CUMHURİYETİMİZİN 86. YILI HEPİMİZE KUTLU OLSUN
Eki 29, 2009 at 03:20 in Yönetim Duyuruları by Tunç Pişiren · 3 Yorum »
Eki 29, 2009 at 03:20 in Yönetim Duyuruları by Tunç Pişiren · 3 Yorum »
at 01:15 in Şiir by Aktaş (Homerotik) · Leave a Comment »
YİTİRİŞ
Çocukça düşlerimizde
Yıldızlar dokunur,
Umutsuz bakışlarımın
Dipsiz kuyuları,
Bilinmeyen inlerin
Issız köşelerinde
Yiterdi gözlerin;
Eğince başını yerlere
Saçların süpürge,
Çıplak dallar arasında
Bahçelerden geçer,
Tane tane kar
Yüreğimize yağar,
Acımasız makas
Sonbahar,
Kırpık kırpık
Yıldız yapar,
Asarken gözbebeklerimize
Erirdi ellerimizde
Ilıklığında akan,
Üşümekten korkan
Sevgimiz,
Ölümsüz düşlerimiz…
Şaban AKTAŞ
26.11.1996
Yayımlanmıştır.
Aralık – 1996 / Poetik’us – Sayı: 2
at 01:05 in Şiir by Aktaş (Homerotik) · Leave a Comment »
SERAPTA KOŞU
Bir çift sürmeli karaca
Tutamadığım mutluluk
Koşarken ardında
Tükenirdim soluk soluk
Çöller ortasında
Yiterdi gözlerin…
Yürüyen kumullar boyunca
Örtülüdür izleri
Yalnızlığımda gizli
Tropik özlemleri…
Göklere değince elim
Düşerdi yıldızlar
Dolmamış keten çuval
Kuraklığın bereketi
Yorgun ırgatların yüreği
Dökülürdü sağanak
Yıkardı gözlerimizi
Çatlamış toprak
kanardı suya, emip ikimizi…
Şaban AKTAŞ
26.11.1996
Yayımlanmıştır .
Kasım -1996 / Poetik’us – Sayı: 1
Eki 28, 2009 at 22:26 in Genel by Hayrettin TAYLAN · 1 Yorum »
Sor bir: soru birinin neden sorusu yok?
Neden bu suskunluğumum suyu akarken, ciğerimdeki denizin suyu susar?
-Neden bu yorgunluğum dalgalar arasında. Neden bu boşluğum kendi cevabında cemi cümle olur?
Cevabı bilinen soruları sormaya gerek olmadığını unutmuşum!
Boşverleri büyüt !
Duyma..
Şiirler,mısralarda ağlar. Sözler mektuplarda can çekişir. Gözler gözlerde sonsuzluğu simyalar. Ya sen hangi gözün renginden mavi sevdamı yeşil gözlerine çaldın…
Yokluğunda, yokluğun resmini çizdim, varlığın yırtık hüzünlerinde demlendim.Yüreğinin süzgecinde [Devamini Oku →]
at 21:42 in Şiir by · 1 Yorum »
Çimdiklenen Şiir
Dişerinin arasında dudak kıvamı yumuşaklığı,
Dilinin ucunda mavi boncuklarca çimdiklenmiş gerdan morluğu
Ve kollarında safkan boğulmalar.
Kaya bile yosunuyla bütünken
Yalnızlığını anlatamayan sen
Kadından biblolar biriktirerek
Şimşekler altıda sevişip
Ilahlara poz vereceksin.
Biliyorum ki bütün nudis hücrelerin dişi meltemlere açık.
Ne örtünmüş ne giyinmişsin
Içine kapanışın üşümenden
Tamay Önal Polat
at 21:11 in Yönetim Duyuruları by Emine Pisiren · Leave a Comment »
at 20:30 in Şiir by · 7 Yorum »
Mesela;
Eşeğin şakıması,
Bülbülün havlaması,
Aslanın anırması…normalde,
İnsanın yalanı,
Biri birini dolanı,
İftirası, talanı…
Tuhaf geliyor bana,
Tuhaf geliyor bana,
Mesela;
Atın zıplaması,
Kedinin hoplaması,
Kaplanın oflaması,
Yılanın uçması…normal’de,
İnsanın şerefsizi,
Bir birine küfretmesi,
Ayrımcısı, bozguncusu,
Tuhaf geliyor bana,
Tuhaf geliyor bana,
Mesela;
Ayının yaz uykusu,
Maymunun tos vuruşu,
Filin dans etmesi,
Zürafanın raks etmesi…normal’de,
İnsanın tembeli,
Biri birini kullananı,
Kaçanı, kaçıranı, haksızı, hayırsızı,
Tuhaf geliyor bana,
Tuhaf geliyor bana,
Mesela;
Karabaşın yeşili,
Geyiklerin mavisi,
Keçilerin pembesi…normal’de,
İnsanın maskelisi,
Renkten renk’e girmesi,
Ön yargısı, haraçcısı,
Tuhaf geliyor bana,
Tuhaf geliyor bana,
Trilyonca metrekare,
Sığamadık biz ne çare,
Üretmek mi sor nafile,
Boş konuşmak hep boş yere,
Hani bizler hep kardeştik,
Ayrı cinsler, tek türdeştik,
Komşusu var…aç kalana,
Beteri var…görmeyene,
Şehidi var…gitmeyene,
Tuhaf geliyor bana.
Tunçluer
at 20:20 in Şiir by şahan çoker · 3 Yorum »
Anarşist Bir Öpücük
Gülüşümü saklıyorum sokaklardan
İnfaz etmesin diye şehir dudaklarımı
Aklımda kurutulmuş aşk şiirleri
Zillerine basılıp kaçılmaktan
Yorulmuş kapılarda
Anarşist bir öpücük gibi
Rüzgarın ıslığına vurduğum
Hüzzam ve hüsran yanlarımı
Ah! diyorum ah..!
O zamansız bayram şekerleri
Bütün çocukluğumu zehirledi
Bohçasına televizyon alıp evden kaçan
Küçük kadınlar biliyorum şimdi
Severken çekirdek çitleyen
Sinema önlerinde kandırılmış
Onun için bu şehrin geceleri
Çoktandır tütsü kokmuyor
Türbelerde yakmaktan mumları bile kalmamış
Öç alma zamanı diyorum şimdi
Parmaklarım aşkın tetiğinde
Akordeon çalıyorum
Belediye bandolarına inat
Postalsız ve çıplak ayaklı
Böğrüm bütün sınamalara açık
Biliyorum birden büyüdüm
Aynam ve süslü tarağım kırılınca
Ah! diyorum ah..!
O zamansız bayram şekerleri
Bütün çocukluğumu zehirledi
Huzuru kasıklarında [Devamini Oku →]
at 20:00 in Şiir by Aktaş (Homerotik) · Leave a Comment »
ALICISIZ BİR MEKTUP
Arzuladımsa da o kadar
göremedim seni yollarda
açıldığından beri okullar
düşlerimde kareli bir etek
ilkbahar desenli bir forma
içinde Haliç değil
”Halimi hiç sorma! ” var…
Gün batımlarında ardından
sürükleyip dalga dalga
saçlarından akıtıyorsun zamanı
ormanlar tutuşuyor dağ başlarında
hasretle yürek yangınlarından…
Ateş yağıyor gönlüme
akşam oluyor
aşkı dokuyorsun gökyüzüne
ay sen oluyorsun, yıldız ben
göz göz açılıyor eski bir yara
savruluyorum düşten düşe
uçup uçup konuyorum diyârdan diyâra…
Ölüm sessizliğinde ölümsüzlük
aşk kadehinde ambrossia *
” romalı bir dilber ” dolaşıyor
sütunlu caddesinde antik Perge’nin
öyle iniyor ki gözlerime gözlerin
çözülüyor bir kördüğüm
kılıcıyla Büyük İskender’in…
Yine İpek Yolu’ndayız sen ve ben
uzak seferlerdeyiz,
zümrüt, [Devamini Oku →]
at 18:55 in Şiir by Selahattin Yetgin · 1 Yorum »
Mavi öpüşlerimizin, tutkulu sarılışlarımızın yoksul olmazlarında
Rezil ve umarsız tutsaklıklar yaşayarak, çevirdik mevsim çemberini
Çocuklardan öğrendiğimiz sevdayla körebe oynadık yeşil baharlarda
Çalındı oyuncaklarımız sakladığımız yerden, öksüz kaldık sokaklarda
Bölünmüş ırmaklar gönlüne mayıs gülleri taşır uzak ülkelerden. Mutluluğu yok sayarak içimi aldatıyorum öfkelerimiz kapılarımızı çalınca. Seninle ben, tam da yaşamı ve sonrasını kutlarken, belirsiz kederlere bölünüyoruz. Belki de hüzne batırılmış bir sevinç, rüzgâra tutulmuş bir huzur düşlediğimiz. Camla kurulmuş bu sevgi sarayında sevmek farkındalıksa eğer, yüreğimizdeki ay tutulmalarını içimizin güneşlerine sermeliyiz.
at 18:53 in Şiir by Selahattin Yetgin · Leave a Comment »
Törpüledikçe yokluğunun dallarını eskiyor dizginleri aşk desenlerimin
Bir mevsim daha çalıyor yorgun gövdemin kapılarını, tükenişlerdeyim
Sınanmış umutların denizlerinden boş çıkmakta ağlarım, öfkelerdeyim
Düşlerin hasatlarını kaldırdım ovalardan, kervansız aşkın göçlerindeyim.
Mor yontularla avutuldum yıllarca, sevişmesiz gecelerde kırıldı coşkum
İncinmiş kanatlarla dolaştım coğrafyamı, hep kendi kuytuma sokuldum
Aşkın künyesini aradım yıllarca, alnımı ışıtan her şafakta sana soyundum
Çileli bir ömrün camına çarpan kelebektim, önce cennetinden kovuldum.
at 17:30 in Şiir by Hayrettin TAYLAN · Leave a Comment »
sen’e bir sene sordum yıldız saçların neden örgüsüz
hangi esimde çözüldün özlerimle sözlerimin imbiğine
aşk ekmeğim düşe düşer, suya atılır nergisim
elimde gitmenin sapanı beni senden vurdular
Bir Leyla savrulur ben dağında etekleri sarı sarı
bir dilek, bir ilmeğin soyunda, soyunuyorsun yalnızlığa
seni bekledim, ekmeksiz aşk sofralarında
hazlarımda son uyarılışlar bam telinde zigguratlar
asılmanın babil suretinde nefesin yutkunur hadlerime
öfkeli [Devamini Oku →]
at 13:01 in Genel by Aktaş (Homerotik) · Leave a Comment »
Eki 27, 2009 at 23:25 in Eleştiri by Emine Pisiren · 6 Yorum »
“Kimseden korkmayan kişi, herkesi korkutan kişi kadar güçlüdür.”-Shiller-
DOMUZ GRİBİ BİR SENARYO OLMASIN?
Ülkemizi yönetenler gaf üstüne gaf yaparken dün bende sağlık bakanının “ domuz gribi” açıklamalarında, millete bulaştırdığı başka bir psikolojik hastalık daha var, diye düşündüm. Adı “çaresizlik ve şaşkınlık” adlı bu iki virüs hem çok tesirli ve hem de tedavisi çok zor. Beyindeki kuluçka süresi kısa sürüyor ve anında sinir sistemimize yayılıyor. Yan etkileri ise donup kalma, ve korkudur. Aslında bu hastalık yayılması yeni değil. Korkular bulaştıkça bulaşıyor. Şişirilmiş balondan [Devamini Oku →]
at 22:09 in Şiir by Hayrettin TAYLAN · 2 Yorum »
sağır göz yaşların akar çöllerimle ölümlerim arasında
kavuşmalar besler anlatılmaz ancak yaşanırları
hasretlerimizde büyüttüğümüz çiğdemler
baharımıza har olur ,yar olur yapraklar
çalar büyücüler reçelinden ve ecelinden
bir kaknusun kanatlarına kainatı yakarak
sen ararım bitmeyen bende
gidişin yaşanmamış hüzün kulesidir
kuldan öte kul vardır kıyamın sevgine
huyumuzu kavurmaya bir ateş gerek sensiz cehennemlerde
gel avut beni ateşlerde
gel beni öldür hayal cennetinde huri olarak
yaşamın yosun tutan [Devamini Oku →]
at 21:39 in Şiir by Emine Sevinc Oksuzoglu · Leave a Comment »
Kırlaşmış saçlarında yılların yorgunluğu var
O gülen yüzünde acıyla karışık mutluluk izi var
Ufacık tefeciksin amma kocaman bir yüreğin var
Öyle mutluyum ki senin gibi bir babam var
Evlatların senin için her şeyden öte
Canla başla çalışırsın üzülmesinler diye
Sanki Hızır gibisin yetişirsin her derde
Öyle mutluyum ki senin gibi bir babam var
at 21:24 in Aşk Şiirleri by Selahattin Yetgin · 1 Yorum »
Doruklarında dolaşıyorum, aydınlığım ol varsıl gülüşlerinle
Yangınlara atılmış bir yürekleyim, sessizliğimi al öpüşlerinle
Topraksız ovalardayım gülüm, okşa beni ölümsüz hayallerinle
Sensiz dar geliyor yaşamak, sil gözlerimdeki hıçkırığı ellerinle.
Kıyıdan hiç ayrılmayan bir dalganın cesaretinde saklıdır an’lar. Ayaklarımıza çarpan suların bizde bıraktığı kristal öpüşlerle yüreğimizin alyansına gizleriz tanımsız düşlerimizi. Yanlış doğruya, doğru yanlışa direnirken eski sevgilerle yaşar, yeni aşklarla şiir oluruz. Dünlerimizi yitirdikçe, bugünlerimizin sözlerinde kayboldukça, umarsızlığımız olacaktır yarın, yaşanmamış yerlerinde beni konuklasana.
Yağmurlu bir [Devamini Oku →]
at 21:21 in Şiir by Selahattin Yetgin · 3 Yorum »
Yamalıklarla parsellenmiş bir ruhun antika koltuğundayım
Kırk bir yeri talanlanmış yüreğimin sıçrama odasındayım
İçimdeki pulsuz mektuplara paslı imgeler serpiştiriyorum
Nakaratı kendini tüketen şarkıların kör karanlıklarındayım.
Bir el dokunsa tenime, ürpertiyle sarsılan yankı tepesiyim
Göğsümün sevdalı demirleri çürüdü ah aşkı beklemekten
Uçuklara bölünmüş bir masalın belki de en son sayfasında
Kavuşmaya kapalı bir limanın hüzün sularında kendimleyim.
Son Yorumlar