Türkçe ve Dilbilgisi/ SÖZÜN ANLAMI/Feyza Hepçilingiroğlu
Şub 11, 2010 at 02:51 Kategori: Alıntı Eserler, Türkçe ve Dilbilgisi Yazan: Admin1
SÖZÜN ANLAMI
Söz ile sözcük arasındaki ayrıma değinmeliyim önce. Çoğu zaman birbirlerinin yerine kullanılmaları yanıltmamalı; biz aralarına kesin bir çizgi çekmek zorundayız. Bir kere aralarında boyut farkı var. Sözcük (sonundaki -cük her ne kadar yapım ekiyse de tümden dışta bırakmadığı küçültme anlamının da katkısıyla) sözden küçük olandır gerçekten. Sözcük, bir anlam birimidir, tektir; her anlama bir sözcük düşer. Öyleyse, sözün sözcükten büyük olması için en az iki birim olma zorunluluğu vardır. Başka bir deyişle söz, en az iki sözcüktür. Sözcüklerin yan yana gelmesinde mantık belirleyici olur. “Mor elbise, mor dağlar” dendiğindeki uyumun, “mor ahlak” dendiğinde yitmesi bundandır. Mantıklı bağdaştırmalar üzerinde duracağız burada, hatta daha çok kalıplaşmış sözler üstünde. Peki, neleri sayabiliriz “söz” kapsamında? En az iki sözcükten oluşan bütün sözcük öbeklerini.
İkilemeler
Aynı sözcüklerin, yakın ve karşıt anlamlı sözcüklerin ya da ses benzerliği taşıyan sözcüklerin yinelenmesiyle oluşan sözcük öbekleridir.
Aynı sözcüğün yinelenmesiyle kurulanlar: iri iri, yeşil yeşil, hızlı hızlı…
Yakın anlamlı sözcüklerle kurulanlar: eş dost, bıkmak usanmak, kılık kıyafet…
Karşıt anlamlı sözcüklerle kurulanlar: ileri geri, aşağı yukarı, dost düşman…
Kimi zaman yalnızca ses benzerliği yeter ikileme kurmak için: eski püskü, eğri büğrü, abuk sabuk…
Kimi zaman da ilk sözcüğün, başındaki harfin yerine “m” konarak yinelenmesi: boncuk moncuk, ev mev, şaka maka…
Kimi zaman bunlara bile gerek kalmaz: bakkal çakkal, falan fıstık, falan filan…
Sözcük Öbekleri
İlgeç (edat) öbeklerinden tamlamalara kadar iki sözcükten oluştuğu halde temelde tek kavramı karşılayan bütün sözleri bu kapsamda düşünebiliriz. Görevleri değişebildiği gibi, anlamları da bağlama, yani tümcenin neresinde, nasıl kullanıldığına göre değişen bu öbeklerin anlamları üstünde, bu yüzden, durmaya pek gerek yok.
Sabaha kadar, aşağı doğru, kitabın kapağı, sarı hırka…
Söz Mecazı
Kimilerini “imge” sayabileceğimiz “söz mecazı”, tanımını adında taşıyor aslında. Tek sözcüğün değil, sözün (en az iki sözcüğün) somut temel anlamından uzaklaşarak soyut bir yan anlam kazanması. Ali Püsküllüoğlu, Edebiyat Sözlüğü’nde şöyle tanımlıyor imgeyi:: “Yazınsal ürünlerde, özellikle de şiirde dile getirilmek isteneni daha canlı, daha etkili, duyumsanabilir, göz önüne getirilebilir bir biçimde anlatmak için, onunla başka şeyler arasında bağlantı kurularak zihinde canlandırılan yeni biçimlerdir.” Birkaç sayfa öncesine dönerseniz “mecaz”a da benzer bir tanım yaptığımızı göreceksiniz. Çünkü, temel anlamı somut tek sözcüğün, soyut yan anlam kazanması “mecaz”, birden çok sözcüğün (söz) aynı işlemden geçmesi de “söz mecazı”dır.
Deyimlerden tek farkı, deyimlerin kalıplaşmış, söz mecazının ise özgün oluşudur. Tıpkı deyimlerdeki gibi söz mecazını da düz anlamıyla algılamaya kalkmak, insanı gülünç duruma düşürebilir. Mustafa Ekmekçi, yazmanın, konuşmanın, hatta düşünmenin bile yasak olduğu 12 Eylül günlerinde, Cumhuriyet’teki köşesinde sık sık, “Satır aralarını okuyan okurlarım anlamıştır ne demek istediğimi.” gibi tümceler kurardı. Bir arkadaşımın gazeteyi kaldırıp ışığa tuttuğunu, satır arasında ne yazdığını bulmaya çalıştığını anımsarım bugün bile. Üstelik çocuk falan değildi; ama satır arası okuma’nın, orada “açıktan açığa söylenmese de sezdirilen kimi şeyleri anlamak” demek olduğunu kavrayamamış.
“Toprağının özsuyuyla beslenmek” sözünde sözgelimi, bilmediğimiz hiçbir sözcük yoktur; ama yine de hiçbir sözcük temel anlamında kullanılmamıştır. “Ülkesinin kültürünü özümlemek”biçiminde verebileceğimiz soyut anlam, “toprak”, “özsu”, “beslenmek” gibi temel anlamı somut sözcüklerle iletildiği için gözümüzde somutluk kazanmaktadır. Cemal Süreya’nın, Yunus Emre’yi anarken “Türkçenin süt dişleri”nden söz etmesi, uzaktaki İstanbul’u “feodaliteyi süpüren byıklarıyla” anlatması, hep birer imge örneği sayılabilir.
KAYNAKÇA:
Yazan: Feyza Hepçilingiroğlu/Türkçe ve Dibigisi Kitabı
Remzi Kitabevi






















Teşekkürler bilgilendirmelere.