Ece Dorsay için olan arşivi geziyorsunuz.

Ece Dorsay

Ece Dorsay tarafından

Sanal ve Reel Müzik Maceralarım – 2009

Oca 28, 2011 at 22:37 in Hisleriniz ve Düşünceleriniz by Ece Dorsay · Yoruma kapalı.

Ece Dorsay
Universal Müzik Türkiye 2001 ekonomik kriziyle büyük darbe almişti ve 2002′de zar zor ayakta duruyordu. Daha sonra zaten battı.
Daha doğrusu Türkiye şubesi, yolsuzluklar yüzünden kapatıldı.
Benim ilk albüm de haliyle iyi dağıtılamadı ve klibi periyodik olarak bir kanalda dönmedi. Albüm zar zor çıktı ve kendi haline bırakıldı gibi oldu.
Üstelik o zamanlara göre pahalıya satıldı, diger rock gruplarinin albümleri 7 ye inmisken 14 YTL etiket kondu CD ye..
Kısacası kendi ağacını baltalamış gibi oldu ex-plak sirketim…
2000 yılından beri mp3.com, myspace, last  [Devamini Oku →]

Ece Dorsay

Ece Dorsay tarafından

Eski Bisikleti Sürdüm Rüzgara Karşı…

Oca 13, 2011 at 03:28 in Anı Yazılarınız by Ece Dorsay · 1 Yorum »

Ece DORSAY
Arabasız insanın azaldığı bir çağda inatla araba almadım. İstanbul’da araba kullanmak epey yorucu. Siz iyi kullansanız da etrafınızdakiler şehir ormana çevirmiş vaziyette. Cip (jeep) leriyle güç gösterisi yapan ve kendini güvende hisseden sürücüler de var yetmezmiş gibi. Çocukken motosiklet fotoğrafları biriktirirdim. Özellikle birbirinden renkli gözüken dağ motosikletlerinin görüntüsüne bayılırdım. Gidip oyuncak motosiklet bile almıştım. Yeşil fosforlusunu biblo olarak masama koyardım. 11 yaşımda filan bir kaza gördükten sonra motosiklete olan ilgimi kaybettim. Yine de görüntü olarak sevmeye devam  [Devamini Oku →]

Ece Dorsay

Ece Dorsay tarafından

İstanbul’da Canlı Müzik Kültürü ve Maceralarım

Oca 4, 2011 at 21:21 in Anı Yazılarınız by Ece Dorsay · Leave a Comment »

Onlu yaşlarımı yaşadığım 90’lı yıllarda ve yirmili yaşlarımın başı olan 2000’lerin başında İstanbul’da gece hayatına dair bugünkü kadar çok alternatif seçenek yoktu. Vurgulamak istediğim daha ziyade batıdan beslenen türde canlı müzik çalınan mekanlar. Batı müziğinde rock tarzı sınırlaması vardı. Caz kulübü zaten yoktu ve şu an bile sayıları çok az. Nardis ve Jazz Center aslında epey zamandır var. Aslında benim gece hayatım sıfıra yakındır. Ancak çok ilgilendiğim güzel bir konser olursa dışarı çıkarım. 90’lı yıllarda barlarda, özellikle  [Devamini Oku →]

Ece Dorsay

Ece Dorsay tarafından

Belki de Yanlış Yer ve Yanlış Zaman…

Oca 1, 2011 at 01:55 in Makale by Ece Dorsay · Leave a Comment »

Ece DORSAY
Cılız bir yürek sevdim. Sonrası? Sonrası karanlık bir tünel… Ellerim soğuk. Bekliyorum. Neyi beklediğim muamma…Böyle olması gerek belki de. Avuntu cümleleri mi teslimiyet?
Kendini ararken bir girdaba yakalanan insan mıdır sanatçı? Hangi girdap? Severken sevilmeyen, sevilirken sevmeyen bahtsız kalbin bir haykırışı… Fıldır fıldır dönüyor yeryüzünün bize bıraktıkları… Tek başına dönebilmek bazen güç…Hem güç hem zor anlamında. Severken boşluktaki oyuncakları, yetinirken ve oyalanırken onlarla, aslında istediğimiz tamamlanmaktı. Başarabildik mi? Hayır. Suçlusu ve sorumlusu kim bunun?
Bilemiyoruz.  [Devamini Oku →]

Ece Dorsay

Ece Dorsay tarafından

Çoluk Çocuk–Patti Smith Otobiyografisi

Ara 29, 2010 at 02:07 in Makale by Ece Dorsay · Leave a Comment »

Ece DORSAY
26.12.2010
“Bir başyapıt, daha önce hiç açılmamış bir hazine sandığının içini görmek için ayrıcalıklı bir davet.” diyor, farklı filmlerin kendine özgü yıldızı Johnny Depp, Patti Smith’in otobiyografisinin arka kapağındaki tanıtım yazısında. Punk ikonu Patti Smith’in yolun başındayken ne kadar utangaç ve kararsız olduğunu görünce şaşıracaksınız diye bir cümle okudum tanıtım yazılarından birinde. Bu kitap bugün elime geçti. İştahla okuyacağım. Sepya rengi kapağıyla zaten en az Judith Butler’ın Cinsiyet Belası kitabı kadar (onun da kapağı sepya rengi  [Devamini Oku →]

Ece Dorsay

Ece Dorsay tarafından

KAÇ KİŞİYDİK O ZAMAN… BODRUM, BODRUM…

Ara 10, 2010 at 16:29 in Anı Yazılarınız by Ece Dorsay · Yoruma kapalı.

Bembeyaz ve çatısız tek katlı yazlık evlerin büyüsüne kapılalı en az on yıl olmuştur. Artık o evler otellere dönüştü ve katları biri geçti… Uzun ve kumlu sahiller denizin her sene daha da yükselmesiyle daraldı… Güzelliklerin zamanla sönmesi doğanın bir kuralı belki ama insanların bu süreci hızlandırması doğaya aykırı elbet. Bugün dev dalgaların arasına atmak istedim kendimi. rüzgâra sarılmak istedim. Plajda sürekli çalan dmm tsss müziklerin kirliliğinden arınmak istedim. Issız bir sahil keşfetmek istedim ama nereye baksam bir  [Devamini Oku →]

Ece Dorsay

Ece Dorsay tarafından

FOSİL bir YÜREĞİ SEVMEK

Eki 26, 2010 at 18:56 in Hisleriniz ve Düşünceleriniz, Psikoloji by Ece Dorsay · Leave a Comment »

İntihar gibidir bir fosili sevmek
Adı baştan konulmuş bir yolculuğun son durağındasınızdır hep
Hayatın balını değil zehrini toplamıştır o fosil yüreğinde
Kendisine yaklaşan herkes ve herşey potansiyel düşmandır onun için
Çünkü zaten kendine düşmandır o

Sevmekten utanır
Sevilmekten korkar
Rezil olmamak ve hayata ilişerek tam hissetmeden yaşamak
Güvenlidir onun için…
Sevgi saygı görmemiştir ailesinden, çevresinden
Tek bildiği sistemin sunduğu statüleri sevmektir.
Korunaklı tahtına oturabilmek için tüm hayatını harcamıştır.
Hay huy içinde geçti hayatım diye dövünür içten içe
Ama oturduğu koltuğa düşkündür
 [Devamini Oku →]

Ece Dorsay

Ece Dorsay tarafından

Sanatçı Devrimci Olmalıdır

Eyl 27, 2010 at 15:52 in Makale by Ece Dorsay · Leave a Comment »

Fazıl Say’ın sivri olması ve kendini özgürce ifade etmesi çok fazla insan tarafından linç edilmesine sebep olduysa, sergi açılışlarına yapılan saldırılar da aynı zihniyetin daha uç noktadaki vukuatı… Şiddete eğilimli, öfkesini sanat gibi insanları birleştiren, evrensel dili olan bir alana yöneltmiş bağnaz zihniyetin vukuatı.Yazık ki halen devrimler sözlerle değil taşlar ve sopalarla, nefret söylemleri ile olacak sanılıyor. Ama bu olaylara devrim değil darbe desek daha doğru. Neye mi darbe? Sanata darbe, düşünce özgürlüğüne darbe. Yine de darbecilere bir  [Devamini Oku →]

Ece Dorsay

Ece Dorsay tarafından

SANATÇI, ALINAN SATILAN BİR ÜRÜN DEĞİLDİR

Ağu 29, 2010 at 22:05 in Söyleşi by Ece Dorsay · 2 Yorum »

8 SENE SONRA YENİ ALBÜMÜNÜ ÇIKARAN ECE DORSAY:
Sanatçı, alınan satılan
bir ürün değildir
Sanatçı olmanın imajdan öte kendine özgü olmaktan geçtiğini söyleyen Ece Dorsay, “Sanatçı, alınan satılan bir ürün değildir” diyor: “Tabuları yıkan, düşüncelerini söylemekten korkmayan ama tüm bunları
zarafetle yapabilen kişidir sanatçı. Tüm
renkleri arar gerçek sanatçı… Devrimi de burada yatar”
TACIM AÇIK



[Devamini Oku →]

Ece Dorsay

Ece Dorsay tarafından

GÖKKUŞAĞINDAN DARAĞACI DEĞİL KÖPRÜ YARATMALI…

Tem 31, 2010 at 15:53 in Makale by Ece Dorsay · 1 Yorum »

Bugün içtenlikle itiraf edebilirim ne yazacağımı çok düşündüm…Garip bir hüzündü belki beni yazmaktan alıkoyan… Gökkuşağı konusunda uzun zamandır yazmak istiyordum. Filmlerden edebiyata, yaşamdan sanata yazacak o kadar çok şey var ki bu temada….
Pembe ile mavinin karışımı renk olan mor renkten algılamak dünyayı hem zor, hem de bir o kadar güzel… Dünyada bu renklere sahip olan insanların en büyük düşünür ve sanatçıların içinde de bolca olduğunu bilmek rahatlatmalı…Hatta gurur vermeli bence…
Şimdi kocaman bir liste yapıyorum hazır mısınız?

[Devamini Oku →]

Ece Dorsay

Ece Dorsay tarafından

BAYAT SÖZLÜK MÜ GRAND LAROUSSE MU?

Tem 29, 2010 at 23:17 in Makale, Türkçe ve Dilbilgisi by Ece Dorsay · 1 Yorum »

Sözlük konusunu tozlanmış raflara kaldırmıştım ki gazetenin dosya konusu olduğunu öğrendiğimde bir kelam etmeliyim diye düşündüm. Sözlük nedir? Aslında sözlük bilgi verme aracıdır. Tozlu sayfalara bakarak bir kelimenin manasını veya o kelime hakkındaki yan bilgileri aldığımız sahiden kutsal bir bilgi kaynağıdır. Kutsaldır çünkü insanlara bilgi verir, yol gösterir.
Modern çağda artık postmodern sözlükler var. Wikipedia bunlardan biri. Sunduğu hizmetle aslında çok büyük bir iş başarıyor ama Türkiye kolu için aynı şeyi henüz söylemek güç. Türk Wikipedia’sı halen isteyenin kulaktan  [Devamini Oku →]

Ece Dorsay

Ece Dorsay tarafından

Ece Dorsay ve Sarphan Söyleşisi

Tem 22, 2010 at 14:48 in Söyleşi by Ece Dorsay · Leave a Comment »

Sarphan ve Ece Dorsay
Ece Dorsay’ın ilk albümünü dinlediğimde henüz üniversiteye bile gitmeyen, lisenin yakınındaki markette sürekli olarak alternatif müzik albümleri arayan bir velettim. Kasetleri satın aldığım dükkandan kasetsiz çıkmak benim için büyük bir yenilgiydi. Bir şekilde keşfettiğim ilk albümün ardından Ece Dorsay ikinci albümünü çıkardı ve ortalarda daha fazla görünür oldu. KaosGL ve Birgün’de yazılarına devam eden Dorsay’la konuşmak artık kaçınılmaz bir istek halini almıştı….

Sarphan Uzunoğlu: Malum bu aralar birçok gazetede söyleşileriniz yayınlanıyor ve farklı çevrelerden insanlarla bir araya geliyorsunuz.  [Devamini Oku →]

Ece Dorsay

Ece Dorsay tarafından

Roll Dergisine Buruk Veda

Tem 12, 2010 at 21:38 in Genel by Ece Dorsay · Leave a Comment »

U2’dan sonra müziğe bakışımı şekillendiren ikinci isim Roll’dur. Evet Roll bir dergidir ama benim için bir rock grubu gibidir. Gibiydi demek istemiyorum çünkü içimdeki ses geri döneceklerini söylüyor, er ya da geç. 1996 yılının kasım ayında henüz 17 yaşımdayken elime geçen ilk sayısının heyecanını dün gibi hatırlıyorum. Sararmış bir kapak üzerinde Michael Stipe ve Kurt Cobain’in silüetleri… Diğer dergiler darılmasın ama ‘nihayet’ demiştim içimden. Nihayet hayalime yakın bir dergi ilk sayısıyla merhaba dedi bizlere.

[Devamini Oku →]

Ece Dorsay

Ece Dorsay tarafından

KIRMIZI KARANLIK

at 21:13 in Genel, Şiir by Ece Dorsay · Leave a Comment »

Adını koydum kırmızı karanlık mavi diye
Gülüşünün mabdinde kırmızı karanlık girdap
Gibi beni içine çeken kırmızı karanlık kırmızı
Sigaramı yakan zarif ellerin asaletine yakışan
Mahçup hallerin dudaklarını boyardın gül rengine
Adını koydum kırmızı karanlık diye karanlık diye
Gülüşünün mabedinde kırmızı karanlık girdap gibi
Beni içine çakan kırmızı karanlık kırmızı karanlık
Kaybolmam asla gitme beni sakla bu kalbinde

Ece Dorsay


[Devamini Oku →]

Ece Dorsay

Ece Dorsay tarafından

Öksüz Rüya/Şarkı Sözü

Tem 7, 2010 at 15:18 in Şiir by Ece Dorsay · Leave a Comment »

Her şeyimdin parlak düş gibiydin
Gök gürültüsünün kalp titreten sesiydin
Yazık çok yazık yabancılaştık artık
Hala saklıyorum ilk gün verdiğimiz sözleri

Aşkta zafer yok tortusu var yalnızca can yakan
Bir şişeye mektup koyup yollasam sana
Döner miydin öksüz kalmış rüyamıza
Rüyamıza, rüyamıza, rüyamıza

Gözlerinde görürdüm kendi gölgemi
Gülümseyişin meydan okurdu soğuk güne
Yazık çok yazık yabancılaştık artık
Hala saklıyorum ilk gün verdiğimiz sözleri


[Devamini Oku →]

Ece Dorsay

Ece Dorsay tarafından

Dibe Vurdum

Haz 16, 2010 at 15:48 in Şiir by Ece Dorsay · Yoruma kapalı.


Hassas bir kadınım bazen dünyaya karşı çok kırılgan
Bazen asi bir erkeğim kontrolsüz öfke saçan
Küçük yaramaz çocuğum Bir köşede saklanıp ağlayan

Bazen yaşlı bir kadınım bilgece sessiz kalan
Hepsi benim aynam seven ruhumdan yansıyan
Binlerce rengim var gökkuşağımdan doğan

Dibe vurup yükseldim Yine ahh
Dibe vurup yükseldim yine

Bazen Donkişot gibiyim yel değirmeniyle savaşan
Kendi yarattığım dostumla karanlıkta yol alan
Aklın almadığı görkemli Diyarda dolaşan

Mide yakan İçseslerden kurtulmaya çalışan
Hepsi benim aynam Seven ruhumdan yansıyan
Binlerce rengim var gökkuşağımdan doğan

Dibe vurup yükseldim yine ahh
Dibe vurup yükseldim yine

Bazen kanatsız meleğim  [Devamini Oku →]

Ece Dorsay

Ece Dorsay tarafından

‘SANSÜRE SANSÜR GELSİN’ DİYENLER EL KALDIRSIN!

Nis 24, 2010 at 22:15 in Kültür ve Sanat by Ece Dorsay · Leave a Comment »

Ece DORSAY
Wikipedia’da sansür kelimesi şöyle açıklanıyor: Sansür, insan ifadesinin çeşitli yollarla kontrol altına alınmasıdır. Pek çok durumda hükümet tarafından uygulanır. En somut amacı toplumu korumak ve devletin üzerinde kontrol sağlayacağı şekilde geliştirmektir. Genellikle toplumu etkileyen durumlarda/eylemlerde uygulanır ve ifade özgürlüğünü suistimal eden düşünceleri bastırma amacı güder. Ayrıca, sansür, toplu iletişimden kimi düşünceleri ve konseptleri çıkarma yoluyla algıyı kontrol etme eylemi olarak da nitelendirilebilir. Sansüre uğrayan şeyler tek bir kelimeden başlı başına bir kavrama kadar değişebilir ve değer  [Devamini Oku →]

Ece Dorsay

Ece Dorsay tarafından

İlk Şiir Kitabım ve Mor Sesler

Mar 17, 2010 at 04:43 in Genel by Ece Dorsay · 1 Yorum »

İlk Şiir Kitabım ve Mor Sesler

Perşembe, 26 Kasım, 2009
Ece Dorsay
İlk şiir kitabım ‘Mor Rüya’nın yayımlanmasının heyecanını yaşıyorum. Bir kitap çıkarmak, albüm çıkarmaktan bile daha tarif edilmez bir hismiş meğer… Kütüphanenin rafında kelimelerinizin yer alması müthiş bir duygu. Hele de o kelimeler, senelerce yaşadığınız içsel kaoslardan doğan muazzam bir gökkuşağı ile boyalıysa… İşte o zaman bu şiirleri ortaya çıkarmanın bile başlı başına bir içsel başarı olduğunu anlıyor insan… Dünyanın beğenip beğenmemesinin veya onaylamasının çok önemi kalmıyor eğer içsel savaşlarınızda galip gelmişseniz…  [Devamini Oku →]

Ece Dorsay

Ece Dorsay tarafından

U2’dan U dönüşü

Şub 5, 2010 at 03:18 in Eleştiri by Ece Dorsay · 1 Yorum »

Pazar, 4 Ekim, 2009
Ece Dorsay
BirGün gazetesindeki ilk köşe yazıma başlarken içimde güzel bir heyecan var. İçimden geçenleri, öfkelendiklerimi, hayal ettiklerimi, başıma gelenleri, gözlemlediklerimi, dinlediklerimi kısacası deneyimlediğim birçok şeyi sizlerle paylaşmanın heyecanı olsa gerek… Kaos GL dergisinde ve web sitesinde de düşüncelerimi ve inandıklarımı, doğrularımı paylaşmaya devam ediyorum. Bu ülkede gerçek bir şeyler üretenlerin ve yazanların en temel motivasyonu paylaşmak ve küçük devrimler yaratma ihtimali… Ben buna yürekten inanıyorum…

[Devamini Oku →]

Ece Dorsay

Ece Dorsay tarafından

YASAK TEN

Oca 16, 2010 at 17:13 in Eleştiri by Ece Dorsay · 3 Yorum »

YASAK TEN
Frank Sinatra ve Bono’dan “I’ve got you Under My Skin” düetini dinlerken fark ediyorum sözlerin her dinleyişte tekrar anlam kazanışını. Önce, “benim altındasın” diyen, erotik ima olarak algıladığım bir sevişme sahnesinden daha öteye gidiyor manası sonradan. “Derimin altındasın” diyor aslında. Öylesine içime işledin ki, öylesine bütünleştim ki seninle derimin rengi sana büründü. Beyazken zenci, zenciyken beyaz, pembeyken mavi oldum sayende.
Deri değiştirdim, kabuk değiştirdim etkinle. Ölü deriyi attım adeta, bebek gibi kokuyor tenim.
Tazelenmiş bir deriyle kaplıyım artık. Tozları silkeledim üstümden.  [Devamini Oku →]