2010 Eylül için olan arşivi geziyorsunuz.

Omer Faruk Husmullu

Omer Faruk Husmullu tarafından

Resimle Gelen Ölüm

Eyl 30, 2010 at 23:59 in Öykü by Omer Faruk Husmullu · 1 Yorum »

Gülcan, konuşulanları pek iyi duyamıyordu, onun için oradakilere biraz daha yaklaştı. Konuşmalar yer yer karışıyor, anlamsız gürültülere dönüşüyorlardı. Her kafadan ayrı bir görüş ve yorum çıkıyordu. Böyle durumlarda âdet olduğu üzere yol gösterenler, akıl verenler, “ben olsaydım şöyle yapardım, böyle ederdim”  diyenler çok olurdu.

-Çok da gençti kızcağızım, o saçlar, sürmeli kaşlar, okka gibi bir burun…  Rahmetli çok da güzeldi.

-Balkondan aşağı atlamış. O kadar yüksek yerden atlar da insan sağ kalır mı hiç?.. Daha o saniyede canı çıkmış. Kafası paramparça olmuş.  [Devamini Oku →]

Ayser

Ayser tarafından

ANLATIRDI GÖZLERİN

at 21:58 in Genel by Ayser · 2 Yorum »

Cerbezeli söylemdir dilde sevgiye dair
Dudaktan ince ince süzülürdü sözlerin.
Şiirlerde konusun seni yazıyor şair
Bir sevda masalını anlatırdı gözlerin…

Baktığım bir çift gözde sevgi anlam kazandı
Damla damla gözünden, yaşlarınla sızandı
Tüm sevgiler üstünde bir tarihi yazandı
Bir sevda masalını anlatırdı gözlerin…

Sözlerinin süsüydü inci gibi sıralı
Hece hece uyumlu gözlerinde, mısralı
Şimdi elden ellerde dolaşıyor yaralı
Bir sevda masalını anlatırdı gözlerin…

Sevenine dünyayı sahte cennet saydıran
Sevilene minneti var ki gönül kandıran
Baktığında güneşi alev alev yandıran
Bir sevda masalını anlatırdı gözlerin…

Bir yürek iksiri ki sevginin emir- eri
Sevdaları kuşanmış nurun içinde feri
İklimler yer  [Devamini Oku →]

Hafize Hanayli

Hafize Hanayli tarafından

Sus Beni Puslu Harflerinden

at 13:20 in Şiir by Hafize Hanayli · 2 Yorum »

Ayaklarımdan çıkmaz yalnızlığım
Adının ilk harfinde ölümlüğüm
En korkuncunda boğ kara kabusların
Cezamı sen ver yargısız infazınla

Hangi güne günaydın dedin benimle
Hangi zamanda gözlerimden kalbime indin
Ne zaman okşadı sesin kulağımı seviyorum la
Bu kadar mı ağır gelir diline adım?

Şimdi konuş sendeki benle
Dile benden ne söyletmek istersen
Ama sen yine de sus beni puslu harflerinden!


[Devamini Oku →]

Aktaş (Homerotik)

Aktaş (Homerotik) tarafından

AH VALERİA!

at 08:38 in Şiir by Aktaş (Homerotik) · 1 Yorum »

AH VALERİA!

Derin düşlere daldım
düşlerim suda saklı
düşlerim milyonlarca balık!

Ah Valeria;
Bilir misin bu mavi sular
Ezelden beri
insanlara kucak açar,
masmavi bir serinlik sarar
yüzünü insanların;
dalgalar gözlerinde
yitirilmiş meltem rüzgarları
balkıyan deniz…

Start alıyor anılar
zaman sarkacı dalgacıklar
geçip gidiyoruz
dağlar deniz ve yollar
zümrüt koylar ötesinden…

Ah Valeria
sen bir çocuksun
düşlerinde pembe rüyâlar…

Oysa bilsen
pembelerde kaybolan
ne korkunç renkler var?!

Ah Valeria!

Şaban AKTAŞ
29.09.2010



[Devamini Oku →]

suheyl turkoglu

suheyl turkoglu tarafından

Alkışlarla

at 07:03 in Şiir by suheyl turkoglu · 1 Yorum »

Alkışlarla

Sevinç doldu içime,
Sığamadım kabuğuma,
Bilemiyordum ne yapacağımı,
Anlattım ALKIŞLARLA,
Olamazdı böyle bir şey,
Çok güzeldi herşey,
Beğenim doruktaydı,
Anlattım ALKIŞLARLA.

İçimde büyüydü öfke,
Kızmıştım, darılmıştım,
Protesto etmeliydim,
Anlattım ALKIŞLARLA.

Omuzlardaki tabutta,
Sevdiğim gidiyordu,
Üzüntüm sel olmuştu,
Anlattım ALKIŞLARLA,

Sevinci beğeniyi,
Öfkeyi üzüntüyü,
Hayatım boyunca hep,
Anlattım ALKIŞLARLA.

Karar verin alkışlar,
Neyi anlatıyorsunuz,
Diye hesap sorarken,
Gidiyorum ALKIŞLARLA…

 

Süheyl Türkoğlu   

 

 



[Devamini Oku →]

Omer Faruk Husmullu

Omer Faruk Husmullu tarafından

İnsanoğlu Bu Dünyada Misafirdir

Eyl 29, 2010 at 23:30 in Deneme by Omer Faruk Husmullu · Leave a Comment »

Bundan “ölümlü” olduğu anlamını çıkarmayın! İnsan bu dünyaya misafir olarak gelmiş, ama yüzsüzlük edip asırlardır oturmuştur.

Bakın anlatayım:

Bundan onbinlerce yıl önce dünyanın muhtelif noktalarına kocaman kocaman uzay araçlarının biri inerken diğeri kalkıyormuş. Bu araçlar dünyamıza bilmem kaç milyon ışık yılı uzaktaki bir gezegenden insanlar getiriyormuş. Buna getirmek değil de başından atmak desek belki daha doğru olurdu.

Tabii bu gelenleri “Sevgili insanoğlu dünyaya hoş geldin. Yeni yuvanda, güzel gezegeninde mutlu bir yaşam dileriz” yazılı pankartlarla karşılayan yokmuş. Sadece olayı fark eden dünyanın asıl  [Devamini Oku →]

Hayrettin TAYLAN

Hayrettin TAYLAN tarafından

Güzyaşı Güzeli-1000

at 22:28 in Genel by Hayrettin TAYLAN · 2 Yorum »

geldiğin gün geleceğin ütülendi sevda güncemde
…:hazır bir rüyanın ortasında kaldı kalışın
kaçak yaşamlar emziren ehli keyfimde doydu vazgeçilmezlerim
…:hiç bitmeyecek özlemlerin duvarına yazdım yadını

Başladığım ve ruhumu haşladığım sıcak dünyanın merkezindeyim
…:yar çekiminle duruyorum sevmelere
’Kal’ dediğin hasretlerin dilindeki son sözüm
…:umut yayan sevi kitaplarında
uğulduyordu heceler sensiz gecelere
…:ay olmanı istedim karanlıklar beni soyarken hüzne
yıldız olmanı istedim yalnızlıklar seni oyarken yarama

…:Nereye gittiğin ile nerede kaldığın kalışların arasında sızlıyorum
uzak oluşuna destanlar yırtıyorum
…:yok olduğun efsanelerde çözülüyorum
senden, sensiz masallarda artık okunmamalıyım
…:bu  [Devamini Oku →]

Serdar34

Serdar34 tarafından

Kırlangıç İle Serçe

at 19:30 in Fabl ve Alegori Hikayeleri by Serdar34 · Leave a Comment »

Kırlangıç ile serçe dost olmuşlar. Birlikte gezip dolaşmaya başlamışlar. Diğer kırlangıçlar önceleri bu duruma ses çıkarmamışlar. Fakat kırlangıç serçeyi yuvasına getirmeye başlayınca işler değişmiş. Kırlangıcın yuvası ahşap, boş bir evin saçak altındaymış ve burada pek çok kırlangıç yuvası varmış. Serçenin gelip gitmesi, kırlangıçları rahatsız etmiş.

Kırlangıçlar toplanıp bir sözcü seçmişler. Sözcü uygun bir zamanda kırlangıca konuyu açmış ve serçeyi yuvasına getirmemesini söylemiş.

Kırlangıç biraz direttiyse de sonunda genel isteğe boyun eğmek zorunda kalmış. Bir gece serçe yuvasında uyurken aniden uyanmış. Dalları arasına  [Devamini Oku →]

Gülay GÖKTÜRK

Gülay GÖKTÜRK tarafından

Akşam Sefası

at 15:20 in Genel, Şiir by Gülay GÖKTÜRK · 2 Yorum »

 

sarı gülüm arif narin zarif ince fikir sancısı

görünür görünmez gülün güller sancısı

son fırsat kaçkını gönlümün içsel sancısı

gözyaşlarım üstüne kırmızı gül sancısı

kızıllığın allanırken incitilmiş akşam sefası




[Devamini Oku →]

Mehmet Sevis

Mehmet Sevis tarafından

BİR BULAŞTIN Kİ BANA

at 13:53 in Genel by Mehmet Sevis · Leave a Comment »

Gelir, avutursun.

Başlar ,burnum büyümeye.

Yeteneksiz ama iddialı.

Hadisler okuyorum sana refleksle.

Yok uzaklığında ,bir bar.

Bir sarışın ermeni, sarı saçlı pöh pöh pöh.

İndim ki bahçesine

Kulağımı çınlatmada şimdi bahar

Tek yazıyla ,aşk olur.

Karmaşık, içinden çıkılmaz vak’a .

Bağışlanabilir ,belki .

Bahtsız bir erkekse oynayan ,kadınsa asla !

“Şiiişşt”dedi ,köstebek elim.

Kim kiminle ne konuştuysa yazdım.Saat dört otuz.



[Devamini Oku →]

suheyl turkoglu

suheyl turkoglu tarafından

Keşkeler

at 07:19 in Şiir by suheyl turkoglu · Leave a Comment »

Keşkeler

Kaybedince,
Teselli etmedi
Yaktığım ağıtlar.
Varlığında ertelediğim,
Yapamadığım şeyler
Kabusum oldu,
Boğazımı sıkıyor
Üstüme çullanıyor
Keşkeler.
Mutlu olurdu
İhmal ettim,
Eksik kaldı,
Vah, tüh,
Dönüşü yok,
Geri gelmiyor giden,
Hesaplaşıyor,
Kazanlaşan beynimde,
Keşkeler.

Burukluğu yaşamak,
Eksiklik duymak.
Doyasıya sarılıp
Öpüp koklamak
Yapamadıklarıma üzülmek.
Düşmanım oldu.
Önüme dikiliyor
Keşkeler.

 

Süheyl Türkoğlu   




[Devamini Oku →]

Gülay GÖKTÜRK

Gülay GÖKTÜRK tarafından

Çiğ Düşmüş Çığlıklarım Kalır Çığ Altında

at 07:19 in Genel, Şiir by Gülay GÖKTÜRK · 6 Yorum »


gene geldi bir eylül gene gider oldu seni seviyorum demeler

gene hasat mevsimi hazanların hazzına nadaslandı

artık çiğ düşmesi göz yaşım okyanus oldu

kalbime biriken tortularım yerinden kayıyor

herşeyi eziyor herşeyi kesiyor bir sen çekimi donuyor

çığlıklar altında çığ damlası üşümelerin tuzlanır

çözünürlüğe çözümün çözünürlüğü çözümlenir



[Devamini Oku →]

Omer Faruk Husmullu

Omer Faruk Husmullu tarafından

Mantık ve Güdü

Eyl 28, 2010 at 21:03 in Öykü by Omer Faruk Husmullu · Leave a Comment »

-Bugünün Türkiye’sinde diğer konularda olduğu  gibi roman anlayışında da hatalı bir tutum içine girildiği bir gerçektir. Her önüne gelen yazarlığa  soyunuyor ve sözde Türk  toplumunun yaşantısını yansıtan “Yapıtlar!” veriyorlar. Hele son zamanlarda ortaya çıkan “Orhan Kemal”, “Yaşar Kemal”, ”Fakir Baykurt”  taklitçisi  bir yığın genç  ve yaşlı  yazar, tek  yanlı basit bir görüş açısından “küfür edebiyatı”, diye adlandıracağım bir  ekolün  temsilcileri  olarak karşımıza çıkıyorlar. Diğer tarafta ise bunlar gibi enteresan bir grup  daha var: Onlar da, ağdalı bir lisanla yine Türk  [Devamini Oku →]

Serdar34

Serdar34 tarafından

Bücür Zürafa

at 20:06 in Çocuk Edebiyatı by Serdar34 · 1 Yorum »

İstanbul Gülhane Parkı’ndaki hayvanat bahçesinde zürafalar için oldukça geniş bir yer ayrılmıştı. Burada anne ve baba zürafa ile iki yavru zürafa kalıyordu. Onlar gün boyu salına salına geziyorlar, ziyaretçiler de onları seyrediyordu. Anne ve baba zürafa yıllardır burada bulundukları için durumu kabullenmişler, bu hayata alışmışlardı. Fakat yavru zürafaların canı çok sıkılıyordu. Devamlı olarak babalarına “ Babacığım, bizler burada daha ne kadar zaman kalacağız? Bizleri masallarda anlattığın o güzel yerlere ne zaman götüreceksin? “ diye sitem ediyorlardı.
Bir gün yavru zürafalardan biri  [Devamini Oku →]

Gunay Ozturk Ozdemir

Gunay Ozturk Ozdemir tarafından

Video Linki – İnce Sızımdan Acı Damlıyor

at 20:04 in Genel by Gunay Ozturk Ozdemir · Leave a Comment »

http://www.facebook.com/video/video.php?v=125208160861284&ref=mf

İnce Sızımdan Acı Damlıyor

Deli seherlerin savrulduğu bu şehirde
Buram buram sen kokuyor yokluğun
Ürkek nisan yağmurları akıyor saç tellerimden
Boğazıma düğümleniyor kavruk bulutların kor alevleri
İkinci baharın acı kervanı gibi
Bir gün daha kapıyı örtüyor sessizce
Bir sayfa daha düşüyor ömrümden
Karanlık gecenin tutuluyor dili
Biraz tatlı biraz da acı
Sol yanım acıyor yine bu gece
Zamansız bir düş bölüyor uykularımı
Kan ter içinde usulca sol yanıma uzanıyor elim
Yoksun…
İnce sızımdan acı damlıyor
Kaç bahar bitti, kaç güzüm çürüdü kurak çöllerde
Sesini kaybetmiş ürkek bir kırlangıç geliyor
Pencereme süzülüyor, ses vermeden yavaşça gidiyor
Anlıyorum ki yine  [Devamini Oku →]

harikaufuk

harikaufuk tarafından

CANIMIN İÇİ

at 19:38 in Şiir by harikaufuk · 1 Yorum »

CANIMIN İÇİ

Gözlerde başladı aşkımız yeni,
Seni seviyorum canımın içi.
Nasıl da bağladın kendine beni,
Seni seviyorum canımın içi.

Aşkı çözmek zordur, sanki bilmece,
Hayaller kurardım her gün, her gece,
Adın dudağımda en güzel hece,
Seni seviyorum canımın içi.

Açarım aşkına kapılarımı,
Kurarım sevdanla yapılarımı,
Keserim vuslata tapularımı,
Seni seviyorum canımın içi.

Yalnızlık seninle artık bitiyor,
İçimdeki sevgi sana itiyor,
Hasret dolu günler bir bir yitiyor,
Seni seviyorum canımın içi.

Harika yarına yelken açacak,
Sevdanın güneşi nurlar saçacak,
Mutluluk yağmurdur ne var kaçacak,
Seni seviyorum canımın içi.

HARİKA UFUK
ADANA
24.02.2009
AKŞAM 17.08

[Devamini Oku →]

harikaufuk

harikaufuk tarafından

YAĞMURDAKİ DÜŞ İZLERİ

at 19:33 in Öykü by harikaufuk · 1 Yorum »

YAĞMURDAKİ DÜŞ İZLERİ

Kadın, kapının zili ile uyandı.Gözlerini oğuşturdu.Terliklerini giyerken “Geliyoruuuum!” diye seslendi kapıdakine.Kapıya yöneldi acaleci adımlarla. Gözü antredeki saate takıldı.Saat dokuzbuçuk, diye söylendi.”Bu saatte kapıcı ekmek dağıtır.Nasıl da uyuyakalmışım!” diye mırıldanarak kapıyı açtı. Her sabah olduğu gibi kapıcı: “Ekmek!” dedi.Kadın, mis gibi taze ekmek kokuları gelen ekmek sepetinden bir ekmek aldı.Antredeki konsolun üzerinde duran minik ayı biblosunun kucağından bir 50 kuruşluk alarak kapıcıya uzattı.Abone olduğu gazeteler de kutudaydı.Gazetelerini  [Devamini Oku →]

Hafize Hanayli

Hafize Hanayli tarafından

Dokun Yüreğime

at 16:04 in Deneme by Hafize Hanayli · 1 Yorum »

Kanamalı geçiyor hayat. Düşlerime sarılmış bantlarını çözerken hayallerim acıyor.
Kimseyi beklemiyorken geldin, geldin ya, hoş geldin.
Kimdim senden önce bilmiyorum unuttum.
Gözümdeki fay hattı kırıldı ve gelen sarsıntı sahici. Sahi, nedir bu bilmediğim duyguların adı, aşk dedikleri bu mu? Yüreğimle kalbimin arasındaki savaşın adı ne? Kendine yeni bir dünyamı aramaktır yıkıntılar içinde? Şimdi ben başka bir yerdemiyim yoksa benmi başkalaştım farkına varmadan?
Dilime dolanan ad senin olmalı… İçimdeki esintinin adı ne sence?
Boşluktan mı dolar bütün varlıklar,  [Devamini Oku →]

Ilgaz

Ilgaz tarafından

FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİĞİM

at 07:31 in Genel by Ilgaz · 2 Yorum »

 

ben fırtına öncesi sessizliğim
şimdi sütlimanım
yarın kim bilir ne olur
her sözüm yumuşak kadife gibi
aldanma
ben boyun eğmiyorum
hoş görüyle bekliyorum sadece
bir sabah uyandığında
ufuklarımda kara dumanlar olabilir
güneşi görüyorsun ya her gün gökyüzümde
bir gün göz gözü görmez karanlığıma boğulursun
Esersem birden bire
Hortum çıkarsa kalmaz ortada ne ev ne şehir



[Devamini Oku →]

Bahadır Koşar

Bahadır Koşar tarafından

Bizi Unutanı Biz Hatırlarmıydık ?

at 07:31 in Şiir by Bahadır Koşar · Leave a Comment »

Geçenlerde yine seni gördüm .

Yüzün asıktı ,  hayrola ?

CAnını sıkan mı vardı yoksa ?

Kim Sıkabilirdi ki senin canını bu Dünya da ?

Düşünceli Adımlarla Yürüyordun

Gözlerin ileride ,

Bakışların , bir kurşun gibi yarıyordu adeta kalabalıgı

Herkesin gözü sendeydi .

Nasıl olmasın ki ?

Alımlı ,  çalımlı ..

Tatlı dilli   , güler yüzlüydün

Birde Triplerin vardı ki , sorma

Onu Bir Ben bilirdim zaten değil mi ?

Her sözüme illa ki  bir cevap bulurdun .

Uzaar Giderdi tartışmalarımız

Bir Noktaya varabilrmiydik ki sonunda ..

Asla

Hep öyle yarıda kalırdı ,

Ne sen altta  [Devamini Oku →]