CENAP ŞAHABETTİN (1870-1934)
Mar 12, 2010 at 20:32 Kategori: Biyografiler, Edebiyat, Genel Yazan: Tunç Pişiren
Manastır’da ,1870 yılında doğan Cenap Şahabettin, babası Plevne’de şehit düşünce annesiyle birlikte İstanbul’a gelir. Askeri Tıbbiye’yi bitirir. İlk gençlik yıllarında Muallim Naci’nin etkisinde klasik edebiyat tarzında şiirler yazar. Eğitimine devam etmek için gittiği Paris’te Fransız Edebiyatı’yla tanışır. Böylece edebiyatımıza yeni ufuklar açan , yeni bakış açıları getiren önemli bir isim olur.
İstanbul’a döndükten sonra çeşitli dergilerde adını duyurmaya başlayan Cenap Şahabettin, daha sonra Servet-i Fünûn topluluğuna katılır. ‘Sözcüklerle yapılmış resimdir.’dediği şiir, onun için gerçeklerden kaçış, bir hülya alemidir.Sembolist bir anlayışın egemen olduğu şiirlerinde Servet-i Fünûn anlayışının genel bir yansıması olan nazmı nesre yaklaştırma ve musiki belirgin bir şekilde kendini gösterir.
Cenap Şahabettin şiirlerinde güzelliğin peşindedir. Toplumsal kaygıları yoktur. O, bireyin mutluluğunun peşinde koşar.Sembolizm’ in yanı sıra Parnasizm’ in etkilerini taşıyan şiirlerinde aruz veznini kullanır.Batı edebiyatı’ nın nazım biçimlerinden serbest müstezat ve soneyi kullanan şair ‘kulak için uyak’ anlayışıyla yeni biçim arayışına girer.
‘Sanat için sanat’ anlayışının yanı sıra kullandığı dil ve dil konusundaki görüşleriyle yaşadığı dönemde pek çok şair ve yazardan farklı düşünmüş, ısrarla Osmanlıcanın öneminden ve gerekliliğinden söz etmiştir.Bu nedenle bol tamlamalarla dolu, ağır bir dili vardır.
Şiirlerinin yanında gezi yazıları, makale ve özdeyişleri, oyunları ve incelemeleri vardır. Düzyazılarında nükteli, süslü bir anlatımı vardır.
Eserleri
Şiir
Tâmat, Seçme Şiirler ,Bütün Şiirleri
Gezi yazıları
Hac Yolunda, Avrupa Mektupları, Âfâk-ı Irak
Makale ve Özdeyişler
Evrak-ı Eyyam,Nesr-i Harp,Nesr-i Sulh ve Tiryaki Sözleri
Oyunları
Körebe,Yalan ,Küçük Beyler
Eserlerinden Örnekler
Elhân-ı Şitâ
Bir beyaz lerze,bir dumanlı uçuş,
Eşini gaib eyleyen bir kuş
gibi kar
Geçen eyyâm-ı nevbahârı arar
Ey kulûbun sürûd-u şeydâsı
Ey kebûterlerin neşideleri
O bahârın bu işte ferdâsı
Kapladı bir derin sükûta yeri
Karlar
Ki hamûşâne dembedem ağlar
Ey uçarken düşüp ölen kelebek
Bir beyaz rîşe-i cenâh-ı melek
gibi kar
Seni solgun hadîkalarda arar
Yekâzat-ı Leyliye
Gel bu akşam da serbeser , güzelim
İhtizazat-ı leyli dinleyelim:
Tâ uzaklarda işte bir piyano
Taze parmakların temasıyla
Ağlıyor bir hazan havasıyla
Dinle,ey yârim,işte ağlayan o
Gecenin ka’r-i pür sükûnunda
Zulmet-i ebkemin derununda
………….
Dinle ey rûhum işte ağlayan o…
Özdeyişleri’nden
‘Güzel söyleyeceğinden emin değilsen sus!’
‘Yazısı ile okuyucusunu yükseltmeyen yazar,ancak bir kâtiptir.’
‘Yüksek tepelerde hem yılana, hem kuşa rastlayabilirsiniz; fakat
biri sürünerek, öteki uçarak yükselmiştir.’
‘Köhne fikirler paslanmış çivilere benzer, söküp atmak çok güçtür.’
‘Karnı açlardan ziyade kalbi açlara acırım.’
‘Yalnız kendi nefsini düşünerek dost arayan, hizmetçi arıyor demektir.’
Hazırlayan:Hilâl Erboyacı























kaç kez yorum yazdım gitmedii
netin aziziliğine uğruyorumm..
Yazısı ile okuyucusunu yükseltmeyen yazar,ancak bir kâtiptir.’
TANZİMAT EDEBİYATI’NDAN BUGÜNE TÜRK ŞİİRİ /ile başladığınız edebiyat gezintisinde
Şinasi
Namık Kemal Ziya Paşa /Tanzimat Dönemi’nin birinci dönem şairleri
Abdülhak Hamit
Abdülhak Hamit,şiirimize felsefî bir hava getirirken ,
Recaizâde Mahmut Ekrem edebiyatımızda mensur şiir tarzını başlatır
ara dönem şairleriyle
ŞİNASİ(1826-1871) /
akıl ve mantığı öne çıkaran bir düşünce adamıdır.
NAMIK KEMAL (1840-1888)/
Namık Kemal /Vatan ve Hürriyet Şairi
ZİYA PAŞA (1825-1880) /
Tanzimat Edebiyatı’nın önemli isimlerinden
TANZİMAT EDEBİYATI’NDAN BUGÜNE TÜRK ŞİİRİ /ile
Servet-i Fünûn Edebiyatı’nda Şiir
İkinci Tanzimat Dönemi şair ve yazarlarından
Recaizâde Mahmut Ekrem’in 1896’da çıkardığı
Servet-i Fünûn Dergisi etrafında toplanan şair ve yazarlar,
Tevfik Fikret
Cenap Şehabettin
VE…
ayrı ayır edabiyat ufkumuzu genişlettiğin için
Abdülhak Hamit Tarkan/1851-1938
Recaizade Mahmut Ekrem/1847-1914
Tevfik Fikret /1867-1915
Cenap Şahabettin /1870-1934
vel hasıl
WILLIAM SHAKESPEARE
MEHMET AKİF ERSOY’U ANARKEN….
HER ŞEY YERLİ YERİNDE
tüm bilgi birikimlerine yenisi eklediğin için
ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM..
Işıklı köprülerin sönmesin
Canımsın,çok teşekkür ediyorum.
Çok sevgimle….