Nedime Kosgeroglu

tarafından

Kayıtlara Geçilsin Kadın Var – Nedime Köşgeroğlu

Eyl 3, 2010 at 14:56 Kategori: Alıntı Eserler, Kitap Özetleri ve Eleştirileri Yazan: Nedime Kosgeroglu

http://www.kidap.com.tr/kayitlara-gecilsin-kadin-var-nedime-kosgeroglu-r89972-sz250.jpg

“Yaklaşık bin yıl süren insanlığın karanlık dönemi özellikle kadınların ‘cadı’ diye adlandırılıp, diri diri yakılması anlamında zihinlerde iz bırakan bir çağdır. Kısaca, Ortaçağ Dönemi insanlığın bilimin ışığından uzunca süre yoksun kaldığı, cahilliğin de kol gezdiği bir dönemdir. Oysa ilkel toplumda ‘cadı’ sözcüğü asla kadınları küçümseyici anlamda kullanılmamış, aksine kadınlar; üretim ve yaratım konusundaki gizemli etkinlikleri nedeniyle, bilgece tutumları ile ‘cadı’ diye adlandırılmışlardır. Çünkü kadınlar, çocuk doğurabilir, ürün yetiştirebilir, ateşi denetleyebilir, yerleşim yerleri kurabilir, insanoğlunun toplumsal davranışlarına disiplin getirecek kurallar koyabilirlerdi. Bu nedenle tüm bu özelliklere sahip olan cadı, bir kadındır… Cadı ve büyücüler, Tanrıçanın atalarıdır. İngilizcedeki ‘cadı’ (witch) sözcüğü ‘bilge kadın’ anlamına gelen wicca’dan türemiştir. Bilge kadınlar, ebelik yapar, şifalı bitki ve otların iyileştirici özellikleri konusunda geniş bir bilgiye sahip oldukları için hastaları iyileştirebilirlerdi…” (Kitaptan)

Nedime Köşgeroğlu daha önce “Neleri Eskitmedi ki Zaman”, “Zamanın Telvesinden” ve “Gölgeler Aslını Geçtiği Vakit” isimli şiir kitapları aracılığıyla okuyucularla buluşmuştu. Bu şiir kitaplarıyla ilgili bilgilere ve bazı şiirlerine biz de düşLE Edebiyat ve Kültür Dergisi sayfalarında yer vermiştik. Bu defa Nedime Köşgeroğlu karşımıza bir şiir kitabıyla değil, bir deneme kitabıyla çıkıyor. Üstelik bu deneme kitabı sadece öznel değerlendirmeleri barındırıp görüş bildirmekle yetinen türden değil. Olayları zamanın farklı boyutlarında ele alıp ortaya kendi kavramını yaratarak kayıtlarda kendine yer edinebilecek türden bir kitap. ‘Sıkıştırılmış Alanlardan Yaratıcı Yaşamlara Kadın’ alt başlığı o denli geniş bir içeriği okuyucunun zihninde daha kitabın kapağında belli ediyor. Kadının tarihin ilk çağlarından beri süregelen kıstırılmışlığı, terk edilmişliği, sahiplenişindeki cinsel öğeler ve nihayetinde öldürülmesine varana kadar ilerleyen süreçten bahsediyoruz… Daha doğrusu Nedime Köşgeroğlu bunları anlatıyor okuyucusuna. Doğrusunu söylemek gerekirse bugüne kadar pek ilgimi çekmemiş, belki de hiçbir zaman ilgimi çekmeyecek olan bir unsurdu ‘kadın’ olgusunun (olgusu değil, olgusu-nun!) dünya üzerindeki tarihsel serüveni. Ancak kitabı elime aldığım andan itibaren bilmediğim bir konu üzerinde edinebileceklerimin çok geniş bir altyapısı olduğunu fark ettim. Bunun temel nedeni şiir ve edebiyatla uğraşmasından ziyade işleri daha profesyonelleştiren akademik kariyeri Nedime Köşgeroğlu’nun. Bu kitabı hazırlarken alıntıladığı bütün metinleri kimden aldığını ‘dipnot’ olarak yazmış ve bunları bölüm sonlarında künye olarak da vermiş. Yeni deneysel bir makale havasına bürünmüş kitabın tamamı. Konuyla ilgili görüşleri ilginizi çeken birinin kitaplarını araştırıp okumaya devam edebilirsiniz bu kitabı kapattıktan sonra, bu imkan size sağlanıyor. Aynı zamanda kopyala ve yapıştır sistematiğinden giden günümüz edebiyat anlayışı ve yayıncılık politikasının da yanında durmaması sevindirici “Kayıtlara Geçilsin Kadın Var” kitabının. Sadece alıntı ifadelerde değil dipnotlar ya da bilgilendirmek amacıyla yazılan yazar isimleri kitapta, bir kısmı alınan cümlelerde de her zaman belirtilmiş alıntının kimden yapıldığı. Belki pek çok cümlede bunlar paragrafın gidişine göre eritilip kaybedilebilirdi; ancak bu bile yapılmayarak daha nitelikli bir ürün konmuş ortaya. Zaten kitabı elinize alıp da şöyle bir sayfalar arasında gezindiğinizde hemen dikkatinizi çekiyor bu durum. Kısacası, ortada deneme tadında, ama verdiği bilgilerden de şüpheye düşülmeyecek bir kaynak kitap var… Şahsen ben böyle değerlendirdim, başlarken de yazdığım gibi, düşük bir ihtimaldi kadınlarla ilgili herhangi bir kitabı açıp okumam ya da bu konuya merak sarıp yüzlerce kaynak taramam. Nedime Köşgeroğlu’nun kitabıysa okuyucusuna kadın olgusunun varlığını dünden bugüne anlatarak örneklendirmeler ve anlatımındaki değerlendirme ölçütleriyle sezdiriyor. Ben bu tabloyu gördüğüm için hayli memnun oldum doğrusu. ‘Kadın’ kavramı, bu kavramın tarihsel süreci ve edebiyatla ilişkisi gibi konular hakkında bilgisi olanlar benim bu kitapta öğrendiklerimden belki de ziyadesiyle haberdardırlar… Ama bu bir olumsuzluk değil. Aksine elinizdeki kitabın kuru bir akademi anlatı ya da güncellikten uzak ve ilgi çekici yanları bulunmayan bir kitap olmaması size bildiklerinizi de olumlayarak getirecektir. Nedime Köşgeroğlu kitabında yaratıcılıkla birleştirmiş bildiklerini / derlediklerini ve onları kendi bakış açısıyla yorumlamış ve birbirine bağlanmış… Neler peki bu birbirine bağladıkları!
Öncelikle yaratıcı süreci ele alıyor Nedime Köşgeroğlu ve bu sürecin alt başlıklarından söz ettikten sonra, yaratıcı süreçle ilgili kuramlara kısaca değiniyor, hemen sonra da geçmişten bugüne kadın ve yaratıcılık üzerinde duruyor. Geçmişten günümüze kadın ve yaratıcılık mitolojiden ilkçağa, ortaçağa ve günümüze kadar uzanıyor. Bu arada değerlendirmeye felsefe, biyoloji, bilim ve yaşam bağlamında kadın da dâhil oluyor. Arkasından kadın olmak ve yazmak konusu geliyor… Feminist hareketin doğuşu, kuramlar, dünya edebiyatından feminist yazarlardan açılan bahis kuramsal / eleştirel bakışla bu edebiyatın değerlendirilmesiyle devam ediyor. Türkiye’de feminist hareketin ardından da Türkiye’deki feminist edebiyat ve gelişim dönemleri inceleniyor. Tanzimat, Meşrutiyet, Cumhuriyet Dönemi ve Cumhuriyet’le bugüne kadar gelen zaman…
Nedime Köşgeroğlu insanın yaratıcı unsur olarak edebiyata dâhil olduğu dönemlerde kadının neden bu dahil oluşa katılmadığını sorgularken aslında kadının durumundan ziyade erkeğin kadının varlığına bakış açısını sorgulatıyor okuyucusuna. Değişmeyen ne! Yüzyıllardan beri değişen sınır çizgilerine, değiştiği söylenen zihniyetlere ve inançlara rağmen halen değiştirilememiş olan ne! Neden insan için ‘kadın’ ve ‘erkek’ kavramında baskın olan daima erkek’ler… Tarihsel süreçte yaşananlar, söylenenler, bilinenler ve bilinmeyenler değerlendirildiğinde bugün gelinen noktada elimizde ne var! Kadınlar neler yapmıştır yarın için, neyi aramışlardır ve ne uğruna mücadele vermişlerdir! Nedime Köşgeroğlu kitap boyunca birçok konuya değinerek görüşlerini bildikleriyle temellendirerek güncel örneklerle rahat bir anlatım ortaya koymuş. Doğrusu ben beklediğimden çok daha başarılı buldum “Kayıtlara Geçilsin Kadın Var” kitabını. Elbette eksikleri yok değil… Başlarken de yazdığım gibi, konu üzerinde hakim bir kişi için yenilikler barındırmıyor olabilir kitap. Alıntılarla cümlelerin birbirine bağlamlandırıldığı noktaların sürekli aynı yapıyla kurgulanması, nihayetlendirici cümlelerin kısaca, özetle gibi yinelemelerden oluşması, bütün alıntıların kaynak kısmında verilmiş olmasına rağmen bölüm başı üst aforizmalar için kaynak verilmemesi gibi ufak tefek şeyler sayabiliriz… Bunlar okuyucuyu rahatsız edecek unsurlar değil. Çünkü, kitabı okurken zevk alabiliyorsunuz. Kadın edebiyatıyla ilgili ya da kadınlarla ilgili başvurulabilecek kaynaklardan biri benim için “Kayıtlara Geçilsin Kadın Var” kitabı, başlarken de yazdığım gibi geniş bir dipnot arşivine sahip olması da onu değerli kılıyor ki onun aracılığıyla başka ilgi çekici kitaplara da yönelebilir okuyucu. Bildiğim kadarıyla yaklaşık 4 yıllık bir çalışmanın ürünü bu kitap, rastlarsanız es geçmeyin derim.

Kayıtlara Geçilsin Kadın Var, Nedime Köşgeroğlu, Anfora Yayıncılık, 2008 (1. Basım), 293 s.
Aralık 2008

Yazan:C. Alper İlhan
Yazı Kaynağı:Düşle Edebiyat Dergisi

Yorum yaz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.