Giriş yap
ONLINE
1 Kullanıcı Bulunulan sayfa
Kullanıcı:: 1 Ziyaretçi-
Son Yazılar
Son Yorumlar
- Bu Gün Bayram için Hilâl Erboyacı
- Düşünceye Takılanlar için Hilâl Erboyacı
- GÜNLÜĞÜMÜN ÖNSÖZÜ için Hilâl Erboyacı
- İZMİR’İN KURTULUŞU! için Hilâl Erboyacı
- HİCAZ FASLI’NI DİNLERKEN için Hilâl Erboyacı
Kategoriler
- Akgün Akgün Köşesi (48)
- Alıntı Eserler (306)
- Anekdotlar (25)
- Anı Yazılarınız (125)
- Atasözleri ve Deyimler (8)
- Atatürk Köşesi (93)
- Beyin Fırtınası (8)
- Bilimsel Araştırma Yazılarınız (66)
- Biyografiler (48)
- Çocuk Edebiyatı (27)
- Deneme (125)
- Divan Edebiyatı (17)
- Dünya Edebiyatı (29)
- Dünya Mizahı (2)
- Dünya Şair ve Yazarlarından Örnekler (15)
- Dünya Tarihi (4)
- Edebiyat Galerisi Net Şair/Yazarların Seçkileri (42)
- Eleştiri (187)
- Etkinlikler (58)
- Evlilik ve Aile (8)
- Fabl ve Alegori Hikayeleri (3)
- Felsefe (25)
- Fıkralar (61)
- Fotoğraf Sanatı (7)
- Genel (2034)
- Gezi Yazılarınız (85)
- Günlük (4)
- Günün Sözü (8)
- Haydi Sende Sor (1)
- Hisleriniz (108)
- İllerimizi Tanıyalım (9)
- Karikatür Dünyası (4)
- Kişisel Gelişim (22)
- Kitap Özetleri ve Eleştirileri (23)
- Kültür ve Sanat (22)
- Makale (75)
- Mektuplarınız (59)
- Mitoloji (21)
- Osmanlı Tarihi (7)
- Öykü (91)
- Özlü Sözler (44)
- Psikoloji (14)
- Roman (20)
- Röportaj (4)
- Sağlık Bilgileri (19)
- Sanat Tarihi (11)
- Şiir (2302)
- Sinema (31)
- Siteye Nasıl Yazı Yazabilirsiniz? (1)
- Söyleşi (37)
- Tiyatro (5)
- Türk Edebiyatı (121)
- Türk Mizahı (23)
- Türk Şair ve Yazarlarından Örnekler (36)
- Türk Tarihi (34)
- Türkçe ve Dilbilgisi (38)
- Yalnızlık Sözleri (8)
- Yarışma Eserleriniz (10)
- Yarışmada Derece Alan Eserleriniz (17)
- Yazarlarımızın Eserlerinden (1)
- Yerel ve Ulusal Basından Edebiyata Dair Haberler (33)
- Yönetim Duyuruları (180)
Arşivler
- Eylül 2010 (87)
- Ağustos 2010 (596)
- Temmuz 2010 (272)
- Haziran 2010 (309)
- Mayıs 2010 (285)
- Nisan 2010 (459)
- Mart 2010 (443)
- Şubat 2010 (662)
- Ocak 2010 (634)
- Aralık 2009 (418)
- Kasım 2009 (470)
- Ekim 2009 (246)
- Eylül 2009 (461)
- Ağustos 2009 (390)
- Temmuz 2009 (110)
Aylık arşiv: Nisan 2010
BU KAÇINCI…
BU KAÇINCI… Bu kaçıncı bahar, kaçıncı yeniden canlanma doğada… Bıkmadan ölüp sonra dirilmek… Kaçıncı dal budak sarış, filiz veriş, yapraklanış, çiçek açış… Bu kaçıncı meyve, sebze sunuş biz vefasız ve sevgisiz insanlara… Bilmiyorum bilemiyorum. Bilmek de istemiyorum. Bu gün … Okumaya devam et
Sez_alandım Bir Kere -1
Umurlarına sürüldüm gayrı nadasta değilim. Uzak kaldığın her ana, karbon monoksiti bol özlemler yolluyorum. Sen Aşık Veysel’in seline yakınsın, biraz beni oku rüzgardan. * Tetik düştü düşlerime. Sezalandım bir kere . -Ruhumun düşlerine balonlar uçur. Gözbebeklerine kadar kafiyelensin sevgin. … Okumaya devam et
ßir oldukça biz…
Anılar kovalar bizi Kaçamayız bu sıra dışı takipten… Ne kadar istesek de unutamayız paylaştıklarımızı —son siqaramızı, qülüşlerimizi, sonsuz bakışmalarımızı… Ayrı yerlerde olamayız mutlu…
son defa
Son defa baksam gözlerine Dalsam ruhunun seyrine Son defa olsam yanında Doysam aşkının huzuruna Ama ‘ama’larla kilitlenmiş cesaretimle Olmaz birlikte Ne ilklerin büyüsü Ne de sonların doyumsuzluğu Çıkamayız bu sonsuzluk yolculuğuna Dayanamayız ‘hoşça kal satırları’na Ulaşamayız birlikteliğin doruklarına Ne ilk … Okumaya devam et
Genel kategorisine gönderildi
Yorum bırakın
sadece tatlı bir işkence yokluğun
ßak olmadı yine Doğmuyor sensiz gece sabahına Dilimdeki heceler hep sende Gözlerim pencerede gelirsin diye Kalemim senin etrafında Dönüp duruyor çaresizce Ama gelme! Öldürmüyor yokluğun Sadece tatlı bir işkence Dokunan her günün bitişinde
Genel kategorisine gönderildi
Yorum bırakın
pamuk ipliği hayat
pamuk ipliğine bağlı şu fani yaşam… öyle hassas ki en ufak bir dalqınlık yeter ellerinden kayıp qitmesine… öyle sessiz ki karşına dikilip elveda der en ummadığın anda.. hiç ummadığın anda terkeder seni… derinden acıtmak isterse eğer en sevdiğinden sınar seni-en … Okumaya devam et
mutsuz son
Bir hikâyeye başladım; Ansızın başlar her şey, Umulmadık bir anda… Yavaş, ama emin adımlarla gider gibi gözükür hikâye… Öyle ki pembe bulutlarla örtülüdür gerçekler, Yaşanacaklar… Farkındasızlık,
Genel kategorisine gönderildi
Yorum bırakın
zaman kokusunun üzerimize sindiği bir anda…
Zaman kokusunun üzerimize sindiği bir anda karşılaşsak birgün Tozlu raflardaki hayallerimizin saydam kalemlerle işlendiği kitabın sayfalarında seni ararken çıksan karşıma Unutsak geçen zamanı Gelecek bir anda silinse O anda kalsak Hissetsek birlikteliği doya doya Kah dudaklarda kah parmak uçlarında
Genel kategorisine gönderildi
Yorum bırakın
ßarış’a betimleme
Karanlığa bürünmüştü tüm şehir Her şeyi yerinden söküp götüren asi fırtına Gözyaşlarını boşaltan siyah bulutlar Bu depresif çerçevede ego peşinde silahlı kötü adamlar Ellerindeki kanlı makinaları dolaştırıyorlardı şehirde Pembe düşlerle sonlarına toplanan masumluk abideleriyse bir umut peşinde Beyaz güvercini huzura,saf … Okumaya devam et
ßitti.
Ben sustum Sen sevdin suskunluğumu. . . Sen sustun Ben daha da sevdim özlemlediğim varlığını. Konuşmayı denedik Daha da sessizleştirdik-‘biz’siz bıraktık suskunluğumuzu. Yuttukça sözcükleri Benimsedik gözleri buğulu geceyi. . . Ben engelledikçe sevgini Siyaha büründü neşesi gözlerinin.
Genel kategorisine gönderildi
Yorum bırakın
Şehidim Sol Yanım Ağrıyor
…. Şehidim sol yanım ağrıyor …. Sanmaki tek ben ağlıyor …. Umudum toprağım vatanım …. Bayrağım milletim ağlıyor …. Ardından bakanlar sana emanet …. Kafaret bedeller gen sana emanet …. Aslanım Anafartalar / Türkoğlu Türk’üm Türk …. Canlar sana kurban … Okumaya devam et
Kelebek Gözünde Yağmurum-3
bir kelebek ne kadar büyürse/ o kadar ömrümce/milyar kelebek ömrü yeter mi söyle ! aşk /danesi ! -ömrüm kelebek kanadın çırpınışı kadar kısa ! acılara basa basa kuvvetlenerek büyüyorum bir kelebek ve bir yürek … Okumaya devam et
GÖZLERİNİ BÜRÜYEN O HIRS SÖNER BİR GÜN! AŞKIMI GERİ ALDIM AFFET!
Düşünmesem, çıkartabilsem aklımdan, seninle örülmüşlüğünden çözebilsem rüyalarımı. Sen mi geldin, kaderim mi çağırdı bilemiyorum. Bilemiyorum, bu denli sevmişliğimin nedenini. Ne olur git. Bir an çık git düşüncelerimden, rüyalarımdan. Öylesine yer etmişsin ki benliğimi kaybedip sen oldum adeta ben! Sorma … Okumaya devam et
Kal Kalabildiğince
girne bahçede çiçeğiyle yanyana portakal limon al alabildiğince kuzey kıbrısta çiçeğe doymuş her yan ne gelir usa dol dolabildiğince
Binbir Çiçek Sunağı
çalı içinde kuş yuvası tüneği şimdi evinde saman yedi ineği halı içinde rengarenk gül serili allı sarılı yanar yarin yanağı dalı içinde yeşeren kıpırtılar kararmış tane ballamış bal dudağı