GÖKKUŞAĞINDAN DARAĞACI DEĞİL KÖPRÜ YARATMALI…

http://1.bp.blogspot.com/_ehz2T2PImUs/SNbN5w-ZmlI/AAAAAAAABSA/EidFIuxBPas/s400-R/rainbow_gokkusagi2.jpg

Bugün içtenlikle itiraf edebilirim ne yazacağımı çok düşündüm…Garip bir hüzündü belki beni yazmaktan alıkoyan… Gökkuşağı konusunda uzun zamandır yazmak istiyordum. Filmlerden edebiyata, yaşamdan sanata yazacak o kadar çok şey var ki bu temada….
Pembe ile mavinin karışımı renk olan mor renkten algılamak dünyayı hem zor, hem de bir o kadar güzel… Dünyada bu renklere sahip olan insanların en büyük düşünür ve sanatçıların içinde de bolca olduğunu bilmek rahatlatmalı…Hatta gurur vermeli bence…
Şimdi kocaman bir liste yapıyorum hazır mısınız?
Socrates, Sappho, Oscar Wilde, Walt Whitman, Mary Wollstonecraft, Virgina Woolf, Büyük İskender, William Shakespeare, Harvey Milk, Emily Dickinson, Andy Warhol, Marcel Proust, Michel Foucault, John Cage, Lord Byron, Jean Genet, Allen Ginsberg, Kate Millet, Judith Butler, Florence Nightingale, Paul Verlaine, Arthur Rimbaud, Oscar Wilde, Freddie Mercury, Brian Molko, Ellen Degeneres, Andre Gide, Marlene Dietrich, H.D., Tchaikovsky, Adrienne Rich, Christopher Marlowe, Leonardo Da Vinci, François Ozone, Ani Difranco vesaire….
Bütün bu saydığım isimler edebiyata, sinemaya, felsefeye, müziğe, sosyoloji bilimine büyük katkıda bulunmuş, iz bırakmış isimler… Genler önemli belki evet… Ama bence genlerin bu konudaki etkisi, insanı daha duyarlı ve daha derin yapması…X ve Y’den ibaret biyolojiye indirgenecek bir mesele değil… Dünyayı cinsiyetler ötesi bir duyarlılıkla algılamak büyük bir nimetken, birbirinden uzaklaştırılmış insanlar topluluğunda bir lanete dönüştürülüyor.
Bağımsız filmlere ve müziklere daha çok ihtiyacımız var bu yüzden… Kendi içinde bile ayrım yapan, kurumsallaşmaya doğru giden sözde özgürlükçü örgütlerin de bir parçası olmak istemiyor insan…Bireysellik de çözüm değil ama galiba sanatçı için en sağlıklısı bireysellik… En azından katkıda bulunmaya devam edip kendi kafasını temiz tutmak…. “Sosyal yaşantısı olmayan, içe kapanık ve yalnızlığı ile adeta evlenmiş biri olan Salinger,” diyor gazetelerden birinde… Üretkenliğin bedeli bu olsa gerek… Gerçi sosyal olmak da pek matah birşey degil ki zaten….iki ucu … lu değnek….. Çarptı beni…
Blog’u renklerle dolu olan sıkı müzik takipçisi arkadaşım Tacim Açık sayesinde keşfettiğim Klaus Nomi’den The Cold Song’u dinlerken yüreğime bir şeyler oluyor ama ne olduğunu bile kestiremiyorum… Hüzünle yaşama sevincinin çarpıştığı tarif edilmez anlardan biri daha üzerime basıp geçiyor adeta… Şizofrence sevgilerin ve bir saniyelik sıcak tebessümlerin yolunu gözler olmuşuz, bitmeyen yağmurlar şehrinde…
“Gökkuşağından Darağacı” diyor Nilgün Marmara, dizelerine başlık olarak… Boğaziçi Üniversitesi’nde hocalarımız sık sık kendisinden bahsederlerdi…  Onun gizemli hayatını ve değerli dizelerini bir yana bırakarak sadece esin almak adına şöyle bir cümle kurmak istiyorum: Gökkuşağından darağacı değil köprüler yaratmalıyız…. Ama nasıl işte onu bilmiyorum… Bir başkasında devrim yaratmanın en zor olduğu çağda…Herhalde sanat aracılığıyla… Öğretmensek işimizi iyi yaparak… Doktorsak sahiden insanları severek…
Uludağ Üniversitesi Tıp Bölümü kurucusu olan rahmetli dedem Prof. Dr. Fikret Karaca gibi yeni ateşler yakıp, büyük adımlar atmaktan korkmayarak…. Bana verdiği öğüdü asla unutmuyorum: “Çok çalış ve dostlarını iyi seç”…. Huzurla uyusun ve içi rahat olsun….

Okumaya devam et

Makale kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

MEĞER SANIYMIŞ SADECE BENİMKİSİ!!!

http://www.kitapokuyoruz.com/YaziResimleri/1917.gif


Evet, sanıymış yaşadığım, yaşadığımı sandığım. Seni var, seni de seviyor sandığım sanıymış sadece. Sen de özlüyor, sen de bekliyor, lakin ulaşamıyor, bulamıyorsun, beni kaybetmişsin sanışım da sanıymış. Ben gibi sanışım, ben gibi seviyor, ben gibi özleyip yana yakıla, başvurmadık yer bırakmaksızın beni arıyorsun sanışım da sanıymış sadece.
Tam kırk yıl, bir ömür eder arayışım seni, arayıp arayıp da bulamayışım ve her bulamayışta yıkılışım. Düşün kaç kez yıkılmış da yeniden toparlanıp kalkmışım düştüğüm yerlerden yine yollara koyulmaya, yine seni bulmalara, yine sana ulaşmalara savaşımlara!

Okumaya devam et

Hisleriniz kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Zincirlikuyu Mezarlığı’na

Dün,
Zincirlikuyu Mezarlığı’ndan geçtim.
Zaman durdu.
Arayıp bulamadım ahududunu.
Unutulur mu hiç akan gözyaşları.
Huzur yayılmış dörtbir tarafa
Duygular, ağaçlarda sallanmakta.
Bir köşede özlem,
Bir köşede hüzün.
Ne kadar uzakta kalmış;
Para, şöhret, ün.

Dün
Zincirlikuyu Mezarlığı’ndan geçtim.
Dayımın mezarı
Sessiz, sakin.
Nice şairler uyumakta
Selvi ağaçlarının altında.
Oturmış
Kendinden bahsediyor sükun;
Herkes halinden memnun.

Dün
Zincirlikuyu Mezarlığı’ndan geçtim.
Burada yatanların hepsine
İmrendim…

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Hiç Hesapta Yokken

Nasılsa
Birgün
Karşılaşacağız.,Belki
Metrodan çıkarken
Çarpışacağız.
Birbirimizi
Tanımamazlıktan gelirken,
Bakışlarımızın tokalaşacağı
Muhakkak.
Duygular,
Sohbete dalıp giderken,
Anılarımızın hortlamasına
Karşı Koyabilecek miyiz.
Peki akşam
Evlerimize nasıl döneceğiz;
Hiç hesapta yokken…

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Gecenin Buz Dudakları

Gecenin,
Buz dudakları öpüyor,
Sensiz
Zavallı yüreğimin duvarlarını.
İçimde,
Çocuksu korkular.
Çaresizliğieinat
Hiç dinmiyor,
Özlemine olan
Fırtınalar.

Dikenli tel olmuş,Mazi.
Delik-deşik duygularım.
Ilık rüzgarlar da
Çekip-gitmiş.
Yakamozlarda
Bir hüzün senfonisi.
Yalnızlığın,
Zafer çığlıkları başlıyor.
Kaybolmuşluğu yudumlamak
Çok zor.
Yaşamın
Yorgun nefesi,
Zamanın,
Buz dağlarında
Yankılanıyor…

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Bekleme Senfonisi

Kasvetli
Ayrılık bulutları kalkarken,
Ilık rüzgarlar eser
Bilinmeyen yerlerden.
Mutlak sen geliyorsun.
Anılarımızda
Sevinç çığlıkları
Penceremi tıklıyor
Günışığı.

Veda turlarını
Atıp gider yalnızlık.
Kabuslar
Bulamazlar beni rüyalarımda.
Bir renkler serenadı
Başlar odamda.
Duygularım aşk sarhoşu,
Gönlüm yorgun.
Ayaklandı gözlerim
Günler, aylar kadar uzun…

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Çerkez Kızı Banu’ya

Emsalsiz
Mavi diyarlar gibisin.
Yokluğun
Kapımı tıkladığında,
Duygularım
Hep sana doğru firarda.
Anılarımız,
Tozlu raflarda
Örümcek bağlamada.

Sen, ey beyaz dişi kısrağım;
Ezip geç şu zamanı.
Al ılık rüzgarlarıda ardına
Ege’nin sahillerinde koş dörtnala.
Troya’lı Helen bile kıskanmalı,
Şelalelerde yıkanan
Bizim Aşkımızı.

Her nefes aldığımda
İçlerime doluyorsun.
Ufukta
Yorgun güneşin batışı var.
Gittiğin yollarda bıraktım gözlerimi,
Gök mavisi, denizin yeşili,
Sensiz
Hepsini ne anlamı var sanki

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Emirgan’da

Emirgan’da
Puslu bir Sonbahar;
Hüzünlü koca çınarda
Boynu bükük durur dallar.
Gözyaşlarıdır,
Boş masalara düşen yapraklar.
O masalar aynı masa,
O sandalyeler hep koyu srıdır.
Oltaya takılmış balık gibi
Çırpınır durur
Duygularım.
Çaresizlik örter üzerini,
Bakakalırım.
Son nefeslerini verir
Anılarım.
Yapacak bir şey yok
Belli belirsizliğin elindeyim
Artık.
Hayaller uçuk,
Umutlar batık.

Eller cepte otururken bankta,
Kaybolmuşluğumun acı tokadı
Suratımda.
Akşamın karanlığı
Sinsice çökerken omuzlarıma,
Yine de
Yarınlara doğru
Yeni aşklar başlar
Emirgan’da…

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

İmkansızın Olduğu Yer

Biliyorum;
Döneceksin birgün
Geri.
Kapımı tıklayacaksın
İçinde ürperti.
Bekleyeceksin.
Ve
Ben
Evde yokum.
Yüzüne tükürür bulacaksın
Anıları.
Dönüp
Ufuklara bakarken,
Tutamayacaksın
Gözyaşlarını.

Renkler,seviler, umutlar
Uçuşur
Mavi bulutlarda.
Kumruların,
Emsalsiz sevişmeleri var
Balkonlarda,
Dallarda,saçaklarda.

Anlayacaksın.
Aşk;
Nefes ister,
Fedakarlık ister.
Aşk;
Tertemiz duygularla
Örülü,
Yürek ister.
Yne O Aşk;
Zamanın olmadığı,
Ilık
Rüzgarlarda eser.

Yalnızlığın yardımıyla,
Ortada kalacaksın.
Tekmil
Dert ve
Kasavetlerle,
Beddualarımın
Hışmına uğrayacaksın.
İster istemez,
Çaresizlikle tanışıp,
Yıkılıp
Kahrolacaksın…

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Öldü içimdeki Tanrı!

http://site.mynet.com/ikindiyagmuru/mynet_resimlerim/179selimgumuscomd1617.jpg
Öldü içimdeki Tanrı!

Gerçek sandığım sevgisi

Sesinin tılsımlı cazibesi

Gözlerindeki şefkatli deli. . .

Okumaya devam et

Şiir kategorisine gönderildi | Yorum bırakın