2010 Ocak için olan arşivi geziyorsunuz.

Mücella Pakdemir

Mücella Pakdemir tarafından

HAsRET

Oca 30, 2010 at 19:47 in Şiir by Mücella Pakdemir · 3 Yorum »

HAsRET

Deryaya salınsa geri verirdi
Yüce dağa düşse karı erirdi
Gayya korkusundan sönüverirdi
Gönülleri yakan har olur hasret

Zaman haşmetiyle yürüdüğünde
Derde dert katarak sürüdüğünde
Alevsiz, dumansız bürüdüğünde
Sîneyi dağlayan kor olur hasret

Emsâli hayalde özü andırır
Görünür, kaybolur, garip kandırır
Onmaz yaralara bûse kondurur
Karanfil kokulu yâr olur hasret

Ayrılık gam yükü aşk gedâsında
İdamını bekler koç edâsında
Sitemler yığılır son vedâsında
Celladın ipine dâr olur hasret

Zilleri bozulmuş kırk kilit kapı
Ejderha bekçili, gizemli yapı
Yüreği çatlatır devasa çapı
Varana ebedî nâr olur hasret

(Şiirlerim noter tastiklidir)
Mücella Pakdemir

[Devamini Oku →]

Mücella Pakdemir

Mücella Pakdemir tarafından

SÜKÛNET

at 19:34 in Şiir by Mücella Pakdemir · 1 Yorum »

Zaman ağır, ruhum dingin
Etraf sessiz, ufkum engin
Hora geçti bu ahengin
Ne güzelsin ey sükûnet!

Efkârımı yer böceğim
Gonca sunar al çiçeğim
Zehir olsan içeceğim
Ne güzelsin ey sükûnet!

Param yokmuş, kime ne ki?
Kapım çalmaz, neden peki?
Adım çıkmış sinameki
Ne güzelsin ey sükûnet!

İşim gücüm de olmasa
Kalmadı bak canda tasa
Kalem, kâğıt, bir de masa
Ne güzelsin ey sükûnet!

Rızkı veren yüce Allah
Desin makbul kul inşallah
Şükürdeyim vallah billâh
Ne güzelsin ey sükûnet!

Mücella Pakdemir


[Devamini Oku →]

tarafından

Mikro dünya

at 15:32 in Genel by · 5 Yorum »

“En son ne zaman aynaya baktın, taradın saçlarını, hatta okşadın gururla seyrederek…muhteşem burnum, gözlerim, dudağım bir ahenk içerisinde sıralanmış…diyordun.

(sen ; ben bunları yazarken, bu yazının arkasında ne var diyerek merak edip, “  özenle,emek verilerek yazılmış bir romanın arka kapağını okuyup romanı anladığını zannedenlerden değilsin sanırım, demek geldi içimden, böyle ise başka kapıya, bu arada hiç de güzel değilsin, hatta o kadar çirkinsin ki gönlünden, sana güzel olduğunu söyleyenler senden de dangalak “) ,

Gıpta ettim doğrusu senin izlerken”diyordu…ne güzel bir cümle…değil  [Devamini Oku →]

gulcenaz

gulcenaz tarafından

SEN UYUYORDUN

at 14:59 in Genel by gulcenaz · 4 Yorum »

 

SEN UYUYORDUN

Sessizce geldim yanına bir gece
Yastığın ıslaktı belli ağlamışsın
Bir damla yaş kalmış kirpiklerinde
Kıyamadım dokunmaya sen uyuyordun

Seyrettim o an masum rüyalarını
Yavaşça okşadım ipek saçlarını
Nasılda sıkmıştın yar, avuçlarını
Üzerini örttüm sen uyuyordun

Bir süre düşündüm gitmeden önce
Hata kimdeydi en çok belkide bende
Yeniden başlamak mümkün değil de
Veda etmeye geldim sen uyuyordun

Yürüdüm bir an zaman koridorunda
Sebepsiz kavgaların eninde sonunda
Dağılacak sihir gönül yorulduğunda
Af dilemeye geldim sen uyuyordun

Haklıydın yüreği derya sevgilim
Aslında seni ben hak etmemiştim
Sınırsız sevgine sabrına güvendim
Yalvarmaya geldim sen uyuyordun

Biliyorum çok üzdüm ağlattım seni
Anlamadım ah varlığında kıymetini
Ödenir elbet her  [Devamini Oku →]

Aktaş (Homerotik)

Aktaş (Homerotik) tarafından

Prof. Dr. Muammer Aksoy

at 12:08 in Alıntı Eserler, Biyografiler by Aktaş (Homerotik) · 1 Yorum »

Muammer Aksoy – (31.01.1990)
——————————————————————————–
(d. Î917, îbradı, Antalya – ö. 31 Ocak 1990, Ankara), hukukçu ve siyaset adamı. 1961 Anayasası’nı hazırlayan komisyonun sözcülüğünü yapmıştır. Milletvekili Numan Aksoy’un oğludur. 1939′da Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi.

GÜNDEM

Bilim adamına infaz: 1 Şubat 1991
Prof. Dr. Muammer Aksoy

Türk Hukuk Kurumu Başkanı, yazar Prof. Dr. Muammer Aksoy, 31 Ocak 1990 akşamı, Ankara’da evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü.

Polis yetkililerinin, “çok profesyonelce” olarak nitelendirdikleri saldırının failleri belirlenemedi ve kanıt olarak geriye sadece boş mermi kovanları kaldı.  [Devamini Oku →]

Gülay GÖKTÜRK

Gülay GÖKTÜRK tarafından

Çok Teşekkür Ederim‏

at 11:53 in Şiir by Gülay GÖKTÜRK · 11 Yorum »

Çok Teşekkür Ederim

Kalbinde sonsuzluğum / olduğun için
Yunuslu /yosunlu/ bıraktığın için
Hüzün yağmurların da /ağlattığın  için
Acını gül karası /gülün olmama izin verdiğin için
Uzaktan boynum büküp seyrine /daldığım için
Liselim sevdasın da ,kelebek/ özgürlüğü yaşattığın için
Elma şekerimi/ kafesli günlerime ektiğin için
Gülüşüne ilhamınla/ perin olduğum için
Geçmişimden/geleçeğime/ geldiğin için
Tanrım henüz yolun ”a..d..e..m. ” deyim
/severek ölmeyi/ öğrettiğin için
Herşeyimin herşeyi /kimim /kimsem /

Sen kimsen sen/ kimsem sen/kimim kimsem sen/

olduğun için/
Çok teşekkür ederim

[Devamini Oku →]

Aktaş (Homerotik)

Aktaş (Homerotik) tarafından

Prof. Dr. Türkel Minibaş hastalığına yenik düştü

at 11:28 in Alıntı Eserler, Biyografiler by Aktaş (Homerotik) · 1 Yorum »

Prof. Dr. Türkel Minibaş hastalığına yenik düştü

İktisat profesörü olan Türkel Minibaş, tedavi gördüğü hastanede dün sabah hayatını kaybetti. Minibaş, birçok vakfın da kuruluş çalışmalarında da aktif olarak görev yapmıştı.

İktisat profesörü olan Türkel Minibaş, tedavi gördüğü hastanede dün sabah hayatını kaybetti. Minibaş, birçok vakfın da kuruluş çalışmalarında da aktif olarak görev yapmıştı.

İKTİSATÇI Prof. Dr. Türkel Minibaş, mide kanseri nedeniyle tedavi gördüğü Memorial Hastanesi`nde dün sabaha karşı hayata veda etti. Minibaş bugün Fatih Camii`nde kılınacak öğle namazını müteakip yarın Ayvalık`ta  [Devamini Oku →]

Aydan Okurer

Aydan Okurer tarafından

Sevgilim, Gelinliğini Ödünç Verir misin?

at 03:49 in Anı Yazılarınız by Aydan Okurer · Leave a Comment »

Bavullarımızı bagaja yerleştirip taksiye bindiğimizde içim içime sığmıyordu. Tarık’ın yanağına kocaman bir öpücük kondururken “öyle sevinçliyim ki!” diye kıkırdadım. “Biraz sonra evimizde olacağız.”
“Allah Allah! Hepi topu bir haftacık yoktuk.” dedi yarı şaşkın, yarı kırgın gülümseyerek. “Yoksa balayımızın bittiğine seviniyor musun? Ne de çabuk bıktın benden!”
“Ay, saçmalama!” diyerek kaykıldım üstüne. “Hem daha ay bitmedi ki! Süzme bal damlayan üç haftamız var daha yaşanacak. Mmmm! Yeme de yanında yat!”
“İkisini de yapsam?” diye boğuk boğuk mırıldanırken elini kalçama atıp okşamaya başlamıştı bile. “Hem  [Devamini Oku →]

Emine Pisiren

Emine Pisiren tarafından

Sanat Tarihi/Barok üsluplu resim sanatının özellikleri :

at 03:33 in Alıntı Eserler, Sanat Tarihi by Emine Pisiren · 2 Yorum »

Barok üsluplu resim sanatının özellikleri :
– Kompozisyon bakımından klasik üsluplu resmin özellikleri bu devrede ortadan kalkmaya başlar. Kompozisyon dağılır. Piramidal ya da üçlü kompozisyon yerini dağınık, diyagonal düzenlere bırakır. Kapalı kompozisyon yerini açık kompozisyon alır.
– Resim yüzeyi, mimari yüzeyler gibi parçalanır, ayrıntılaşır.
– Vücut anatomisi küçük adalelere, damarlara kadar gösterilir.
– Dolayısıyla sağlam duruşlu, klasik vücut kuruluşu dağılır ve yerini adeta bir adale yığını alır.
– Klasik üslubun durgun yüz ifadesi, yerini hisli, ıstıraplı ve  [Devamini Oku →]

Admin1

Admin1 tarafından

MESNEVİ/Gönül mü Tanrıdır Tanrı mı Gönül?

at 03:22 in Alıntı Eserler, Türk Şair ve Yazarlarından Örnekler by Admin1 · 2 Yorum »

GÖNÜL MÜ TANRIDIR TANRI MI GÖNÜL?

Hikaye 22 Cilt 1

Çinliler “ Biz daha mahir ressamız, dediler. Rum halkı da dedi ki: “ Bizim maharetimiz daha üstündür.” Padişah “Sizi imtihan edeceğim; bakalım hanginiz davasında haklı” dedi. Çinlilerle Rum diyarı ressamları hazırlandılar; Rum diyarı ressamları ilimlerine daha vakıf kişilerdi.

Çin ressamları “ Bize bir hususi oda verin, bir oda da sizin olsun” dediler. Kapıları karşı karşıya iki oda vardı. Bir tanesini çin ressamlar aldı. Öbürünü de Rum ressamları. Çinliler, padişahtan yüz  [Devamini Oku →]

Emine Pisiren

Emine Pisiren tarafından

Çağdaş Şairler/Neme Yetmez/Şükufe Nihal

at 03:01 in Edebiyat, Şiir by Emine Pisiren · 1 Yorum »

NEME YETMEZ

Yakut, mine, zümrüt bana birdir kayalarla;
Bir gül dikeninden kanayan el neme yetmez?
Kâşâne, sedir, sırma, ışık onların olsun;
Bir köhne kitap, bir sarı kandil neme yetmez?
Rûhum ki yanıktır ve şifâsızdır ezelden,
Sarmak dilesem, bir kara mendil neme yetmez?

Dağlar neme yetmez, bağlar neme yetmez?
Bir kuş ki benim derdime ağlar, neme yetmez?
Yanmaz ateşinden deli gönlüm bu diyârın,
Gökten bir alev bağrımı dağlar, neme yetmez?
Kestimse ümîd artık ezelden ve ebetten;
Bir eski rübâb ömrümü bağlar, neme yetmez?

Bir çölde biten dal gibi ıssızsa da rûhum,
Dost  
[Devamini Oku →]

Emine Pisiren

Emine Pisiren tarafından

“EŞEK” DERSİN KIZARLAR, “ASLAN” DERSİN KIZMAZLAR

at 02:12 in Eleştiri by Emine Pisiren · Leave a Comment »

“EŞEK” DERSİN KIZARLAR, “ASLAN” DERSİN KIZMAZLAR

Eşek deyip geçmemek lazım. Onunda bir insan gibi karaktere sahip olduğunu biliyor muydunuz? Eşekler genellikle çift olarak yaşamlarını sürdürür. Arkadaşına güçlü bir duygusal bağlılık gösterir. Aynı zamanda özgürlüklerine düşkün olan eşekler, eğitimde atlar gibi eğitilemezler. Şayet ona hükmetmek için sert davrandığınız an sizden kaçıp uzaklaşır. Onu korkutmadan, sevecen bir üslup ile kendimizi yeterince anlatırsak, zamanla bizi anlayacak ve kendisinin de ne yapması gerektiğini anlayacaktır. Sahibi yanında ölse dahi asla onu bırakmayacak kadar,  [Devamini Oku →]

Emine Pisiren

Emine Pisiren tarafından

BAŞBAKAN HAMAMDA/Ü.Yaşar Oğuzcan

at 00:54 in Edebiyat, Şiir by Emine Pisiren · 3 Yorum »

Günlerden bir gün

Hamama gideceği tuttu,

Başbakan hazretlerinin.

*

Bir yanında birinci veziri

Bir yanında ikinci veziri

Bir yanında üçüncü veziri.

*

Sonra efendime söyleyeyim

Peşkircibaşı,

Nalıncıbaşı

Sabuncubaşı.

*

Velhasıl tam dört yüz kişilik kafile

Peştamal takıp girdiler hamama

Geçtiler kurnaların başına

Üçer beşer.

*

Başbakan deseniz

Kuruldu göbek taşına

Yan gelip yattı.

*

Memleketin en ünlü tellakları

Sardılar dört yanını

Kimi elini kaptı, kimi bacağını

Bir keseleme sürtme faslı başladı.

*

Tam on iki saat

On iki ünlü tellak

İncitmeden keselediler

Hazretin mübarek vücudunu.

*

Öylesine kir çıktı ki sormayın

Her biri nah parmağım gibi.

*

Aman efendim bu  [Devamini Oku →]

Mehmet KAHVECİOĞLU avatarı

Mehmet KAHVECİOĞLU tarafından

Gel Emre’cim, yiğidim, gel alnından öpeyim…

at 00:14 in Şiir by Mehmet KAHVECİOĞLU · 3 Yorum »

Gülen yüzün gül gibi, şehitliği süslüyor,
Annen, baban bir bilsen, seni nasıl özlüyor,
Gözü yaşlı sevdiğin yollarını gözlüyor,
Gel Emre’cim, yiğidim, gel alnından öpeyim…

Seni yolcu ederken, çiçeklere büründük,
Güldürmedik düşmanı, başımız dik göründük,
Bayram günüydü sanki, senin ile övündük,
Gel Emre’cim, yiğidim, gel alnından öpeyim…



[Devamini Oku →]

Aktaş (Homerotik)

Aktaş (Homerotik) tarafından

DURGUNLUK TASALARI

at 00:02 in Şiir by Aktaş (Homerotik) · 1 Yorum »

DURGUNLUK TASALARI

İşgal altındaki bir ülkede
Saldırılardan söz ediliyor
Meşru müdafaa konumunda
Mâsum teröristler (!) çarpışan …

Silip süpürürken aşkı zulüm
Gökten mesih inmez gülüm
Neyi nasıl desem acaba
Haksız olan İngiltere ile Amerika
Onların hakkı ölüm!

Beyni şizofren, iskeletsi iki elle
Sırıtıyor pişmiş kelle
Savunmadan sorumlu acımasız bakan
Ölüm haberlerine sevinen hayâlet!

Hitler, Bush, Rumsfeld
Hepsi birbirinin aynısı
Ölüm dağıtıyorlar herkese;
Dünya gücü gücü yetene dünyası!

-II-

Boş cam sürahi aşkı nasıl düşünür
Ne kadar çaresizdir
Kesilip gövdesinden atılan dal,
Açılmıyorsa kapısı odanın
Kırıksa penceresi yıllardır
Kim ne der tozuna eşyanın?

Dağıtılmış masalar,çekilmiş çekmeceler
Sandalyeler köşe bucak,
Savaşın birinci provası
Yalnızlık kime mahsus acaba
Kesik bir dal  [Devamini Oku →]

Hayrettin TAYLAN

Hayrettin TAYLAN tarafından

Mühür Gözlüm

Oca 29, 2010 at 23:18 in Genel by Hayrettin TAYLAN · 2 Yorum »

 

 

içindeki köyün muhtar olsam

seni yönetsem sevgi le  mühürlü gözler arasında

sonra herkesin istediği  imza olsam  

ama yalnız  senin mürekkebinde yazılsam aşka

mührüm dudağına sürdüğün ruj olsa

sen de her sabah  ruj sürüp beklesen kapı eşiğinde

 öpüşür mührümü alsam

resmi kayıtlara  geçmese de olur  mühür gözlüm

 



[Devamini Oku →]

Mehmet Bardakci

Mehmet Bardakci tarafından

Tende Aşk Yanığı

at 21:52 in Şiir by Mehmet Bardakci · 1 Yorum »

Tende Aşk Yanığı

Esmer bir gün devrildi üstüme
biri aniden saklamalı beni
çıtlık mevsimidir
hep böyle olurum ben
indirimli aşklar geçerken
tel kafesimden
gergefte işlenirim
sarı kuşlar tüner
mezarlık çitlembiğine
tüm taşlar şahit
eskiden olsaydı
gölge kıymığı gibi gelirdi
şom ağızlı şopar
tiritine tuz
tinime su,en soğuğundan
taraş aşklar da geçerdi
çürük elma zamanı
budaksız dalında kör tahra
sen, perdenin aralığından sızan
arsız sokak lambası ışığı;
az mı hırlısın?
taşıdığın insan eti
lime lime uykusuz geceler
canhıraş hayal
tende aşk yanığı
ellerim değil çivilerim kanıyor
bırakın çarmıhımda dinleneyim

Mehmet Bardakçı
“Şehladır Aşk,Bilirim..” den

[Devamini Oku →]

Mehmet Bardakci

Mehmet Bardakci tarafından

Alev

at 21:44 in Şiir by Mehmet Bardakci · 1 Yorum »


Alev

denizin aşk dağıtan yüzüne
ürkek ay vuruyor gizlice
yitmeye aday yitirme korkuma
usta serçe şakıması
kadehten çakırkeyifliğime uzanan
büyüyen bir alev beklediğim
martı kanadından usuma düşen
bembeyaz telek
dalgakıran hıçkırması
asi dalganın kıyıyı öpmesiyle gelensin
bir eski yangından kopup
yakamozla yüreğime giren
çölüme mut bağışlayansın

Mehmet Bardakçı
Alkış, Sayı 45



[Devamini Oku →]

Admin1

Admin1 tarafından

SÖZCÜĞÜN ANLAMI/Feyza Hepçilingirler

at 21:24 in Alıntı Eserler, Türkçe ve Dilbilgisi by Admin1 · 1 Yorum »

Sözcüğün Anlamı

İletişimde tek tek sözcüklerin mi, tümcenin mi daha önemli olduğu çok tartışılmıştır. Bütünden (tümceden) parçaya (sözcüğe) gidiş de tutulabilecek bir yolken, en küçükten, sözcükten başlayarak tümceye giden bir yöntemi; yani bir anlamda tümevarım yöntemini izleyeceğiz biz. Hem hepimizin konuşmaya sözcüklerden başladığını dikkate alarak hem de kimi zaman tek sözcükle bile meramımızı anlatabildiğimizi düşünerek, sözcüğü öne alıyor ve önce sözcüğün anlamı üzerinde durmayı öneriyorum.
Kaç çeşit anlam vardır, diye sıralamak kolaydır da anlamın tanımını yapmak zordur.  [Devamini Oku →]

Admin1

Admin1 tarafından

Halk Arasında Sıklıkla Kullanılan Atasözleri

at 20:14 in Atasözleri ve Deyimler by Admin1 · 2 Yorum »

DEYİMLER VE ATASÖZLERİ:
-Ağustostan sonra ekilen darıdan, oğul vermeyen arıdan,
sabah kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez.

-Eve lazım olan camiye haramdır.
-Çarşıya pirince giderken evdeki bulgurdan olma.
-Acı patlıcanı kırağı çalmaz. (dokunmaz)
-Acele işe şeytan karışır.
-Deniz ateş alır mı? almaz ama yine de bir ihtimal.
-Ölmüş koyun kurttan korkmaz.
-Akıllı sürücü atına göre çubuk vurur.
-Hesapsız kasabın elinde kalır masat.
-Köpek bir öğün yal yemekle üllenmez.
-İki çıplak bir hamama yakışır.
-Doğru söyleyeni kırk köyden kovarlar.
-Yiğide mekan sorulmaz.
-Kaşınan keçi, çobanın deydeğine sürtünür.
-Evlek evlek satan, böyle böyle batar.
-Aç köpek hırtık olur.

[Devamini Oku →]