15:13:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=16727</guid>
		<description><![CDATA[YASAK TEN
Frank Sinatra ve Bono&#8217;dan &#8220;I&#8217;ve got you Under My Skin&#8221; düetini dinlerken fark ediyorum sözlerin her dinleyişte tekrar anlam kazanışını. Önce, &#8220;benim altındasın&#8221; diyen, erotik ima olarak algıladığım bir sevişme sahnesinden daha öteye gidiyor manası sonradan. &#8220;Derimin altındasın&#8221; diyor aslında. Öylesine içime işledin ki, öylesine bütünleştim ki seninle derimin rengi sana büründü. Beyazken zenci, zenciyken beyaz, pembeyken mavi oldum sayende.
Deri değiştirdim, kabuk değiştirdim etkinle. Ölü deriyi attım adeta, bebek gibi kokuyor tenim.
Tazelenmiş bir deriyle kaplıyım artık. Tozları silkeledim üstümden. &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2010/01/yasak-ten.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2010/01/yasak-ten.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kırılgan ve Asil Sesler</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2009/11/kirilgan-ve-asil-sesler.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2009/11/kirilgan-ve-asil-sesler.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Nov 2009 13:27:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=9828</guid>
		<description><![CDATA[<p></p>
Kırılgan ama bir o kadar da güçlü kişilikler, özgün duruşlar, car car bağırmadan haykıran güzel sesler… Brett Anderson, Perry Blake , Jeff Buckley, Nick Drake ve Morrissey… Zaman geçtikçe daha da değerlenecek bir müzik yaptıkları aşikâr. Ama onların seslerini duymak için biraz araştırmacı dinleyici olmak gerekiyor çünkü MTV’de sabah akşam klipleri dönmüyor. Peyote’de The Smiths grubunu anma gecesinde Morrissey’den de çaldım çünkü kendisi, solo projeleri ile ruhuma dokunmuş bir isim ve o gece yabancı dinleyicilerden aldığım tepki muazzamdı. Gözleri ıslak &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2009/11/kirilgan-ve-asil-sesler.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2009/11/kirilgan-ve-asil-sesler.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TWİTTER KULLANMA KILAVUZUNA EMPATİK YORUMLAR</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2009/10/twitter-kullanma-kilavuzuna-empatik-yorumlar.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2009/10/twitter-kullanma-kilavuzuna-empatik-yorumlar.html/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 19:02:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=8198</guid>
		<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">
Ece Dorsay 
 ecedorsay@yahoo.com
 Facebook yetmezmiş gibi bir de twitter sevdası başladı. Neyse ki ona kapılmadım. Twitter için Facebook’un minimalize edilmiş ve sade hali yorumu yapılabilir. Henüz taze bir site olduğu için bloklanan veya sınırdışı edilen üye çok oluyormuş. Ekşimtırak sözlüklerin pabucu dama atıldı bile anlaşılan. Bankaların globalleşmesi gibi, web siteler de globalize oldu ve hatta tekelleşti. İnternette, Twitter için verilen önerilere rastladım, gülsem mi ciddiye mi alsam bilemedim. Her yerin bir raconu var tabii. Sokakların ayrı, akademik &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2009/10/twitter-kullanma-kilavuzuna-empatik-yorumlar.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2009/10/twitter-kullanma-kilavuzuna-empatik-yorumlar.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eski püskü kot</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2009/10/eski-pusku-kot.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2009/10/eski-pusku-kot.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 11:47:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=6950</guid>
		<description><![CDATA[Eski püskü bir kot pantolon kadar güvenilir ne vardı ki dünyada?
Kendini yırtan parçalayan, adeta bir sidik yarışına alıştırılmış insanların arasında dolaşırken beynin hücrelerini tazelemek zordu. Çimlere uzanıp sadece gökyüzünün hafifliği ve beynindeki bilgilerin ağırlığı ile baş başa kalmak istiyordu. Bazen bu da yetmiyordu.
Öksüz bir ruhun, sel olmuş gözyaşlarını nereye akıtacağını bilmez halde doğadan medet umması bilindik bir sahneydi. Şair ruhlu olmanın avuntusu ve yumruk izlerinin acısı vardı. Rengi sönmüş kot pantolonu, dünyaya bir meydan okuyuşun aynası gibiydi. Vefalı bir dostun &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2009/10/eski-pusku-kot.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2009/10/eski-pusku-kot.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bekleyiş, içsel evrim ve devrimler, Plumwood’un teorisi…</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2009/09/bekleyis-icsel-evrim-ve-devrimler-plumwood%e2%80%99un-teorisi%e2%80%a6.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2009/09/bekleyis-icsel-evrim-ve-devrimler-plumwood%e2%80%99un-teorisi%e2%80%a6.html/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 20:54:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=4666</guid>
		<description><![CDATA[ 
Bekleyiş, içsel evrim ve devrimler, Plumwood’un teorisi…
Cuma, 14 Ağustos, 2009</p>
<p>Ece Dorsay
Bekleyiş… Albümün çıkışını bekleyiş, şiirlerin ortaya çıkmasını bekleyiş ve beri yandan internette gezinirken rastladığım Bono beyanatları… Müzisyen ve müzik hayranı olarak 1987’den beri hayatıma büyük etki yapan U2 grubunun, çocukken videokasetten izlemeye doyamadığım Zoo Tv konserinin, 1997’de Selanik’e bir otobüsle gidip Popmart ayağını izleyip döndüğüm günlerin silüeti geçiyor film şeridimden… Henüz “No Line on the Horizon” adlı son albümünü almamış olacak kadar heyecanım azalmış olsa da, internete girip turne &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2009/09/bekleyis-icsel-evrim-ve-devrimler-plumwood%e2%80%99un-teorisi%e2%80%a6.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2009/09/bekleyis-icsel-evrim-ve-devrimler-plumwood%e2%80%99un-teorisi%e2%80%a6.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kayıp Dizeler, Ekofeminizm sayıklaması ve bir bardak limonata…</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2009/09/kayip-dizeler-ekofeminizm-sayiklamasi-ve-bir-bardak-limonata%e2%80%a6.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2009/09/kayip-dizeler-ekofeminizm-sayiklamasi-ve-bir-bardak-limonata%e2%80%a6.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 2009 11:30:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hisleriniz ve Düşünceleriniz]]></category>
		<category><![CDATA[ECE DORSAY]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=4216</guid>
		<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">
Kayıp Dizeler, Ekofeminizm sayıklaması ve bir bardak limonata…
 ?
 Perşembe, 6 Ağustos, 2009
 Ece Dorsay
 Hava sıcak… Limonata bardağım masada… Yakında çıkmasını planladığım ikinci albümüm ve ilk şiir kitabımın düzeltmeleri ile uğraşıyorum.
 Çok ürkütücü bir süreç… Çünkü insan kendi yazdıklarını tekrar okumaktan korkabiliyor. Özellikle de amaç düzeltme yapmaksa… “Mükemmel, iyinin düşmanıdır” derler. Bu fikre tamamen katılıyorum. Mükemmeliyetçiliğin sonu yok. Platon’a bazen güvenmemek lazım!
 Elime geçen kitaplara bakıyorum. Ekofeminizmle ilgili bir kitap bugünlerde elimden düşmüyor. Kadının doğa ile ilişkilendirilmesi &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2009/09/kayip-dizeler-ekofeminizm-sayiklamasi-ve-bir-bardak-limonata%e2%80%a6.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2009/09/kayip-dizeler-ekofeminizm-sayiklamasi-ve-bir-bardak-limonata%e2%80%a6.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>OTUZ YAŞ/Murathan MUNGAN</title>
		<link>http://edebiyatgalerisi.net/2009/04/otuz-yasmurathan-mungan.html/</link>
		<comments>http://edebiyatgalerisi.net/2009/04/otuz-yasmurathan-mungan.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2009 13:21:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ece Dorsay</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Şair ve Yazarlarından Örnekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://edebiyatgalerisi.net/?p=72766</guid>
		<description><![CDATA[<p> daha vakit var diye
 yazmadığımız
 şiirlerdi
 kaldılar
 yüzümüzden gelip geçti
 ilk gençliğin fener alayları
 yeniyetme arkadaş çetesi dağıldı artık
 büyümenin konaklama yerlerinde
 nice ihanete uğradık
 ayrıldı yollar
 ömrümüzü koyduğumuz şeylerdi ki
 dört yöne dağıldılar</p>
<p>daha vakit var diye
 dönüp de bir gün
 kaldığımız yerden,hepsini birden
 yaşarız sandık
 oysa emanetmiş bizim sandıklarımız
 içlerinde kilitli kalmış onca şeyle
 günü geldi
 aldılar</p>
<p>nasıl kullanılacağı bilinmeyen anlardı
 sonuna dek yaşamaktan korkup da kaçtığımız
 yerini ve anlamını bulmayı beklerken
 çürüdü gitti içimizde
 saklı duygularımız
 şimdi yabancı &#160;<span class="readmore"><a href="http://edebiyatgalerisi.net/2009/04/otuz-yasmurathan-mungan.html/">[Devamini Oku &#8594;]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://edebiyatgalerisi.net/2009/04/otuz-yasmurathan-mungan.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

