GURBETTE YALNIZ BİR YİĞİT: İLHAN AŞKIN …
Ağu 29, 2010 at 23:40 Kategori: Makale Yazan: _direnis

Onu, Hollanda’ya ilk geldiği yıllarda tanıdım. Genç, dinamik, milli duygularla bezenmiş, ülküsüne, özüne sadık vefakar Anadolu delikanlısı olarak adımını attığında ilk uğrak yeri ocağımız olmuştu. 1988 yılında inanmış dört arkadaşla kurduğumuz fakirhanemiz, çilehanemiz, ülkühanemiz Hollanda Türk-İslam Vakfı’na geldiğinde onu, idealist, ülkücü, Türklük davasına gönlünü adamış delikanlımız olarak gördüğümde kendisi ile yakinen ilgilenmiş, vakıfta görev almasını teklif etmiştim. Görevi seve seve kabul eden, Türk’e hizmet etmeyi kendine vazife edinmiş yiğidimiz, Iğdır ilimizden gelmişti buraya. Türklüğe aşık olan vatan yüreklimiz İLHAN AŞKIN adına layık bir vatan evladı.
O günden bugünümüze kadar bir adım bile geri adım atmadan aktifliğine daha fazla aktiflikler katan İlhan Aşkın, Vakfımızda uzun yıllar görev almış ve bizlerinde desteği ile kurulan Hollanda Azerbaycan Türk Kültür Derneğine geçiş yapmış , oranın faaliyetlerinde ve görevlerinde yer almıştır. İçinden fışkıran Türklük ateşi durmak bilmez azim ve hırsla canla başla çalışarak derneğin başkanlığına layık gören dava arkadaşları onu başlarına başkan seçtikten sonra derneğin yapabilmesi imkansız işleri o tek başına yapmayı başarmış, başı dik, onurlu bir Türk’tür. Koca koca dernek ve federasyonların başaramadıklarını o başarmış, hayati tehlike olabilecek çalışmalara imzasını atmış er kişimizdir.
Neler mi yapmıştır?
1- Dünyada ilk kez Ermeni Soy Kırım Anıtını Avrupanın göbeği LAHEY’e diktirmiş ve Ermenilerin boy hedefi haline gelse de duruşundan asla taviz vernemiş ÜLKÜ DEVİDİR!
2- Ermenilerin Lahey’e dikmek istedikleri soy kırım anıtına karşı kampanya açarak dünya kamuoyuna duyurmuş ve Ermenilerin bu isteklerini kursaklarına tıkmıştır!
3- Türk Dünyası Nevruz Şenliklerini düzenleyerek, Hollanda’daki Türk dünyası coğrafyasından gelenleri bir araya toplamıştır ilk kez.
4- Ailelerin ellerinden alınıp hıristiyan ailelere verilen çocukların kurtarılması için ülke genelinde kampanya başlatarak sahipsiz ailelere sahip çıkmıştır.
5- Hollandalılara Türk dünyasının kültürünü, sanatını, değerlerini anlatan toplantılar ve sergiler düzenlemiştir.
6- Ermenilerin zalimliklerini, barbarlıklarını belgeleyen belgeleri Hollanda kamuoyuna toplantı, medya, sergilerle anlatmıştır.
7- Çocuklarımıza sahip çıkarak milli bayramlarımızı sokak şenlikleri ile onlarla paylaşarak milli şuurlanmalarını sağlamıştır.
8- Gençler arasında folklör ekipleri, futbol takımları kurarak Avrupa genelinde faaliyetlere katılmıştır.
9- Türk Dünyasından ilim adamlarını Hollandaya davet ederek, Azerbaycan Türklerine karşı Ermenilerin yaptıkları zulümlerin anlatılması için büyük çaplı konferanslar düzenlemiştir…
Ve durmaksızın faaliyetlerine devam eden büyük dava adamı İlhan Aşkın, bunca yaptığı faaliyetler ve verdiği emeklere karşı nedense hep yalnız kalmıştır. Ona Türklük davasında yanında yer alacak kişiler bir elin parmakları kadar bile değildir! Her zaman yanında yer almaktan onur duyduğum Ülküdaşımın hemşerilerince bile yalnız bırakılmasını hazmedemiyorum. Kendi özüne sahip çıkanlara karşı neden
duyarsız bir millet olduk?
Dün kendisi ile görüştüğümde; bugün dernekte iftar yemeği vereceğini ve bu davete mümkünse gelmemi tenbihlemişti. İşlerimin yoğun olması nedeniyle ’ nasipse gelirim mutlaka’ dedim. Zamanımı ve işlerimi ona göre ayarlayarak iftara onbeş dakika kala derneğe iftar açmaya gittim.
İçeri girdiğimde hep tanıdık simalar karşımdaydı. Davanın temel taşları diyebileceğim arkadaşlarımın bazılarını orada görmek beni oldukça sevindirmişti. Başkanımız İlhan Aşkın beyefendiliği ile gelen misafirlerle tek tek ilgileniyor, hal ve hatırlarını soruyordu. Beni görünce sarıldık birbirimize, ülkü selamı ile selamlaştık. ’ağabey nasılsın?’ demesi nasıl bir yürekten seslenişti bana.
Türk Dünyasının Hollanda daki kan damarımızdır o. Herkese aynı gözle bakar, Türk Dünyasını rahmetli Elçibey gibi tek gören erdemli bir başkanımızdır İlhan Aşkın.
Aslında ona yazılacak çok şey var. Hatta mücadelesi kitap haline getirilecek bir KÜRŞAT’tır o! Ne kadar çok çile çekmesine rağmen hiçbir zaman onun ağzından pişmanlık veya usanmışlık, bıkkınlık duymadım. Kırlaşmış ve yer yer dökülmüş saçlarına rağmen o, hala onsekiz yaşında bir delikanlımızdır! Allah ondan binlerce kez razı olsun ve onun gibi dürüst başkanları başımıza nasip etsin.
Değerli İlhan Aşkın başkanıma iftar yemeğinin ardından Türk Dünyasına verdiği hizmetlerden dolayı Güney Azerbaycan Türklerinin bir plaketi verilirken gözlerim nemlendi, gurur duydum onunla… Ne çok, ne büyük ödüllere layıksın sen başkanım. Bu iman ve azim sende var oldukça, Türklük bir adım daha ileriye adım atacaktır…
Varolasın İlhan AŞKIN!
Birgün seninle Tanrıdağları yaylalarında, Ötükende kımız içeceğiz ömrümüz vefa ederse…
Tanrı Türk’ü Korusun…
Selam ve dua ile…
Zafer Direniş
…
29 Ağustos 2010 Pazar Saat 00.30 LAHEY






















TÜRK ne demek anne, diye sordu kızım.
TÜRK ne demek anne, diye sordu sonra oğlum.
Her iki yavruma ve soranlara göğsümü gere gere TÜRK sözcüğünün anlamını açıkladım.
TÜRK demek: “Güçlü, kuvvetli, miğfer, türemiş, şekil kazanmış” demektir.
Kaşgarlı Mahmud’a göre TÜRK demek; Tanrı tarafından verildiğini belirterek, Türk
adının “Gençlik, kuvvet, kudret ve olgunluk çağı” demektir.
Ve dünyada TÜRK’TEN başka hiç bir ulusun, hiç bir sözlükte anlamı olmadığını onlara anlattım.
Onlar dinledikçe, ben anlattıkça hem onların hemde benim göğsüm onurla kabardı.
Yurt dışında göğsümüzü kabartan, başımızı dik tutan değerli İlhan Aşık ve onu bize anlatan sevgili arkadaşımız Zafer DİRENİŞ’E sonsuz teşekkürler.
Ne Mutlu Türküm Diyene!.
İlhan AŞKIN’ı tanımaktan mutluluk duydum. İnanıyorum ki yaptığı hizmetler karşılıksız kalmayacaktır.
Onu bize tanıtan “vefakar” dostuna da çok teşekkür ediyorum.
Saygılarımla.