KÜBA’LI KADINA
Ağu 15, 2010 at 03:52 Kategori: Genel, Hisleriniz ve Düşünceleriniz Yazan: Kubilay
İç sesim…..
Kendimi anlatabilmek sana, kendimi kendime anlatmaktan daha zordur. Hiç yüzleştin mi kendinle sarhoş bir gecenin sabahında… Sabah uyandığında hüznün de kalktı mı seninle birlikte, yoksa saklar mısın duygularını kimselerin bilemediği yalnızlıklar içinde.
Ben duygularımı hiç saklamadım, ne öfkelerim kaldı içimde ne de aşklarım. Savurdum sözcükleri hoyratça, ansızın ve karşımdakinin ne duyumsadığını umursamadan. Ama duygularım hiç ihanet etmedi bana. Doğayı değiştiririm diye büyük bir savla çıktım yola. Epey yaklaşmıştım avuçlarımın içindeydi, ansızın kayıp gitti. Nazımı okudum yüksek sesle ve kimselerin anlayamayacağı yalnızlıklar içinde. Sevdalandım, aşk diye kirlettiler adını ve ihanet diye baktılar başka kadınları sevmelerime.
Kimseye anlatamadım sevdanın ihanetle örtüştürülemeyeceğini. Ansızın çıktın karşıma keskin bir bıçak gibi, her iki tarafı da yakan, acıtan. Ben mi istedim, biz mi? Bilmiyorum. Sorgulamalarıma yasak koydum. Ama sorgulandım hep başkalarınca. Kimi burjuvalar küçümser gibi bakarken, ne kadar güçlü olduğumu duyumsadım gözlerinden, anladım ama hiç yüzleştirmedim kendileriyle kendilerini…
Boşluktamıyı(z) m, kahredeici, anlamsız, tanımsız bir boşlukta mı?
Bu mudur seni bana duyumsatan? Farkında olmadan aç mıyız,aç mıyım yoksa? Bilmiyorum!
Sıradan bir yazışma, ben severim gibi sözcükler kadar basit olmamalı düşüncelerim. Öyleyse eğer, utancından ellerim kapatamaz yüzümü.
Korkum, sana tutuklu kalmamdır. Sen korkak olmasan da. Kabul, ben korkağım. Sevdalanırsam sana, aşk dedikleri o büyülü ses kaplarsa içimi, asla korkma! İçimden mırıldanacağım sana seni……






















Son Yorumlar