Bir köy yolu sessizliğinde,
Patikada, ayak sesleri bozar sessizliği,
Bazen bir kuş kanadı eşlik eder bu sese,
İki şey sessiz ve sadece dinlemekte, biri farkında,
Ben ve yalnız İnsan
Dertleşimsiz düşünceler, yakınmasız ve cevapsız,
Sorar ve sorgular kendini,
Bir ara güler,
Boş sorular çuvalından bir soru gelir aklına, gülmek adına;
Neden el ve ayaklar beş parmaktır,
Güler, güler, güler,
Sonra bir ihtilal patlaması cevapsızlık,
Soruya hükmeder,
—
Bitti mi acaba..
cevabesi..
Her bitişin bir başlangıcı mutlak olur…
Her var, gün gelecek yok ile buluşacaktır.
Çünkü yaşam zıtlıklarda var olur, şayet zıtlıklar olmasaydı ne bir varlık ne de bir düşünce sistemi evrende var olurdu.
Zıtlıklarla yaşadığımız dünyada bir denge kurulmuş…
Ve bu dengede biz insanlar “yaşamak ” gibi en zor olanı başarmak zorundayız…
Çünkü yaşamak şakaya gelmiyor…
Ayrılık olmasa vuslata özlem olur muydu?
Gece gündüze koşmaz mı?
Yanlıştan doğru doğmaz mı?
Her şeyin, her duygunun temelinde SEVGİ varsa,
Yaşam yaşanılır ve aşılamayacak engel de yoktur…
ilaveten….
neden isyan…
oysa sevginin açamadığı kapımı vardır..
biraz yoruldum..okurken düşünerek..
teşekkürler ve tebrikler..
sevgi saygılarımla ışığınız sönmesin..
“Bitti mi acaba?”
Güzel ve yerinde bir soru….
Her yokuşun bir inişi,
Her inişin bir çıkışı varsa;
Her sorunun da mutlak bir yanıtı vardır…
“Bitti mi acaba?”
Her bitişin bir başlangıcı mutlak olur…
Her var, gün gelecek yok ile buluşacaktır.
Çünkü yaşam zıtlıklarda var olur, şayet zıtlıklar olmasaydı ne bir varlık ne de bir düşünce sistemi evrende var olurdu.
Zıtlıklarla yaşadığımız dünyada bir denge kurulmuş…
Ve bu dengede biz insanlar “yaşamak ” gibi en zor olanı başarmak zorundayız…
Çünkü yaşamak şakaya gelmiyor…
Ayrılık olmasa vuslata özlem olur muydu?
Gece gündüze koşmaz mı?
Yanlıştan doğru doğmaz mı?
Her şeyin, her duygunun temelinde SEVGİ varsa,
Yaşam yaşanılır ve aşılamayacak engel de yoktur…
Çünkü bu duygu; nefretin, isyanların ve tüm olumsuzlukların temelinde eksik olan insanın en doğal gıdasıdır…
Keşke kendimizin farkında olsak da, yüzleşebilsek aynaya bakar gibi…
Keşke ruhumuzu da rafine edebilsek kin, hırs, kibir, öfke, gurur, vb duygulardan, insan olabilsek…
Sevgili Gönül Dostu,
Öyle manidar dokumuşsunuz ki, daha çok yazılır, çizilir, konuşulur bu nadide dizelerinize…
Emeğinize, yüreğinize sağlık…
Teşekkürler…
Kaleminiz daim olsun şairim…
Sevgi ve ışıkla
düşünceler arasından geçip,
yüz yıkamaya gitmek…
—–
Bir köy yolu sessizliğinde,
Patikada, ayak sesleri bozar sessizliği,
Bazen bir kuş kanadı eşlik eder bu sese,
İki şey sessiz ve sadece dinlemekte, biri farkında,
Ben ve yalnız İnsan
Dertleşimsiz düşünceler, yakınmasız ve cevapsız,
Sorar ve sorgular kendini,
Bir ara güler,
Boş sorular çuvalından bir soru gelir aklına, gülmek adına;
Neden el ve ayaklar beş parmaktır,
Güler, güler, güler,
Sonra bir ihtilal patlaması cevapsızlık,
Soruya hükmeder,
—
Bitti mi acaba..
cevabesi..
Her bitişin bir başlangıcı mutlak olur…
Her var, gün gelecek yok ile buluşacaktır.
Çünkü yaşam zıtlıklarda var olur, şayet zıtlıklar olmasaydı ne bir varlık ne de bir düşünce sistemi evrende var olurdu.
Zıtlıklarla yaşadığımız dünyada bir denge kurulmuş…
Ve bu dengede biz insanlar “yaşamak ” gibi en zor olanı başarmak zorundayız…
Çünkü yaşamak şakaya gelmiyor…
Ayrılık olmasa vuslata özlem olur muydu?
Gece gündüze koşmaz mı?
Yanlıştan doğru doğmaz mı?
Her şeyin, her duygunun temelinde SEVGİ varsa,
Yaşam yaşanılır ve aşılamayacak engel de yoktur…
ilaveten….
neden isyan…
oysa sevginin açamadığı kapımı vardır..
biraz yoruldum..okurken düşünerek..
teşekkürler ve tebrikler..
sevgi saygılarımla ışığınız sönmesin..