Tunç Pişiren

tarafından

Ardından Bir Damla Gözyaşı Bıraktıklarımız

Mar 18, 2010 at 19:49 Kategori: Akgün Akgün, Genel, Hisleriniz ve Düşünceleriniz Yazan: Tunç Pişiren

Image and video hosting by TinyPic

        

       İnsan yaşamı boyunca yaşama amacını sorgular. Nedenler ve niçinler peşimizi bırakmaz.Bazen çok anlamsız gelir her şey; bazen de kabımıza sığamaz , yaşam bir mekan ve bir yer olmaktan çıkar , ayaklarımız yere basmaz, dolu dolu yaşarız bir şeyleri.

 

      Bugün dolu dolu günlerden biriydi benim için. Hemen her yıl benzeri duyguları yaşamama rağmen, hiç kaybetmediğim öğrencilerimi sahnede etkinlik yaparken görmenin heyecanını bu kez farklı bir duyguyla karışık yaşadım.

 

       Çanakkale Zaferi’ni kutlama töreni, saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’yla başladıktan sonra Eren, Sayın Akgün Akgün’ün çok beğendiğim şiirini okumaya başladı:

 

 Oğul artık vakti geldi,bu vatan bir bedel ister bizden:

Kudurmuş köpekler gibi yedi düvel, geçmek ister,

Çanakkaleden…

Dün gibi hatırlarım babanı, baban gazi dönmüştü

Rus harbinden.

Bir şarapnel ayırmıştı bacağını gövdesinden…

*

Gözleri dolu dolu ,dokunsan ağlayacaktı,

Dudaklarından dökülen peltemsi kelime,

Acıttı içimi,dağladı yaramı…

“Ben şehit…ben ŞEHİT olamadım…”

Nasıl bakarım gözlerine?

Ne derim babana söyle?

Ne derim anana, atama?

“Ben babanım” diye…

Nasıl haykırırım, Oğluma?

*

Çok yaşamadı oğul, kahrından öldü.

Ölürken gözlerinden yaşlar süzüldü.

Son bir gayretle, son nefeste;

“Bu vatan bizim, bu bayrak dalgalanmalı,

Bu ezanlar son neferimiz şehit olmadıkça

SUSMAMALI..”diyerek,,

Hakka yürüdü…

*

Eyy oğul!

KURBAN Anan sana…

Dün, bugündür, bugün “kurban” sen!

Ak sütüm helal etmem!

Babanın kemiklerini sızlatmam.

Şehit analarını ağlatmam.

Git oğul git…

VATAN SAĞ OLSUN…

…………………………………………

                           Akgün Akgün

 

………..Salonda çıt! yok. Eren, olağanüstü bir huşu içinde okuyor şiiri. Okumuyor aslında oynuyor. Ezberlemiş olduğu için hafif , büyüleyici bir fon eşliğinde her dizede büyüyor büyüyor, kayboluyor şiirin içinde. Benim hissettiklerimden  ise kimsenin haberi yok.

 

       Sayın Akgün Akgün’ü hiç tanımadım,hatta şiirlerimin altında yorum yapacak, ya da benim, şiirlerinin altına yaptığım yorumlarımı okuyacak vaktimiz de olmadı.Ortak noktamız duygularımızı şiire aktarmak ve ortak dostlara sahip olmaktı.Belki de Sayın Akgün’de beni en çok düşündüren ardından bıraktıklarıydı.Böyle anlamlı bir güne bir anlam daha katabilmek,yazdıklarıyla dinleyen herkesi bir büyülü afâkın ortasına bırakıvermek ….işte yaşamın anlamı  buydu.

 

      Ölüm ve yaşam arasındaki ince çizgide Çanakkale’de aslanlar gibi göğsünü siper eden Mehmetçiklerimiz, ülkemizin bağımsızlığına kavuşmasında ilk adımı atan önderimiz Atatürk ve Akgün Akgün’ün ebediyete intikal etmiş ruhları vardı. Hepsi unutulmayacak bir şeyler bırakmışlardı arkalarından. Bize bu vatanın ne kadar önemli olduğunu , bu vatan için yapılabilecek daha ne çok şey olduğunu anlatıyorlardı.

 

       Büyü, diğer monologlara ve bir aydır büyük özveriyle hazırlandığımız oratoryoya da sindi. Tören boyunca zaman zaman ümitsizliğe düştüğümüz : ’ Bu gençlerden bir şey olmaz ! ’ diye sızlandığımız gençlik, bizi utandırmak istercesine koca salonda, nefes almaya bile korkulan  bir sessizlikte, huşu içinde yüreğimize : ’ Merak etmeyin ! Biz varız, gerekirse biz de zamanı gelince vatanımız için ölürüz ! ’ diye fısıldadılar.

 

       Çok söze ne hacet? Yaşamın büyülü lezzetinde, sorguladığımız pek çok soruya işte cevap…..Nur içinde yatın, ardından bir damla gözyaşı bıraktıklarımız. Mekanınız cennet olsun.

 

       Bu duyguları yaşamama vesile olan Değerli Emine Pişiren Hanımefendi’ye de Sayın Akgün’ün bu güzel şiirini bizlerle paylaştığı için minnet ve şükranlarımı sunuyorum.Sevgilerimi hiçbir zaman yarınlara bırakmadım:Seni seviyorum Sevgili Emine Pişiren.

                                                                                           Hilâl Erboyacı

3 responses to Ardından Bir Damla Gözyaşı Bıraktıklarımız

  1. Emine Pisiren said on 18 Mart 2010

    Canım…Canımm…Canımmm!..

    Eğer duygular yüreğimden boğazıma doğru ilmek ilmek atılırsa…

    Eğer bu ilmekler sonrası gözlerim bulanırsa hüzne…

    Eğer, bulanan gözlerimden kirpik uçlarındaysa jaleler…

    İşte benim donduğum andır o an…

    Bir fısıltı büyür içimde…
    Adı SEVGİ olan…

    Adı DOSTLUK olan…
    Adı VEFA olan…

    Şimdi izin verin bana ağlayacağım biraz daha…

    Teşekkür ederim…

    http://i170.photobucket.com/albums/u256/papatya57/56849.gif
    http://img250.imageshack.us/img250/5866/tesekkrlerbyfenertv034iz.gif

  2. Gülay GÖKTÜRK said on 20 Mart 2010

    ah cannnlarrr
    üçü bir yerde
    sevgi  dost vefa
    aslında beşi olmalı..
    anlamlı bir gün içinde vefa örneğin ve emanetin
    verilen sözlerin yerine 
    yürekleri çoştururcası getirilmesi..
    ne mutlu sana ruhum incisi ..bunlara vesile oluyorsun
    bak geldi gene aklıma ,
     hiç aklımdan çıkmayan oğulsularım
    niye ,neden ,eden gelir..

    Oğul artık vakti geldi,bu vatan bir bedel ister bizden:

    Kudurmuş köpekler gibi yedi düvel, geçmek ister,
     
    Çanakkaleden…
     Eyy oğul!
    KURBAN Anan sana…
    Dün, bugündür, bugün “kurban” sen!
    Ak sütüm helal etmem!
    Babanın kemiklerini sızlatmam.
    Şehit analarını ağlatmam.
    Git oğul git…
    VATAN SAĞ OLSUN…


     

  3. Perihan Reyhan Alkan said on 23 Mart 2010

    Her gününüz dolu dolu hazlarla bezeli olsun dilerim,lakin böylesi hüzünlü çağrımlarla değil!Nur içinde yatsınlar.Öğrencilerinize de başarılar diliyorum,ne mutludurlar ki siz gibi bir öğretmene sahipler.Sizin de kaleminizin yetkin avazı daim olsun efendim.Selam ve saygımla.

Yorum yaz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.