2010 Ağustos için olan arşivi geziyorsunuz.

Serkan Okce

Serkan Okce tarafından

Anadolu Çocuğuyum

Ağu 31, 2010 at 20:40 in Genel, Şiir by Serkan Okce · 5 Yorum »


Sussun sana bakan gözlerim
Sussun içimde bir namertlik varsa
Ben Anadolu çocuğuyum!
Ah keşke beni yaksa
Beni yıksa bir deprem
Bir tufan savursa…




[Devamini Oku →]

Gülay GÖKTÜRK

Gülay GÖKTÜRK tarafından

Kaldırımlar /2

at 20:30 in Genel, Şiir by Gülay GÖKTÜRK · 4 Yorum »


zaman su gibi sürüklüyor hicran yüklü gemilerini

kaldırımlar taşıyor bütün yükün ağırlığını

yol onun meydan onun her şeye dair her şey onun

köprüler yatağı tin onun tinerci onun

ha bir de evsiz barksız gariban onun

kaldırımlar ! ateş cemberinin ateşle dansı batağı

zaman kaldırımlara gebe bırakılmış sancılı

kaldırımlar ise zamanın eskiz süpürgecisi

ne ucube bakış fahişesi ne ermişliğin yap bozları

hesab sorulan çığlıkların hava parası

kaldırımlar ! gecenin kırmızı bandrol taksisi

kenar taşına kıvrılıp çakıl taşını yastık yaptığı

gençliğin kayboluş hesabına saklandığı örtü

hey Ali ve Alejandro Ayşeler

gözlerine  [Devamini Oku →]

Mehmet Bardakci

Mehmet Bardakci tarafından

İmkansız

at 18:39 in Şiir by Mehmet Bardakci · 1 Yorum »

kıyametinle geldin,
çağla rengi öpüşün
mart bitimi horlaması.
harımında ; bir tutam segen
dalaması terk etmeyen

akşam sefasının pembe
yanılsamasında,kalbe saplı
pürmüzdür dizeler
imkansızlığı eriten





[Devamini Oku →]

Hayrettin TAYLAN

Hayrettin TAYLAN tarafından

Evsellik,Evlilik

at 17:37 in Evlilik ve Aile, Felsefe by Hayrettin TAYLAN · 1 Yorum »

Felsefi  Tinler-11

Hegel:“Evlilik özsel olarak tekeşliliktir, çünkü bu ilişkiye giren ve kendini ona teslim eden dolaysızca dışlayıcı bireysellik olan kişiliktir; ilişkinin gerçekliği ve içtenliği (tözselliğin öznel biçimi) böylelikle yalnızca bu kişiliğin karşılıklı ve bölünmemiş olarak teslim edilişinden doğar; kişilik başkasında kendi kendinin bilincinde olma hakkını ancak bu başkası da kişi olarak, e.d. atomik tekillik olarak bu özdeşlikte olduğu sürece kazanır.”
- Evliliğin   tözsel  yönüne baktığımızda  özsel bir teslimiyetin  atlası  görünür. Bireyler  kendi   özel  yaşamlarını   daha yaşanır hale getirmek için   yaşam    [Devamini Oku →]

Ali Eralp

Ali Eralp tarafından

‘ATEŞİ VE İHANETİ GÖRDÜK’

at 17:09 in Makale by Ali Eralp · 2 Yorum »

31 Ağustos 2010
İnsanlık, bugünkü uygarlık düzeyine devrimcilerin ve değişimcilerin savaşımlarıyla yükselmiştir. Dünyanın neresinde ileriye dönük bir değişim ya da devrim yaşanmışsa orada mutlaka gelişim de olmuştur. Diyalektiğin şaşmaz bir yasasıdır bu. Rönesanslar, reformlar, Fransız ihtilalleri, Ekim devrimleri, dünya halklarının toplumsal yapılarında ve yaşantılarında çok büyük değişiklikler yapmıştır. Bu açıdan bakınca, Mustafa Kemal Atatürk ‘ün gerçekleştirdiği 1923 Devrimi de Türkiye Cumhuriyeti’ni öteki İslam ülkelerinden ayıran önemli bir sosyal değişim olarak karşımıza çıkmaktadır.

[Devamini Oku →]

Ercan Kızılay

Ercan Kızılay tarafından

ışık söndüğünde

at 17:00 in Genel, Şiir by Ercan Kızılay · 2 Yorum »


yarılanmış uykulu geceler
ardışık ve gönülsüz
yoksul masamda öksüz kadeh
kadehimde dudak izlerin
ürkek
ve soluk bakışımlı





[Devamini Oku →]

gulcenaz

gulcenaz tarafından

Sahtekarlar Cenneti

at 16:58 in Genel, Şiir by gulcenaz · 2 Yorum »


bilinmez mi bu dünya geçer fanidir

o makam sahipleri gideli hanidir

oysa her şey yalan ölüm sahidir

üç kuruşa imanını satanlar nerede

yükünü haramla tutan ey gafil

yazık sana insanlığın yerde sefil

olacak mı sence  şeytan mahşerde kefil

dünya keyfi alemine dalanlar nerede

elindeki mühürle şer zulm etmektesin

bu taht benimdir diye övünmektesin

ölüm tepende hiç farkında değilsin

hani mallar sahibi olanlar nerede

aslında düşünsen senin değil ünvan

taktığın cevher, evin, eşyan, paran

çok olacak mirasını saçıp savuran

hükmüyle titreten beyler ağalar nerede

uluslara sultandı bir zamanlar filanca

kapıldı kibire uydu nefsine ahmakça

yediğinde müsrifti ama  [Devamini Oku →]

Omer Faruk Husmullu

Omer Faruk Husmullu tarafından

Biraz da İyimserlik

at 16:32 in Kişisel Gelişim by Omer Faruk Husmullu · 2 Yorum »

Çoğu kez, birçok hadisenin etkisinden kendimizi kurtaramayarak, mutsuz olduğumuz zehabına kapılırız. Oysa, belki de o anımız pek o kadar kötümser düşünmeyi gerektirecek ciddiliği taşımamaktadır. Mesela, işlerimizin kontrolünü elimizden kaçırmak bizi bu yola sürükleyebilir; ya da başka etkenler… Başta kendimiz olmak üzere birçok kişiyi bu bedbin havaya sürükleriz ister  [Devamini Oku →]

OĞUZ BATIN avatarı

OĞUZ BATIN tarafından

MASAL

at 16:25 in Şiir by OĞUZ BATIN · 3 Yorum »

Karalama aşkı sakın aşk ibadet,
Oynama aşkla sakın aşk fazilet,
Harcama aşkımı sakın aşk keramet,
Ayrılığa düşerse yolun,sonun felaket.

Kaybeden sen olursun,
Olmaz ziyanı bana.
Ben bulurum aşkı başka kollarda,
Anlayacağın muhtaç değilim aşkına.
Bakma şimdi ağladığıma,
Bilmiyormusun bu yürek taştan.
Yalvaracağımı geçirme aklının ucundan,
Muhtaç değilim aşkına yeter ki bunu anla.



[Devamini Oku →]

Necati Tinhu

Necati Tinhu tarafından

Adalet Üzerine-3 (Hukuk Ekolleri İçerisinde Tabii Hukuk Doktrini’nin İdealist Duruşu ve Evrensel Bir Sistem Arayışı)…

at 16:21 in Bilimsel Araştırma Yazılarınız by Necati Tinhu · 1 Yorum »

Aristo, adaleti iki kavram üzerinden değerlendirmektedir. Dağıtıcı adalet ve düzeltici veya denkleştirici adalet… Dağıtıcı adalet, şeref ve malların -kastedilen haklardır- insanların yeteneklerine, statülerine ve mevkilerine göre dağıtılmasını öngören bir görüştür. Bu varsayım, daha çok, Aristo’nun içinde bulunduğu toplum ve çağın özelliklerini yansıtmaktadır. Eski Yunan’da ve Roma’da yüksek sınıfların bilim, politika ve sanatla uğraşmalarını sağlamak bakımından köleliliğin gerekli olduğu fikri egemendi. Bu bağlamda, Aristo, köleliğin meşruiyetini ispata bile çalışmıştır.

[Devamini Oku →]

AHMET AVCI

AHMET AVCI tarafından

30 Ağustos Zaferi’nin 88’ci yılı kutlu olsun

at 01:29 in Atatürk Köşesi, Türk Tarihi by AHMET AVCI · 1 Yorum »

Bilmeliyiz ki; Kurtuluş Savaşı bir Vatan yaratmak, Bir Millet oluşturmak için yapıldı; Ulusu cemaatlere, etnik gruplara ayırmak için değil.
30 AĞUSTOS ZAFER’İ; Türk’ün Türklüğün ve Türkiye’nin Dünyaya mührünü vurmasıdır.
Tüm olumsuzluklara karşın, coşkusunu yitirmeyen bir Bayram yaşıyoruz.
Bu coşku; 30 AĞUSTOS Zaferi galibiyetinin sevincinden çok; bu Zafer’in Dünya Barışına sağladığı katkıdan ötürüdür.
Ne yazık ki; Günümüzde bile, Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu ve AVRUPA BİRLİĞİ ve ABD’nin tutum ve istekleri Sevr Antlaşmasının hükümleri ile örtüşmektedir.

[Devamini Oku →]

Omer Faruk Husmullu

Omer Faruk Husmullu tarafından

Noktalama İşaretlerini Kaybedince!

at 00:23 in Alıntı Eserler by Omer Faruk Husmullu · 1 Yorum »

Noktalama işaretlerinin önemini anlatan bu güzel ifadeleri internette görünce sizlerle de paylaşmak istedim.Gerçekten de yazıyı yazı yapan bu işaretlerin doğru kullanılması çok önemli.Üstelik sadece yazı açısından değil yaşamın sorgulanması bakımından da gerekli… ÖFH




[Devamini Oku →]

suheyl turkoglu

suheyl turkoglu tarafından

Koskoca Babam

at 00:02 in Şiir by suheyl turkoglu · Leave a Comment »

Hanlar hamamlar,
Benim olsa kaç yazar,
Ömür bitti oğlum,
Buraya kadar,
Dedin ya,
Unutamıyorum.
Daha dün gibi,
Beni kucaklayışın,
Elim zor yetişirdi,
Koca avuçlarına,
Adımların da büyüktü,
Koşar gibi yürürdüm,
Beni gezdirirken.




[Devamini Oku →]

Gunay Ozturk Ozdemir

Gunay Ozturk Ozdemir tarafından

… Eylül ve Aşk…

Ağu 30, 2010 at 22:28 in Şiir by Gunay Ozturk Ozdemir · 1 Yorum »

Güneş bir başka söner, dar penceremde
Besteler aşkların en yücesini
yalanmış belki de tüm yaşananlar
mevsimlerden eylül düşer ömrüme

sensiz şafaklarda yüzer gözlerim
incitir yaralar acı sözlerin
kırılır kanadım, kalmaz umudum
yakın yollar ırak düşer gönlüme




[Devamini Oku →]

Gunay Ozturk Ozdemir

Gunay Ozturk Ozdemir tarafından

İkiye Bölmeyelim Geceyi

at 22:24 in Şiir by Gunay Ozturk Ozdemir · 1 Yorum »

“Ruhum ince bir yaprak gibi sarardı
gece uykularımda seni düşündüm
durgun esen rüzgârda sesin vardı
yeller saçlarını tarardı, ben üşürdüm…”

Günay Öztürk Özdemir





[Devamini Oku →]

Fahrettin Donmez

Fahrettin Donmez tarafından

KOSKOCA ADAM

at 22:07 in Deneme by Fahrettin Donmez · Leave a Comment »

“Yükselirken etrafındakilere iyi bak, alçalırken aynı kişilerle karşılaşacaksın”
Hz. Mevlana
Ah… Ah… Ah… Diyerek başlamak istiyorum satırlarıma bu “Ah” öylesine içten olmalı ki ahımı herkes duyabilmeli, görebilmeli ve hissedebilmeli.
Onlar da benim gibi “Ah” diye inleyebilmeli. Bulunduğu yerden dönmeli, dönmeli, dönmeli… Doğuya, batıya, güneye ve kuzeye… Sonra durmalı ve yüreğinin atışını beyninin zonklamasını, bedeninin ürperişini duyabilmeli. Yeniden “Ah” diye inleyebilmeli.


[Devamini Oku →]

OĞUZ BATIN avatarı

OĞUZ BATIN tarafından

LALE DEVRİ(30 AĞUSTOS’A ÖZEL)

at 20:09 in Şiir by OĞUZ BATIN · Leave a Comment »

Pasarofça antlaşmasıyla,
Laleler açtı İstanbul”da.
Zevk-i sefa geldi iş başına,
Nerde akşam orda sabah;oh ne ala!





[Devamini Oku →]

OĞUZ BATIN avatarı

OĞUZ BATIN tarafından

HÜRRİYET

at 20:08 in Şiir by OĞUZ BATIN · Leave a Comment »

Cennetin fragmanını,
Yaşatıyor bu doğa bize.
Baharı vermiş ki Tanrı,
Günahtan sakınalım diye.
Cehennemin alafrangasını,
Sunuyor AŞK diye yüreklerimize.
Jelatinleyip paketleyerek,
Günahtan arınıp,
Temize çıkalım diye.




[Devamini Oku →]

harikaufuk

harikaufuk tarafından

ATATÜRK

at 20:06 in Şiir by harikaufuk · Leave a Comment »

ATATÜRK

ATATÜRK

Sevgimiz bütündür, asla bölünmez,
Yüreklerde bayrak, bizde Atatürk!
Ölümsüzdür içimizden silinmez,
Yüreklerde bayrak, gözde Atatürk!





[Devamini Oku →]

Omer Faruk Husmullu

Omer Faruk Husmullu tarafından

MAĞARANIN KAMBURU/Birinci Bölüm

at 15:12 in Roman by Omer Faruk Husmullu · Leave a Comment »

-Hoş geldin evlât, otur oraya!
-Nereye oturayım, bu mağaranın içinde oturacak yer mi var sanki?
-Galiba, yanındaki iskemleyi göremedin!
-Bu mu, bu da nesi?…
-İskemle. Ee ne yaparsın, biz de artık modern çağın gereklerine uyuyoruz. Büyücü olmasına büyücüyüz, ama çağın gerisinde de değiliz. Siz ne diyordunuz buna? Ah, buldum: Çağdaşlaşmak…
-Ben çağdan, mağdan söz etmiyorum. Şu tek ayağı kırık, arkalığı kopuk pis şeyin üzerindekileri soruyorum. Kanla karışık tüyler yapışmış üzerine. Bir iğne başı kadar bile temiz bir yer kalmamış.

[Devamini Oku →]