2010 Ocak için olan arşivi geziyorsunuz.

Gülay GÖKTÜRK

Gülay GÖKTÜRK tarafından

Kader Ferman Vermiyor‏

Oca 31, 2010 at 22:19 in Şiir by Gülay GÖKTÜRK · 5 Yorum »

 

Zaman/Kader Ferman Vermiyor
   

 

 zaman dur  biraz/geceler ne olur kararmayın
yıldızlar akmayın /yıllar yıllanmayın biraz
yollar ne olur uzamayın artık /ey kader!

 
 ”çıplak dağlar  ”gecelerim asi mavi/söz dinlemiyor
 zamanım durdursam/ kader ferman vermiyor
 göz bebeklerimden süzülen damla dağlar/ dinmiyor
kalbimden başka yerde aramadım/aranmıyor
 göz nuruyla işledim/ emek verdim/silinmiyor
 dağlar yanar/baharım gelmiş/zor yarim/nerdesin
 son şebim/ ömrüm şarabı /kızılcığım /benli misin
 ayaz yarim/boran yarim /aymaz yarim/zaman yarim

 

söz dinlemez kelimelerim/kalbim
”yıldızlar ” bir düşüm var /
 ”saklamayacağım ”

zaman yıllara meydan okuyor / akıyor siyah asi gece

yosun tutmuş özlemim yalnızlığa/hece hece
bak içine gör beni /saatler geçiyor yıldızları seriyorum
gölgesinde  [Devamini Oku →]

NİHAT İLİKCİOĞLU

NİHAT İLİKCİOĞLU tarafından

PAZAR GÜNLERİNİ SEVMEM

at 19:50 in Şiir by NİHAT İLİKCİOĞLU · 1 Yorum »

Oldum olası sevmem pazar günlerini.
Seven yürekler el ele sokaktan geçer,
Kıskançlığım tutar;
Sarmaş dolaş parklarda gezer,
Monalisa kafe de karşılıklı otururlar;
Birbirlerine manalı manalı bakarlar.

Oldum olası sevmem pazar günlerini.
Sanki işe gidecekmiş gibi erken kalkarım,
Daha gelmemiş olur bulmaca ekli gazeteler,
Açılmamış olur kasaplar, bakkallar,
Kapalı olur hastaneler, eczaneler,
Hepsinin ayrı ayrı nöbetçisini bulmalar.



[Devamini Oku →]

gulcenaz

gulcenaz tarafından

GÖZLERİN

at 18:15 in Genel by gulcenaz · 2 Yorum »

GÖZLERİN

Gönlüme belirsiz ümitler verir
Bazen sıcak bazen hissiz ellerin
Hani şaka dersin ben anlayamam
Manada başkadır yalan sözlerin

Bilemem dener sınarmı beni
Yoksa toyluğumdan keyifmi alır
Kalbimin çağrısında bulurum seni
Beni günahlara davet eder gözlerin

Hep sorar gibi hep manidar
Ruhumda rüzgar eser fırtına kopar
Gizli bir coşkuyla canlanır hislerim
Gözlerimi ateşlere yakan gözlerin

Kapılır giderim aşk rüyalarına
Uyanmam sen olmayınca sabahlara
Uzaktan uzağa sevdalı bakışlarla
Yüreğimi kor eden yangın gözlerin

Unuttum ne renkti  yeşil, elamı
Ben sevgi sanıyordum yoksa riyamı?
O vuslat geceleri yalan masalmı?
Kalbimi gözlerimden çalan gözlerin

********ŞÜKRAN AYDOĞAN******GÜLCENAZ****

[Devamini Oku →]

Aktaş (Homerotik)

Aktaş (Homerotik) tarafından

BU GÜNDEN HAZIR OL!

at 18:11 in Şiir by Aktaş (Homerotik) · 1 Yorum »

BU GÜNDEN HAZIR OL!

Ne yitirdiysek bu güne değin
Almalıyız hepsini bir bir geri;
Varsa birazcık bizde de beyin
Korkusuz yüyüyeceğiz
Ele ele, omuz omuza, ulusça
Üstüne üstüne ihanetin;
Seviyorsan yarini, yarını
Seviyorsan varını yoğunu
Yarınlarla bir tutuyorsan
Hem kızını hem oğlunu;
”Bana ne, boş ver!” diyemezsin
Yarını bu günden ellerinle kur
Gelecekse düşman bir gün
Ancak bu günden karşı konur!

Şaban AKTAŞ
31.01.2010


[Devamini Oku →]

Gülay GÖKTÜRK

Gülay GÖKTÜRK tarafından

Rüyalarım Göz Hapsinde‏

at 16:05 in Genel by Gülay GÖKTÜRK · 5 Yorum »

Rüyalarım Göz Hapsinde‏

Geceler kara zindan
Yıldızlardan sorarım
Aklıma düştü sözlerin 
Ay şavkının şebinde/közlerin
Sevdamı arar/özlerim
Gurbet yolu pek uzunmuş
Varamam hasretine /ölürüm
Rüyalarım göz hapsinde
Karanlık gecelerden /gözlerim
Dikenler batar ayaklarıma /kanarım
Hiç bilemezdim /yarlıyım
Derinlerde vicdanım /narındayım  
 Sonsuza /vuslata/ hürriyete
Seni böyle sevmek günahsa
Hürriyet yok ki hapsimde
Hediyesisin meleklerin beyaz sayfasından
Sur meleği gelene kadar
Senleyim /senliyim/sendeyim / zindanında



[Devamini Oku →]

Aktaş (Homerotik)

Aktaş (Homerotik) tarafından

AKILCI DÜŞÜNCE VE BİLİMSEL DÜŞÜNCE AYNI MI?

at 15:47 in Eleştiri by Aktaş (Homerotik) · 3 Yorum »

AKILCI DÜŞÜNCE VE BİLİMSEL DÜŞÜNCE AYNI MI?

Akıl dediğimiz kavramın içerisinde eğrisiyle doğrusuyla, günahıyla sevabıyla pek çok bilgi yer alır.Bu bilgiler belleğin ister istemez kaydettiği, depolama yeri olan beynimizde saklanırlar.Yeri ve zamanı gelince anımsama yoluyla çıkarılır kullanılır. Beyin bu depolama işlemini oldukça karmaşık bir nöronlar sistemi içinde enerji akışı ve algılamasıyla gerçekleştirmektedir.

Yani bir anlamda bu günkü kullanılan bilgisayarlar ve robotların çalışma sistemine ilişkin esasları, adına ”Sibernetik” dediğimiz bilimin verilerinden yararlanarak elektroniğe uygulanıyor ise bu beynimizin ürettiği düşüncelerin bir anlamda kısmi kopyalanarak  [Devamini Oku →]

Emine Pisiren

Emine Pisiren tarafından

Şubat Ayı “1 Dakikalık Öykü” Yarışmasına İki Örnek…

at 14:24 in Edebiyat Etkinlikleri ve Yarışmaları, Öykü, Yönetim Duyuruları by Emine Pisiren · 2 Yorum »

Aşağıda alıntıladığım iki öykü örnekledim.

Şubat Ayı Öykü yarışmasına katılacak arkadaşlarımızın;

Öykü temalarını kurgulamalarına faydalı olabileceğini düşünmekteyim.

Öykü yarışmasına katılacak arkadaşlarıma başarılar dilerim.

Sevgi ve ışıkla

Emine Pişiren

KUŞ

Arkadaşları “Haydi, al eline sapanı!” Diyordu. “Ben kuşlara kıyamam.” Diye diretti çocuk.

Sonunda eline tutuşturdular lastikli hain çatalı. Çekip vurdu uçmaya çalışan çaresiz yavrucağı.

Uzanıp yerden aldı. Avuçlarında hala sıcaktı minicik beden. Gözlerinde yaşlarla annesine koştu.

“Ağlama! Baban bulacak kafes kaçkını, miniğini.” Dedi, annesi saçlarını okşayarak.

Çocuk elini uzattı. “Aramasın anneciğim” dedi hıçkırarak.  [Devamini Oku →]

Aktaş (Homerotik)

Aktaş (Homerotik) tarafından

DENİZ’İN DİKENLERİ

at 14:09 in Şiir by Aktaş (Homerotik) · 1 Yorum »

DENİZ’İN DİKENLERİ

Kirpiklerin;
kömür karası kirpiklerin
saçaklarına değgin,yuvasına örülmüş
ikiz beyaz güvercin tüneyen, ela gözlerin
sıcağında yüreğinin
düşlerin mutluluğu
yumurtasında cenin
yalın sevgilerin ezeli soyluluğu
umutlar uçururcasına yelken açıyor sularda…

Gülümsedin;güneşi erittin
sevgi aktı yüzünden
kar topladı yüreğimde ellerin
baktığın an çivilendi
çerçevelendi gönlümde zaman…

Firuze kıvamındaki durgun nehir
alıp götürdü seni;ardından akan sular
hiç farkında değilsin
sarıp sarmaladı gölgeni
yalayıp sessizce yuttu girdabında

Deniz’e aktı sukunluğum
tatlı suların umutsuzluğu Arşipel’de mayalandı…

Gülümserken sen ılık ılık
bir kızı daha oldu denizin
çığlık çığlığa martılar kilitlendi gözlerine
kanat açarken
gökyüzünde bir doğumun muştusu
yıldızları yasa boğdu
bereketli yağmur bulutu…

-II-

Kirpi kirpi kirpiklenip
günışığıyla girdin yüreğime kıyısında o nehrin
deniz kestanelerinden bile yakıcıydı  [Devamini Oku →]

Aktaş (Homerotik)

Aktaş (Homerotik) tarafından

BİYONİK RADAR

at 13:20 in Şiir by Aktaş (Homerotik) · Leave a Comment »

en korkunç silahları savaşın
düşlerime oyuncak
ver elini ; anlaşalım / yoksa
mikro dalgalarla akarım teninden
haberin bile olmaz
yüreğinden
ölümcül bir kurşun yediğinden

canlı cansız
anında tarar gözlerim
ay güneş yıldız
kanadını uçan kuşun
tren tramvay troleybüs
dolusunu boşunu her dolmuşun



[Devamini Oku →]

Aktaş (Homerotik)

Aktaş (Homerotik) tarafından

MAVİ ALEVLER

at 13:05 in Şiir by Aktaş (Homerotik) · Leave a Comment »

MAVİ ALEVLER

yokluğun az geliyor
varlığınsa çok / ama çok fazla

silmek isteyince zaman seni
adım bile kımıldamıyor yüreğim
kıyısında denizin
falezlerce tutunuyorum yalnızlığıma

nelerini özlemedim ki senin ;
fırtınalarla tozaran sular değmeyeli yüzüme
bir yaz daha geçmiş
kabına sığmayan Akdeniz
depremlerle kabaran yüreğim

hoyrat rüzârlarla dağılıp
kıyılara köpük vuran saçlarını özledim
ertelenmiş seferleri gibi gemilerin
gelmek isteyip / gelemeyişlerini özledim

geleyim mi demen bitirirken beni
yosun tutmuş anılar
gözlerinde prangalanmış / demirlemekteyim şimdi

şimşeklenip yüzünün / süzülüşünü gözlerimden
kırılıp dökülüşünü ümitlerimin
kolları sana açılan hurma dallarında
tuz buz dolu yağmurların ardından
ıpıslak / ayışığı olmanı özledim

kasırgaların kargaşasında  [Devamini Oku →]

Mehmet ÖZDEMİR

Mehmet ÖZDEMİR tarafından

ŞİR PENÇELİ KARTAL

at 03:54 in Şiir by Mehmet ÖZDEMİR · 1 Yorum »

    

Aziziye’nin yası heyhat ne büyük hicran

Hamidiye tabyası süzer gönlümüze kan

Tarihin son çıkılan yokuşudur Erzurum

 

Dünyaya ferman ola kara budun baş eğe

Yiğide harman ola naramız çıkar göğe

Geçmişin geleceğe akışıdır Erzurum

 

Kan verilen bayrakta rengi solmaz ki alın

Bu mübarek toprakta yeri yoktur çakalın

Şîr pençeli kartalın bakışıdır Erzurum

 

Vur mehter dönsün devir sesin yükselsin fondan

Tanrı’m tarihi çevir başlasın sefer sondan

Türk’ün Ergenekon’dan çıkışıdır Erzurum

                                           Mehmet ÖZDEMİR 


[Devamini Oku →]

Emine Pisiren

Emine Pisiren tarafından

BİR DAKİKALIK ÖYKÜ…

at 03:17 in Alıntı Eserler, Öykü by Emine Pisiren · Leave a Comment »


Uzun öyküler vardır…
Hani bir sayfa yazılı öyküler…
Bir de kısa öyküler okunur…
İçinde buruk hüzünler damıtılmış olanı…
İçine sevinçlerimizi ve coşkularımızı, “tuz-ekmek” gibi katık edileni…
Hele hele bir de ” iç buran” akıldan hiç çıkmayanları vardır ki…
İşte o öyküler okunduktan sonra…
Dalar gözleriniz ufka takılı ve sanki “yas ” tutar düşleriniz…
Değil mi?
Ama siz hiç “bir dakikalık öykü” okudunuz mu?
Hem de tam DAMAK TADINDA bir öykü bu…
Evet, yalnış okumadı gözleriniz…
Ben okudum buyurun sizler de okuyun…
Belki sizlerin de BİR DAKİKALIK öyküleriniz vardır…
Haydi, paylaşalım birbirimizle….
Ne  [Devamini Oku →]

Emine Pisiren

Emine Pisiren tarafından

ÇOCUKLARIMA/Aziz Nesin

at 03:06 in Edebiyat, Şiir by Emine Pisiren · 1 Yorum »

ÇOCUKLARIMA

Diyelim ıslık çalacaksın ıslık

Sen ıslık çalınca

Ne ıslık çalıyor diye şaşacak herkes

Kimse çalmamalı senin gibi güzel

Örnegin kıyıya çarpan dalgaları sayacaksın

Senden önce kimse saymamış olmalı

Senin saydığın gibi doğru ve güzel

Hem dalgaları hem saymasını severek

De ki sinek avlıyorsun sinek

En usta sinek avcısı olmalısın

Dünya sinek avcıları örgütünde yerin başta

Örgüt yoksa seninle başlamalı

Diyelim zindana düştün bir ip al

Görmediğin yıldızları diz ipe bir bir

Sonra yıldızlardan kolyeyi

Düşlemindeki sevgilinin boynuna geçir

Say ki hiçbir işin yok da düşünüyorsun

Düşün düşünebildiğince  [Devamini Oku →]

Admin1

Admin1 tarafından

MESNEVİ/ GURURUN AKILA OYUNU

at 02:57 in Alıntı Eserler, Türk Şair ve Yazarlarından Örnekler by Admin1 · 12 Yorum »

Hikaye 21 Cilt 1

Aklın aklından kaçan, peygamber ve velilere uymayan kişi meşhur Harut’la Marut’a benzer. Onlar da gururları yüzünden zehirli ok yediler. Mukaddes yaradılışlarına, melek olduklarına itimat ettiler. Fakat bu itimat, su sığırının aslana itimadı gibidir. Manda, aslana ne kadar itimat edebilir?

Onun yüz tane boynuzu olsa ve bu boynuzlarla korunmaya çalışsa yine aslan, onun boynuzunu değil; boynuzunun boynuzunu bile parça parça eder. Kirpi gibi baştan aşağı diken olsa, aslan, yine onu çaresiz öldürür.

[Devamini Oku →]

Admin1

Admin1 tarafından

SANAT TARİHİ/Tarih Öncesi Çağlarda Anadolu

at 02:50 in Alıntı Eserler, Sanat Tarihi by Admin1 · 1 Yorum »

1-PALEOLİTİK ÇAĞ:
Bu dönem insanlarının ilk yerleşim yerleri doğa şartları nedeniyle mağaralar ya da kaya sığınakları olmuştur. Üretimden uzak, avcılık ve toplayıcılığın esas olduğu bu çağ insanlarının bıraktıkları kültür verileri genellikle, çakmak taşından yontularak oluşturulmuş delici ve kesici aletlerdir.
Avrupa’nın birçok yerinde mağaralarda bu döneme ait resimler bulunmaktadır. Örnek olarak Fransa’da Lascaux Mağarası, İspanya’da Altamira mağarası sayılabilir.
Anadolu’da Paleolitik Çağda yerleşim yerleri : Antalya Beldibi, Karain, Belbaşı, Öküzini, Adıyaman Palanlı, mağaraları v.b.

[Devamini Oku →]

Tunç Pişiren

Tunç Pişiren tarafından

Mutluluğun Gizi

at 02:36 in Alıntı Eserler, Anekdotlar by Tunç Pişiren · 1 Yorum »


Bir tüccar Mutluluğun Gizi’ni öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına yollamış. Delikanlı bir çölde kırk gün yürüdükten sonra, sonunda bir tepenin üzerinde bulunan güzel bir şatoya varmış. Söz konusu bilge burada yaşıyormuş.
Bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim kahraman, girdiği salonda hummalı bir manzarayla karşılaşmış: Tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra tatlı ezgiler çalıyormuş; dünyanın dört bir yanından gelmiş lezzetli yiyeceklerle dolu bir masa da varmış. Bilge sırayla bu insanlarla konuşuyormuş ve bizim delikanlı  [Devamini Oku →]

Tunç Pişiren

Tunç Pişiren tarafından

Sitemize Hoşgeldiniz Kutlugil

at 01:35 in Yönetim Duyuruları by Tunç Pişiren · Leave a Comment »


Sevgili Kutlugil,
Edebiyat Galerisi Net Ailesine HOŞGELDİNİZ.
Paylaşımlarınızın ve yayım hayatınızda başarılarınızın devamını dileriz.
Sevgilerimizle
Edebiyat Galerisi Yönetimi





[Devamini Oku →]

Hayrettin TAYLAN

Hayrettin TAYLAN tarafından

Beni Demle Senden

Oca 30, 2010 at 21:43 in Genel by Hayrettin TAYLAN · 2 Yorum »

Di_dem dedim .. dem zamanı  gel biraz beni demle..

yüreğinin süzgecinden  geçirmeden

en sıcak tadların adına   kaynat  sevgimizi

sonra  beni atıver yalnızlığın sokaksız  sokaklarına

bir sevda ekmeği çaldım senden..

dedim ya    suçluyum   sana …

  sal beni gönlünün  hapsine…

suçum  sensiz kalmak, seni tanımamak

yargıla beni yalnızlığın  sarmalında

sar  beni, yar ile  yara arasında

savun beni, bensiz kalışının  vahasında

kalıver, kalış ile sana  alışma  aynasında

dem zamanı  , demle beni senden

akşam çayında  hazır  ol geceye

şekerim zaten yok eri hece  hece

kal biraz ,gece  bitmezse de olur

sev biraz, ömür  bitmezse de olur

anla  [Devamini Oku →]

Aktaş (Homerotik)

Aktaş (Homerotik) tarafından

ÖZGÜRLÜK DENİLİNCE NE AKLA GELİR?

at 21:14 in Genel by Aktaş (Homerotik) · 2 Yorum »

ÖZGÜRLÜK DENİLİNCE NE AKLA GELİR?

Özgürlük bana göre, bireyin istediği gibi düşünebilme, düşündüğünü uygulayabilme, başkalarına zarar vermeksizin dilediğini yapabilme hakkıdır.Tek tek özgür bireylerden oluşan bir toplum da özgür bir ulus olabilir.

Atatürk deyince aklımıza ilk gelen nedir ;özgürlük ve bağımsızlık! Bunu nasıl kazandı, kanla canla başla; adı üstünde kurtuluşa giden bir savaşla! Neden? Çünkü zevk ve safahata düşmüş bir hanedan takımı, sahip olduğu topraklar üzerinde sözünü geçiremez konuma düşmüş, İngiliz’ler, Fransız’lar, İtalyan’lar, Yunan’lılar,Anzak’lar elbirliğiyle son kalan topraklarımıza da gözlerini dikmişler ülkemizi işgal  [Devamini Oku →]

Emine Pisiren

Emine Pisiren tarafından

Hitabet Sanatına Bir Örnek Anekdot

at 20:05 in Anekdotlar by Emine Pisiren · 1 Yorum »


Tamamen kör ve sağır olmasına rağmen Bn. Helen Keller ünlü bir yazar ve hatip oldu.
Acı ve ızdırap içinde sızlanmak yerine, handikaplarına rağmen tam bir hayat sürdü; hattâ Redcliffe Koleji´ni en üstün derece ile bitirdi. Bn. Keller, “ince bir espiri anlayışına” sahip olduğunu da bir gün Harvard Üniversitesi´nde konuşurken gösterdi.
Bn. Keller, konuşmasına şöyle başladı:

“Siz gençler benden çok daha talihli insanlarsınız. Zira bendeki bir eksiklik hiç birinizde yok.”

Hatip, bu sözlerinden sonra biraz durakladı, ve Harvard´lı gençler, bu  [Devamini Oku →]